Cennet Nedir

Resim bulunamadı

cennet Nedir

Peygamberlerin davetine uyarak iman edip, dünya ve ahirete ait işleri, kulluk vazifelerini elden geldiği kadar güzel bir şekilde yapan temiz ve müttaki kişiler için hazırlanmış bir huzur ve saadet yurdudur. Kısaca ahiretteki nimetler yurdunun adıdır. Çoğulu Cinan ve Cennat'tır

Kur'an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde cennet, çeşitli şekillerde tasvir edilmiştir. Bilhassa Kur'an-ı Kerim'de ağaçları altından ırmaklar akan cennetler şeklinde anlatılmaktadır

Cennet takva sahiplerine, uzak olmayarak yaklaştırılmıştır. işte size va'dolunan, gördüğünüz şu cennettir ki, O, allahın, taatına dönen onun hudud ve ahkamına riayet eden çok esirgeyici Allah'a bütün samimiyetiyle gıyaben saygı gösteren, hakkın taatına yönelmiş bir kalble gelen kimselere aittir. Kaf, 50/31-33.

tövbe edenler, iyi amel ve harekette bulunanlar öyle değil. Çünkü bunlar hiç bir şeyle haksızlığa uğratılmayarak cennete, çok esirgeyici Allah'ın kullarına gıyaben va'd buyurduğu Adn cennetlerine gireceklerdir. Onun vadi şüphesiz yerini bulacaktır. Orada selamdan başka boş bir söz işitmeyeceklerdir. Orada sabah, akşam rızıkları da ayaklarına gelecektir. O, öyle cennettir, ki biz ona kullarımızdan gerçekten müttaki olanları varis kılacağız. Mer yem, 18/60-63.

Cennet, bu dünyada yapılan iyiliklerin ahirette allah, tarafından verilen karşılığıdır. Kur'an'da Cenab-ı allah şöyle buyurmaktadır

Adn cennetleri vardır ki altlarından ırmaklar akar. Onlar orada ebedi kalıcıdırlar. işte günahlardan temizlenenlerin mükafatı. Taha, 20/76.

Kur'an'da Cennetin niteliklerinden bazılarına şu şekilde değinilir

1Altlarından ırmaklar akan, birbiri üzerine bina edilmiş yüksek köşkler ez-Zümer, 39/20, güzel meskenler et-Tevbe, 9/72

Türlü ağaç ve meyvalara, akar kaynaklara, görünüş ve kokusu güzel, isteyenlerin yanına kadar sarktığından koparılması kolay, türlü bol meyvelere sahip er-Rahman, 55/58-54

Gönlün çekeceği her türlü yemek ve etler, türlü kokulu içecekler, temiz şaraplar ve çeşit çeşit tükenmez nimetleri içeren bir mekan.

Onlara cennette, bir meyve, içlerinin çekeceği bir et verdik vereceğiz et-Tür, 52/21.

Canların isteyeceği ve gözlerin hoşlanacağı ne varsa, hepsi oradadır. Siz de orada devamlı olarak kalacaksınız. işte bu, sizin çalıştığınız ameller sebebiyle mirasçı kılındığınız Cennet'tir. Sizin için orada çok meyveler vardır, onlardan yiyeceksiniz. ez-Zuhruf 43/71-73.

Cennet şarabından dünya Şarabı gibi mide ızdırabı yoktur Saffat, 37/47.

Cennet'te hayat sonsuzdur, kin yoktur, boş laf ve günah'a sokacak söz işitilmiş. Biz o cennetliklerin, kalblerindeki kinleri çıkarır atarız. Hepsi kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıya otururlar. Orada kendilerine hiç bir zahmet dokunmaz ve onlar oradan çıkarılacak da değillerdir el-Hicr, 15/47-48.

Onlar Cennet'te ne bir boş laf işitirler ne de bir hezeyan. Ancak bir söz işitirler Selam.. birbirleriyle selamlaşır dururlar. el-Vakıa, 56/25-26.

Cennet nimetleri insan hayalinin erişemeyeceği güzelliktedir. Cenneti aslında dünya ölçüleriyle tarif etmek mümkün değildir. Bununla beraber cennetteki eşsiz nimet ve saltanatı anlayabilmemiz için Allah Teala onu bize şu şekilde tasvir etmiştir

işte bu yüzden Allah onları o günün fenalığından esirger. yüzlerine parlaklık, gönüllerine sevinç verir. Sabretmelerine karşılık onlara Cenneti, ve oradaki ipekleri lütfeder. Orada koltuklara kurulmuş olarak bulunurlar. Ne yakıcı sıcak görürler orada, ne de dondurucu soğuk. Ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkar kolayca koparılabilen meyveleri istifadelerine sunulur. Yanlarında gümüş kaplar ve billür kaselerle, gümüşi beyazlıkta billür gibi şeffaf kupalarla dolaşılır ki Cennet sakinleri bunlara dolduracakları Cennet şarabını cennetteki, insanların iştahları ölçüsünde tavin ve takdir ederler. Onlara orada bir kaseden içirilir ki karışımında zencefil vardır. Bu şarap orada bir pınardandır ki adına Selsebil denir. cennettekilerin etrafında öyle ölümsüz genç nedenler dolaşır ki, onları gördüğünde kendilerini etrafa saçılıp dağılmış inciler sanırsın. Ne yana bakarsan bak, yığınla nimet ve ulu bir saltanat görürsün. Üzerlerinde ince yeşil ipekli, parlak atlastan elbiseler vardır. Gümüş bilezik ler takınmışlardır. Rableri onlara tertemiz içecekler içirir. Onlara işte bu sizin işlediklerinizin karşılığıdır, çalışmalarınız şükre değer denir. el-insan, 76/11-22.

Cennet'in tasviri konusunda söylenecek son söz şu kudsi hadis*in ifade ettiği durumdur Hz. Peygamber s.a.s. şöyle buyurmuştur Cenab-ı Hak buyuruyor ki Salih kullanım için ben, Cennet'te hiç bir gözün görmediği hiç bir kulağın işitmediği ve hiç bir insan gönlünün hatırlamadığı bir takım nimetler hazırladım. et-Tac, el-Camiu li'l-Usül, fi ahadisi'r-Rasul, V, 402.

Başka bir hadislerinde de, Rasülullah s.a.s. Cennet'in gümüş ve altın kerpiçten yapıldığını, harcının misk, taşlarının inci ve yakut olduğunu, oraya girenlerin bolluk ve refah içinde, üzüntüsüz ve kedersiz yaşayacağını ebedi kalacaklarını, ölmeyeceklerini, elbiselerinin eskimeyeceğini ve gençliklerinin yok olmayacağını ifade eder et-Tac, aynı yer.

Ehl-i Sünnet inancına göre mü'minler Cennette, allahı görecekler, bu onlar için en büyük nimet olacaktır. Buna Rü'yetullah* denir. Bu hususta Kur'an-ı Kerim'de O gün Rablerine bakan ter-ü taze ışık saçan yüzler vardır. el-Kryame, 75/22-23 buyrulur. Rasülullah da bir hadislerinde şöyle buyurur Siz gerçekten tıpkı şu ayı gördüğünüz gibi, Rabbinizi gözle açıkça göreceksiniz. Onu görmekte haksızlığa uğramıyacak, izdihama düşmeyeceksiniz. buhar i, Mevakıt 16, 26. Suheyb r.a.'ın rivayetine göre Peygamber s.a.s. iyi iş ve güzel amel işleyenlere daha güzel karşılık ve bir de ziyade Allah'ı görmek vardır. Yunus, 10/26, ayetini okuduktan sonra şöyle buyurdu Cennetlikler Cennet'e girdiği zaman Allah c. c. şöyle buyuracak Size daha da vermemi istediğiniz bir şey var mı? Cennetlikler de Şöyle derler Yüzlerimizi ak çıkarmadın mı, bizi Cennet'e koymadın mı, bizi Cehennem'den kurtarmadın mı? o yeter. Rasülullah sözlerine devam buyurarak Cenab-ı Hak perdeyi kaldırır, Cennetliklere artık Rablerine bakmaktan daha sevimli gelecek hiç bir şey verilmiş olmaz. Müslim'in rivayeti, et-Tac, V, 423.

Müminlerin Allah'ü Teala'yı Cennet'te görmeleri, herhangi bir yön, yer ve şekilden uzak olarak vukü bulacaktır. Bunun keyfiyeti bizce meçhuldür. Allah bilir deriz. Kur'an ve Sünnet'te bildirildiği için kesinlikle böyle inanırız. Ehl-i Sünnet inancına göre, Cennet halen vardır, yaratılmıştır, hazırlanmıştır. Nitekim şu ayet bunu açıkça ifade eder Rabbinizin mağfiretine ve eni göklerle yer kadar olan Cennet'e koşun. O Cennet takva sahipleri için hazırlanmıştır. ali imran, 3/133.

Enes b. Malik r.a.'den rivayet olunan bir hadiste de Peygamber Efendimiz s.a.s. şöyle buyurmuşlardır

Demincek Cennet ile cehennem şu duvarın yüzünde bana arz olundu. Tecrid-i Sarih Terceme ve Şerhi, II, 483.

Başka bir hadislerinde şöyle buyururlar Cennet bana yaklaştı, yaklaştı, o kadar ki, eğer cür'et edeydim salkımlarından bir tanesini alıp size getirebilecektim. Aynı eser, II, 713.

Bu Hadislerden de anlaşılacağı gibi, Cennet yaratılmış olup halen mevcuttur Cennetlikler Kur'an ve Sünnet'te ifade buyrulduğuna göre, peygamberlerin davetine uyup iman eden ve amel-i salih işleyen kimseler Cennet'e gireceklerdir. Bu kimseler Cennetliktir. Esasen Allah'a ve insanlara karşı görevlerini yerine getirmekle insan daha dünyada iken manevi bir huzura kavuşur, maddi refah sağlanır ama tam manasıyla huzur ve kardeşlik Cennet'te gerçekleşir Takva sahipleri, elbette Cennetlerde ve pınarlardadırlar. Girin oraya selametle, emin olarak. Biz, O Cennetliklerin kalblerindeki kinleri çıkarır atarız. Hepsi kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıya otururlar. Orada kendilerine hiç bir zahmet dokunmaz ve onlar oradan çıkarılacak da değiller. el-Hicr, 15/45-48.

Kur'an-ı Kerim namazını eksiksiz kılanların, malından bir kısmını yoksullara ayıranların, ceza-hüküm gününe inananların, allahın gazabından korkanların, ırzlarına sahip olanların, sözlerine ve emanete sadık k alanların, doğru şahitlikte bulunanların Cennete gireceklerini bildirmektedir. el-Mearic, 70/23, 24, 25, 26, 27, 29, 33. Ayrıca Cenab-ı Hakk'ın rızasını dileyerek sabredenlere er-Ra'd, 13/20, 21, 22, 23 şükredenlere el-Ahkaf, 35/15-16 yürekten tövbe edenlere et-Tahrim, 66/8 Allah yolunda canını feda eden şe hitler el-Bakara, 2/154 ve Allah'a yönelmiş bir kalble idealize olmuş müslümanlara Allah'ın ölçüsünde Allah'a yönelenlere Kaf, 50/31-34 içinde ebedi kalınacak Cennet'e girecekleri yüce Rabbimiz tarafından müjdelenmiştir.

Cennetliklerin hallerini dile getiren Kur'an ayetlerinden bazılarında şöyle buyrulur iman edip salih amel işleyen kimseleri, Rableri, imanları sebebiyle, ağaçları altından ırmaklar akan, nimeti bol Cennetler'e hidayet buyurur. Bunların, Cennet'te duaları Allah'ım, seni tesbih ve tenzih ederiz. sözüdür ve aralarındaki dilekleri de hep selamdır. Dualarının sonu ise Bütün hamdler, alemlerin Rabbine mahsustur. gerçeğidir Yunus, 10/9-10.

Kim de O'na bir mümin olarak salih ameller işlemiş olduğu halde varırsa, işte onlara en yüksek dereceler var.

Adn Cennetleri vardır ki, ağaçları altından nehirler akar, orada ebedi kalacaklar. işte böyle Cennetler' de ebedi kalış, küfür ve isyandan temizlenenlerin mükafatıdır Taha, 20/75-76.

imran b. Husayn r.a.'dan rivayete göre Hz. Peygamber s.a.s. Cennet ehlinin çoğunun fakirler olduğunu ifade buyurmuşlardır Tecrid-i Sarih Tercemesi, IX, 40. hadis yorumcuları bunu şöyle açıklarlar. Bir çok kötülükleri insana mal işletir. Çoğu insan Mal yüzünden azar. Onun için maldan mahrum fakirler çoğunluğu oluşturduğundan bunların Cennet ehlinin çoğunluğunu teşkil etmesi de olağandır.

Cennet'e ilk giren bir cemaatin yüzleri ayın ondördüncü gecesindeki gibi berraktır. Onlardan sonra girenler de en keskin ışık yayan yıldızlar gibidir. Hz. Muhammed s.a.s.'in ümmetinden yetmiş bin, yahut yediyüz bin kişi hesap ve ikap görmeksizin ilk olarak Cennet'e girecektir. Tecrid-i Sarih Tercemesi, IV, 41-43.

Hadislerden öğrendiğimize göre Tecrid-i Sarih Tercemesi, II, 845. Cennete en son girecek kimseye, bu dünya kadar, bu dünyanın on misli kadar Cennet verilecektir. Çeşitli rivayetlerle sabittir ki, son sözü Kelimei Tevhid olan kimsenin mükafatı Cennet'tir Tecrid-i Sarih Tercemesi, IV, 264-275. Bu durumu hadisçiler şöyle yorumlarlar La ilahe illallah, Cennet'in anahtarıdır, ancak bu anahtarın dişleri vardır, onlarda ilahi emirlere bağlı olmak itaat ve ibadet etmektir. Bir de La ilahe illallah demekle, birinin müslümanlığına hükmedilmez, Muhammedün Rasülullah Muhammed Allah'ın peygamberidir sözünü de eklemesi gerekir

Hatta islam dininden başka bütün dinlerden uzak olması icab eder. Bu inançta olan kimse, ehl-i kebair büyük günah işleyen de olsa, günahı kadar Cehennem'de ceza gördükten sonra Cennet'e girecektir. Nitekim Muaz b. Cebel r.a.'ın Hz. Peygamber s.a.s.'den rivayet ettiği şu hadis meseleyi açıklığa kavuşturur

Hiç bir kimse yoktur ki, kalben tasdik ederek Allah'dan başka ilah olmadığına ve Muhammed s.a.s.'in, Allah'ın kulu ve resülü olduğuna Şehadet etsin de, Allah ona Cehennem'i haram etmiş olmasın herhalde haram eder Tecrid-i Sarih Tercemesi, IV 271.

Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat inancına göre, La ilahe illallah, Muhammedün Rasülullah diyen ve bunun gereğince iman edip salih amel işleyen her kimse Allah'ın izniyle mutlaka Cennet'e girecektir. Cennetlikler, hastalık, sakatlık, ihtiyarlık, huysuzluk vs. hallerden uzak olarak yaşayacaklardır

Etiketler:

Bu Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz