Çevre Nedir

Resim bulunamadı

Çevre Nedir

Çevre, insanların ve diğer canlıların yaşama ortamını oluşturan hava, su ve topraktır. denizler, göller, akarsular, bataklıkları, kumsallar, ormanlar, tarım alanları, dalyanlar, kırlar, dağlar, korunması gerekli çevreyi oluşturan alanlardır. Bu alanlar tüm canlıların üreme ve beslenme ortamlarını sağlar Çevre kirliliği ise insanların her türlü faaliyetleri sonucu havada, suda ve toprakta meydana gelen olumsuz gelişmelerle doğal dengenin bozulmasıdır. Zararlı faaliyetler sonucunda ortaya çıkan koku, gürültü ve atıklardır

hava Kirliliği Her türlü faaliyet sonucu atmosfere yayılan is, duman, toz, gaz, buhar ve aerosol ile havanın bozulması ve kalitesinin azalmasıdır. Taşıtların eksozlarından yayılan zehirli gazlar ve kurşun atıkları kentlerde yaşayan yayalar için büyük tehlikedir. Özellikle kış aylarında ısınma amaçlı yakılan kötü kaliteli kömürler ve fuel o il, hava kirliliğine neden olmaktadır. Hava kirliliği, sınır değerleri geçtiği zaman solunum yolu enfeksiyonlarına, nefes darlığına ve diğer Sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Çimento, tuğla, demir çelik, termik elektrik fabrikaları gibi büyük sanayi tesisleri önlemsiz çalıştırıldığı sürece doğal yaşam ortamlarına büyük zararlar vermektedir.

Su Kirliliği Göl, akarsu, kıyı ve deniz suları ile yeraltı sularının evsel, endüstriyel, tarımsal atıklarla bozulmasıdır. izmir ve izmit körfezleri, sakarya ve Gediz ırmakları hiç bir önlem almadan faaliyet gösteren fabrika atıkları ve evsel kanalizasyon atıklarıyla kirlenmiş ve işlevini yitirmiştir.

Tarımda aşırı biçimde kullanılan kimyasal gübre ve tarım ilaçları da akar sular yoluyla göllerde ve denizlerde önemli zararlara neden olmaktadır. balıklar, kuşlar ve diğer su hayvanları, su kirliliği nedeni ile yok olma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Örneğin, tuna nehri, tüm Avrupa’nın sanayi atıklarını toplamakta ve bu zararlı maddeleri Karadeniz’e akıtmaktadır. Bu durumdan en çok balıklar ve Kara denizli balıkçılar ve yazın denizden faydalanmak isteyen insanlar zarar görmektedir. Zehirli ve zararlı maddelerin gelişigüzel atılmasıyla yeraltı su kaynakları etkilenmektedir. Susuz yaşam düşünülebilir mi? Ancak insanlar acımasızca su kaynaklarını kirletmekte, içme suyu temini için korunması gerekli baraj alanlarında konutlar yapmaktadır. Yeraltı tatlı su kaynakları sanayi sektörü tarafından acımasızca tüketilmektedir.

toprak Kirliliği Tüm canlıların en önemli beslenme ortamını toprak sağlar. Kısıtlı olan tarım topraklarımız bir yandan sanayi ve kentsel atıklarla yoğun bir şekilde kirlenmekte, bir yandan kent, sanayi, turizm ve benzeri yatırımlar nedeniyle daralmaktadır. Yazlık ev tutkusu ile kıyılarımızda zeytin, mandalin, portakal, buğday gibi ürünlerimizin yetişme alanları beton istilasına uğramıştır. En değerli tarım toprakları üzerinde, yanlış ve fırsatçı yer seçimiyle sanayi tesisleri ve toplu konutlar yapılmaktadır. ilkel sanayi tesislerinin bacasından çıkan zehirli atıklar yağmurla birlikte tarım alanlarında sülfürik asit biçiminde inmekte, toprağı ve ürünleri mahvetmektedir.

Gürültü Kirliliği insanların huzur ve sükununu, beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çıkarılan istenmeyen sese gürültü denir. fabrika, atölye, işyeri eğlence yeri, konutlar ve ulaşım araçları toplumun rahat ve huzurunu bozacak derecede gürültüye neden olabilirler. gürültü, insanlarda işitme hasarlarına, sinirlilik gibi psikolojik bozukluklara, iş veriminin azalmasına neden olmaktadır. Bakımsız belediye otobüsleri, susturucusuz motosikletler, ses yükselticili sebze-meyva satış araçları, günlük yaşamımızı olumsuz olarak etkilemekte, huzurumuzu bozmaktadırlar. Çevre kanunu 14. maddeye göre “kişilerin huzur ve sükununu, beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde Gürültü Kontrol Yönetmeliği’nde belirtilen standartlar üzerinde gürültü çıkarılması yasaktır.”

Gürültünün Tarihçesi Gürültü türleri, sahip olduğu frekans spektrumuna, ses seviyesinin zamanla değişimine ve sesin yayıldığı alanın yapısına bağlıdır.

Gürültü insanların işitme sağlığını ve duyusunu olumsuz yönde etkileyen, fizyolojik ve psikolojik dengesini bozan, iş performansını(verimini) azaltan, çevrenin hoşluğunu ve sakinliğini azaltarak veya yok ederek niteliğini değiştiren, gelişigüzel bir spektruma sahip istenmiyen seslerden oluşan önemli bir çevre kirleticisidir.

Frekans Spektrumuna Göre Gürültü Türleri Sürekli Geniş Band Gürültüsü Birçok gürültü sürekli bir spektruma sahiptir. Yani gürültüyü meydana getiren sesin frekansı, tüm frekans boyunca yayılmıştır. Tabiatta mevcut bulunan bütün renklerin karışımı nasıl beyaz ışığı meydana getirirse, bütün frekans aralıklarına sahip sürekli spektrumlu sesler de “Beyaz Gürültü”yü meydana getirir. Beyaz gürültüye en iyi örnek makine gürültüsüdür.

Sürekli Dar Band Gürültüsü Böyle seslerde birkaç frekans yoğun olarak yer alır. Örnek olarak daire testerenin çıkardığı ses özellikle yüksek frekansları ihtiva eder ve bu sınıf içinde yer alır.

zamana Bağlı Olarak Gürültü Türleri Kararsız Gürültü gözlem süresinde gürültü seviyesinde önemli değişiklikler olan gürültülere denir. Kararsız gürültüler kendi içinde üçe ayrılır.

Dalgalı Gürültü Gözlem süresince seviyesinde sürekli ve önemli ölçüde değişiklikler olan gürültülere denir esikli Gürültü Gözlem süresince seviyesi aniden ortam gürültü seviyesine düşen ve ortam gürültü seviyesi üzerindeki değeri bir saniye veya daha fazla sürede sabit olarak devam eden gürültüdür. trafik gürültüsü ve durup yeniden çalışan vantilatörler, bu gürültü türüne en güzel örnektir.

Vurma Gürültüsü (Anlık Gürültü) Herbiri bir saniyeden daha az süren bir veya birden fazla vuruşun çıkardığı gürültüdür. Bu gürültüye en iyi örnek çekiç ve perçin makinası gürültüsüdür.

Gürültü Kaynakları Çevre Gürültüleri Gürültü kaynağı ve gürültüye maruz kalan kişilerin aynı çevre içindeki konumlarına ve gürültünün yayılma yollarına bağlı olarak iki grupta incelenebilir.

yapı içi Gürültüler Yapı içinde yer alan her türlü elektronik, mekanik sistemler ve hayati faaliyetlerden meydana gelen bütün gürültüler.

Yapı Dışı Çevre Gürültüleri Gerek yapı içindeki hacimleri gerekse yapı dışındaki açık alanları kullanan kişileri etkileyen ve yapı dışında yer alan kaynaklardan yayılan gürültülerdir. Bu gürültüler şöyle sıralanabilir:

Ulaştırma Gürültüleri Karayolu, denizyolu, havayolu, havaalanı gürültüleri Endüstri Gürültüleri Endüstri makineleri ve işyeri gürültüleri

inşaat (Şantiye) Gürültüleri Yol ve bina inşaatı gürültüleri sahaları, atış poligonları ve benzeri gürültüler Rekreasyon Gürültüleri Çocuk bahçeleri ve parkları, spor sahaları,atış poligonları ve benzeri gürültüler.

Ticari Amaçlı Gürültüler Açık hava sinemaları, eğlence yerleri, yüksek sesli reklam ve müzik yayınları, pazar yeri gürültüleri, sokak satıcılarının gürültüleri.

Psikolojik Etkiler Davranış bozuklukları, öfkelenme, genel rahatsızlık duygu su, sıkılma Fiziksel Etkiler Geçici veya kalıcı işitme hasarları

Fizyolojik Etkiler vücut aktivitesinde değişiklikler, kan basıncında artış, dolaşım bozuklukları, solunumda hızlanma, kalp atışlarında hızlanma, ani refleksler.

Performans Etkileri iş veriminde azalma, konsantrasyon bozukluğu, hareketlerin engellenmesi Meydana getirdiği olumsuz etkilere bağlı olarak, gürültü seviyeleri bazı araştırmacılar tarafından tablodaki gibi derecelendirilmektedir.

derece 30 dB (A)-65 dB (B) Konforsuzluk, rahatsızlık, öfke, kızgınlık, uyku düzensizliği ve konsantrasyon bozukluğu.

Derece 65-90 dB (B) Fizyolojik reaksiyonlar, kan basıncı artışı, kalp atışlarında ve solunumda hızlanma, beyin sıvısındaki basıncın azalması, ani refleksler.

Derece 90-120 dB (B) Fizyolojik reaksiyonların artması, baş ağrıları 4.Derece 120 dB (B) iç kulakta devamlı hasar, dengenin bozulması 5.Derece 140 dB (B) Ciddi beyin tahribatı Bunlara ek olarak, gürültü kişilerde bitkinliğin kronikleşmesini sağlamakta ve vücudun direncini azaltarak hastalıklara yakalanma ihtimalini arttırmaktadır. Son araştırma sonuçlarına göre fetus ve prema türe doğumlar üzerinde gürültünün olumsuz etkileri olduğu anlaşılmaktadır

Gürültü Şiddet Birimleri insan kulağı, bir ses gücünün değeri hakkındaki kararını kesin bir terimle ifade etmez. O ses gücü hakkındaki kararını diğer bir ses gücünden ne kadar büyük veya ne kadar küçük olduğu şeklinde verir. Bu Davranış, çok geniş bir güç aralığını içine alır. Böyle bir Güç aralığını belirtmek için uygun bir loga ritmik cetvel kullanılması gerekmektedir. Bu cetvel on tabanına göre alınmış logaritma ile gösterilen ses gücü cetvelidir ve Alexandre Graham Bell’in hatırasına binaen “BELL” in onda biri olan, “DESiBELL” ile ifade edilir ve “dB” ile gösterilir. Bu gösteriş biçimi diğer bir ses gücü kaynağına bağımlıdır.

Bir ses gücü kaynağını kesin terimlerle tanımlayabilmek için referans bir değere ihtiyaç vardır. Bu değer “PiCOWATT” tır. Ses gücü seviyesi =10 log 10 W dB W0 W0 = 10-12 pico watt

Yukarıdaki denklemde yer alan 1 0 katsayısı günlük hayatla bir uyum sağlayabilmek için Bell’i desiBell’e dönüştürmek amacıyla kullanılmıştır.

insan Kulağı Duyma Eşiği genç ve sağlıklı bir insan kulağı 1000 Hertzlik bir sesi 20 µPa (mikropascal) civarında duyar ve bu değere insan kulağının duyma eşiği denir. insan Kulağı Acı Duyma Eşiği insan kulağının acı duyma eşiği 100 Pascal’lık ses basınç seviyesindedir. Acı duyma eşiği kişilere göre farklılık gösterebilmektedir. Acı duyma eşiği gürültü şiddeti olarak da 120-140 dB(a) aralığında kişilere göre değişmektedir.

Ses Frekans Aralığı Sağlıklı ve genç bir insan kulağı 20 Hertz ile 20000 Hertz arasındaki frekanslara sahip sesleri duyabilir bu bölgeye “işitilebilir Frekans Aralığı” denir. 0 ile 16 Hertz frekans aralığındaki seslere “infra Ses” frekansı 18.000 Hertz’den büyük olan seslere de “Ultra Ses “denir.

Gürültü Ölçümü Gürültü özelliklerine bağlı olarak geliştirilmiş olan “Ses Seviyesi Ölçer“ cihazları ile ölçülür. Gürültü ölçümleri tse nün ilgili standardlarına göre yapılır.

Gürültü Özellikleri Ses Kaynağının yapısına göre küresel veya silindirik olarak yayılır Ses basınç seviyesi (L), kendisini meydana getiren kaynaktan uzaklaştıkça ar adak i uzaklığın karesiyle orantılı olarak azalır. Eğer kaynakla aradaki uzaklık iki katına çıkarılırsa, ses basınç seviyesi 6dB azalır.

Gürültü ölçüm cihazlarının tasarımında, ses kaynağından uzaklaştıkça ses basınç seviyesinde olan azalma hesaba katılmıştır “Gürültü Seviyesi Ölçer” cihazlarda “A ağırlık devresi” mevcuttur. bu ağırlık devresi (Ses Frekans Filtresi) ile insan kulağının duyabildiği frekans değerleri arasında iyi bir uyum ve benzerlik vardır.

Ülke genelinde günlük hayatta maruz kalınan gürültü seviyelerini izleme çalışmaları sürdürülmektedir Dış ve iç ortam gürültü ölçümleri işyeri iç ve dış ortam gürültü araştırma ve ölçümleri makine ve teçhizat gürültü ölçümleri hava, kara, deniz ve ırmak taşıtları gürültü ölçümleri gürültü haritası hazırlama yöntem araştırmaları konularında danışmanlık hizmetleri verilmektedir.

Konuya yönelik hizmet-içi eğitim ve seminer programları düzenlenmekte yayınlar hazırlanmaktadır. Bu kapsamda başvuru amacıyla kullanılabilecek bir kitap hazırlanmaktadır.

Mevzuat çalışmalarına katılım sağlanmaktadır. Endüstride karşılaştığımız bazı tehlikeler, yapılan işin tabiatı gereği iş yerinde daima mevcuttur. Gürültü, bunlardan biridir.

Gürültü, endüstrinin yeni bir problemi değildir bu problem önceden de mevcuttu. Gürültülü endüstriyel bir çevrede çalışmaktan doğan sağırlığın mesleki bir hastalık teşkil etmesi, gürültü bahsine lazım gelen dikkati çekmiştir. S ağırlık, genellikle, gürültüye uzun zaman maruz kalma neticesinde geliştiği için, ortaya hemen çıkmayabilir. Bu bakımdan, gürültü problemini, ondan korunma çareleri ile etkilerini öğrenmek, çok önemli bir konu.

Gürültü istenmeyen sestir. O da, bütün sesler gibi nor mal, hava basıncının alında ve üstünde basınç değişiklikleri meydana getiren bir titreşim kaynağı vasıtasile meydana gelir. Hava basıncındaki değişiklikler işitme organlarına dalgalar halinde girer ve ses olarak duyulur.

Sesin iki temel özelliği vardır Şiddet ve frekans. Her ikisi de, sesin hoşa gidici ve yararlı, veya zararlı ve hoşa gitmeyici oluşunun tespitinde önemli bir rol oynarlar. frekans, ses perdesi ile ilgili olup, bir saniye içindeki genleşme ve sıkışma sayısına göre hesaplanır. Şu halde, ses kaynağı her yerde 500 sıkışma ve genleşmeye sebep oluyor ise, frekansın saniyede Herz olduğu söylenir. Frekans, sesin perde veya tonunu belirler ki, frekans artıkça, sesin perdesi de yükselir. insan kulağı, saniyede 15 den 15000 veya daha fazla Herz’e ulaşan frekanslara karşı hassastır. Konuşma esnasında hasıl olan frekanslar, 300 ile 3000 Herz civarındadır.

Sesin şiddeti ile perdesi veya tonu arsında hiçbir münasebet yoktur şiddet volüm(hacim) veya yükseklik ile ilgili olup, desibel (db) birimi ile ölçülür. 1 ile 5 desibel arsındaki seviye, kabaca kulağı hassas bir kimsenin duyabileceği en zayıf sesi temsil eder. Desibel ölçeği, taban 10 olan logaritmik skalaya dayanır. Bu hesaba göre, her 10 desibel’lik artış, sesin şiddetini 10 misline çıkarmaktadır şöyle ki, 20 desibel’e varıldığında, sesin şiddeti, 10 desibel’de olduğundan 10 misli daha fazlalaşır. insan kulağı, 0 desibel’den ortalama elem başlangıç seviyesi olan 130 desibel’e kadar hassastır.

Uygulamada veya endüstride karşılaşılan tipik gürültü çeşitlerinin yaklaşık bir tahminini yapabilmek amacı ile aşağıdaki cetvel düzenlenmiştir.

Gürültünün Zararlı Etkileri Başlangıçta gerçekleşen arıza nedeniyle dikkati çekmez zira sağırlık önceleri konuşmayı işitmek için lüzumlu tonların üstündeki sahaya veya yüksek frekanslarla denk düşer. Devamlı bir şekilde aşırı gürültüye maruz kalmaktan Doğan sağırlık hali, gittikçe konuşma frekansları sahasına da yayılır. Gürültü, bazı kulakların diğerlerine oranla daha fazla zedeler.

Gürültünün meydana getirdiği sağırlık, sürekli veya süresiz olabilir. Sürekli olan şekilde, iç kulak ha sara uğradığı için iyileşme mümkün değildir. (normale dönmesi mümkün olmayacak derecede zedelenmiş sinirlerin sebep olduğu sağırlık şekli). Arızaya uğrayan şahısta, gürültü çevresinden altı ay müddetle uzaklaştırılmasına rağmen, herhangi bir iyileşme görülmüyor ise sürekli sağırlık manasına gelir.

Tehlike noktasını, veya işitmeye zararlı olabilecek kademleri tayine yarayan hiçbir kesin hukuk, tıp veya mühendislik standardı, genellikle kabul veya tesis edilmiş değildir. Çoğunlukla, 120-130 veya daha fazla desibel şiddetindeki gürültünün pek kısa zamanda hasar husule getirmesi ihtimali çok yüksektir nihayet 100 ile 120 seviyesindeki desibel’ler ile 90-100 desibel kapsamına giren bazı özel gürültüler fazlası ile hassas kulaklara zarar verebilirler.

Gürültü Probleminin incelenmesi Bir fabrika veya işletmede çalışanların işitme duygularının korunması ile ilgili programın uygulanması mevcut gürültü kaynaklarının incelenmesi ile başlar. Bu inceleme konuşmanın 1 metrelik bir mesafeden duyulmasına tam anlamı ile engel olacak şiddetteki bütün gürültü sahalarını kaplamalıdır. Böyle bir araştırma için kullanılması öngörülen cihazlar, ses şiddetini ölçen aletler ile oktav band analiz cihazından ibarettir.

Ses şiddetini ölçme aleti,ses seviyesini desibel olarak gösteren cihazdır Ancak bir gürültüye maruz kalma tehlikesi,sadece desibel’lerle ifade edilen ses basınç yüksekliği ile ölçülmez.

ikinci önemli husus, sesin duyulabilir frekanslar sahasındaki dağılımıdır. Bir yağ brülörünün uğultusu hareket halindeki trenin çıkardığı gürültülü uzaktan gelen s ilah sesleri, esas itibari ile, düşük frekanslı seslerden ibarettir. Öte taraftan, bir buhar kaçağının ıslığı, hava ile çalışan aletlerin vınlaması, bir anahtar destesinin şıngırtısı, daha çok, yüksek frekanslı seslerden meydana gelir. Endüstriyel makinaların meydana getirdiği sesler ise çoğunlukla orta frekans sahalarında yer alır.

Oktav bandı analiz gürültünün frekans dağılımının özelliğini sıhhatli bir şekilde tespite yarar. Bu alet, gürültüyü kulakla duyulur frekans sahasını kaplayan sekiz frekans bandı içerensinde analiz eder.Ses ş ayet, gümbürdeme ve gürleme özelliğinde ise, en yüksek değerler,alçak frekanslara inkılap eden bandlarda elde edilir. Diğer taraftan ses, şayet şıngırtı, ıslık veya çığlık şeklinde ise, en yüksek değerlerin yüksek frekanslı bandlarda yer alması icap eder. Sekiz oktav bandının her birindeki ses basınç derecesinin tayini ile , gürültünün nispeten tam bir şekilde tarif ve tespit edilebilmesi mümkün olur.

Bununla beraber, gürültünün incelenmesi sırasında daha da fazla bilgi toplamak gerekir. Mesala bir insanın bütün iş gününü gürültülü bir çevrede, geçirmesi hali, onun aynı çevrede her gün sadece birkaç dakika bulunmasından kat kat fazla bir tehlike teşkil eder. Şu halde, söz konusu etüdün gürültülü sahalarda çalışan bütün personelin, gürültüye maruz kalma şekli ile süresi hakkında da bilgi sağlaması şarttır.

En Yüksek Ses Derecelerinin Tespiti Gürültü probleminin kapsamı tayin edildikten sonra, gürültünün azaltılması amacı ile en yüksek ses dereceleri açıklanmalıdır. Ses derecelerini sınırlandırmağa yarar kesin standartlar bulunmakla beraber, aşağıdaki cetvel iyi bir rehber olabilir.

Cetvelin ikinci sütununda belirtilen dereceler, daha çok fabrikalardaki gürültüleri ilgilendirir. Bunlar, çok frekanslı gürültülerden ibarettir. Üçüncü sütundaki ölçüler ise, yüksek devir süratine sahip cihazların çıkardıkları uğultudan, çok dar bir band içinde yer alan seslere aittir.Kaynak:A.P.G. Peterson ve L. L. Beranek Handbook on Noise Measurement, Cambridge, Massachusetts, General Radio Company, 1953 p.76)

Gürültüyü Önleme Usulleri Gürültüyü önlemenin veya azaltmanın çeşitli yolları vardır. Bunlar, aşağıda açıklanmıştır Gürültünün Kökünden Önlenmesi iyi bir mühendislik projesi gürültünün çoğunu önleyebilir. Yıpranmış ve bakımsız makinaların sebep olduğu gürültü, iyi bir özen sayesinde azaltılabilir. Madeni levha panel ler yerine, tel ağı perdeler kullanıldığı takdirde, gürültü çıkaran titreşimli yüzeyler azalır. Ses emici maddelerden yapılmış iç kaplamalar, darbe halindeki gürültülerle diğerlerini kısar.

Daha Az Gürültülü Metodların Kullanımı Mesela, perçinleme yerine,nokta,ark(elektrik) veya alev kaynağının tercihi,dişliler yerine kayışlı transmisyonların kullanılması ve saire gibi.

Yalıtma Gürültü çıkaran makinaları, sayıca az işçinin bulunduğu bir yere nakledin. iyi izole edilmiş bölmeler ve sımsıkı kapanan kapılar kullanın.

Gürültü kaynağının etrafını kapama veya perdeleme Gürültü çıkaran ameliyeyi, gürültünün etrafa yayılmasını önleyecek şekilde perdeleyin

Esnek makine montajı Beton veya ahşap zeminlere sımsıkı çakılmış ağır makinalar, bu zeminleri ekseriyetle , başlangıçtaki gürültüyü bütün binaya yayacak nispette arttırın büyük bir ses tevzi tablosu haline getirir. Kauçuk veya benzeri maddelerin zeminden tecrit edici etkisi ile esnek bir hale getirilen montajlar, titreşimi ve gürültüyü azaltırlar.

Ses emici maddeler tuğla ve taş duvarlar gibi sert yüzeyler, sesin yansımasına sebep olurlar.Tavanlara ve duvarlara tatbik edilen ses emici akustik tuğla ve sıvalar,tabaka halinde püskürtülen bileşimler, cam pamuğu gibi mesamatlı maddelerden ibaret engeller, yüksek frekanslı seslerin emilmesini mümkün kılar.Tavanlara asılı akustik reflektörlerden de faydalanmak mümkündür.

Kulak koruyucuları Bazı hallerde, jet motorlarında yapılan denemelerde olduğu gibi,sesin önlenmesini sağlayan tedbirlerle bile, gürültünün gerektiği sınırlara kısılması mümkün değildir. Bu gibi hallerde, kulağa gelen sesin şiddetine engel olucu korunma çarelerine başvurmak zaruridir. Şahsi,korunma imkanlarından faydalanmak ise en son tedbiri teşkil eder. Bükülür ve katlanır kulak tıkaç ve masonları,miğferler,kulak valfları,korunmayı sağlayacak araçlardandır.iyi kulak koruyucularının kapasitesi 25 ila 40 desibel arasında değişir.Kulak tıkaç manşonlarının veya miğferlerinin birlikte kullanılması çok verimli sonuçlar sağlar.

Nöbetleşe çalıştırma Sesin işitme organlarına olan etkisi,kısmen, sese maruz kalma süresi ile küçüldüğünden, kötü sonuçlar, işitmeyi kontrol edici cihazların sağırlığı belirttiği anda ,işçinin gürültülü çevreden uzaklaştırılması ile önlenebilir.

Gürültünün önlenmesi konusu, karışık bir problem olduğu için,bu sahada bilgi ve tecrübesi olan kimseler tarafından ele alınmalıdır.Aksi takdirde, bütün gayretler, para ve zaman kaybına sebep olur.

işe alınmazdan evvel yapılan işitme kontrolü, adayların,sadece ses duyma kabiliyeti yönünden sınanması ile kabil olur. Fazla gürültülü sahalarda çalışanlara, belirli zamanlarda,tekrar işitme kontrolü uygulamak şarttır.Herhangi bir değişiklik anında, şahıs , fazla gürültü çıkaran çevreden uzaklaştırılmalıdır. Sağırlığın, şahsın gürültülü sahadan 6 aylık bir süre ile uzaklaştırılmasına rağmen devamı halinde,sürekli olduğu sonucuna varılır.Bir doktorun nezareti altında yetişmiş kimseler,işitme kabiliyetini ölçebilirler. Ancak sağırlığın derecesini tayin ve tespit etmek doktorun sorumluluk çevresine girer.

Gürültü ile ilgili Mevzuat Gürültü kirliliği ile ilgili konuların doğrudan yer aldığı mevzuatın dışında, diğer sorunların yanı sıra dolaylı olarak gürültü önlemleri, denetimler ve sorumluluklar ile ilgili genel maddeleri kapsayan farklı konumlardaki mevzuat da bulunmaktadır. Bunlardan bazıları:

2872 sa yılı Çevre kanunu, 1983 Gürültü Kontrol Yönetmeliği, 1986 Türk Medeni Kanunu, 1926 661. Maddesi 765 sayılı Türk ceza Kanunu, 1926 546. Maddesi

1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu, 1930 268, 269, 274 maddeleri 2559 sayılı polis vazife ve salahiyetleri Kanunu, 1934 14. Maddesi

1580 sayılı Belediye Kanunu, 1930 ve buna da yalı olarak çıkarılan Belediye Sağlık zabıta Talimatnamesi 4. Bölüm 1. Maddesi istanbul Belediye Zabıta Talimatnamesi, 1961 1. Bölüm 3. Maddesi ve 2. Bölüm 3. Maddesi

1475 sayılı iş kanunu, 1971 ve bu kanun uyarınca çıkarılan işçi Sağlığı ve Güvenliği Tüzüğü, 1973 22, 87 ve 525. Maddeleri 6785 sayılı imar Kanunun ve imar Nizamnamesine dayalı olarak çıkarılan organize sanayi bölgesi talimatnamesi, 45. ve 60. Maddeleri

Karayolları Trafik Kanunu, 1983 30. Maddesi “Akustik“ başlığı altında yer alan Türk Standardları

Etiketler:

Bu Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz