Yazılar

Depremin Şiddeti Nedir

depremin Şiddeti Nasıl Ölçülür

deprem, yer içinde fay olarak adlandırılan kırıklar üzerinde biriken biçim değiştirme enerjisinin aniden boşalması sonucunda oluşan yer değiştirme hareketinin neden olduğu karmaşık elastik dalga hareketleridir. Bu yer değiştirme miktarı depremin büyüklüğü ile doğru orantılı olup özellikle sığ depremlerde belli bir büyüklükten sonra faylanma ile ilgili kırıklar yeryüzünde de görülmektedir.

Depremin nasıl oluştuğunu, deprem dalgalarının yeryuvarı içinde ne şekilde yayıldıklarını, ölçü aletleri ve yöntemlerini, kayıtların değerlendirilmesini ve deprem ile ilgili diğer konuları inceleyen bilim dalına “sismoloji” denir. depremler, “sismograf” ile ölçülür ve kaydedilir. Bir depremin anlık büyüklüğü, “Richter” ölçeği ile ifade edilir. Bu ölçeğe göre 3 ve altı şiddetteki depremler genelde hissedilmezken 7 ve üstü şiddetteki depremler yıkıcı olabilir. Sarsıntının şiddeti “Mercalli” şiddet ölçeği ile ölçülür.

Sismolog ve jeologlar deprem davranışı ve zemin hareketleri ile ilgili birçok bilgi ve veri sunarlar. Bunlardan biri sismogram adı verilen, depremin meydana getirdiği titreşimlerin kayıtlarıdır. Sismologlar bu sismogramları inceleyerek depremin büyüklüğünü Richter ölçeğinde tesbit eder ve halka duyururlar.

Deprem nedeniyle oluşan yerkabuğu hareketi kısa bir zaman diliminde, ani olarak ve farklı yönlerde gelişebilen “dinamik” bir davranıştır. Bu dinamik davranış günümüz teknolojisi ile çeşitli algılayıcılar kullanarak kaydedilebilir. Yaygın olarak kullanılan algılayıclardan biri “ivme ölçer“dir (accelerometre).

Depremin Şiddeti Nasıl Ölçülür

Olmayan bir kırığın nerede olacağını belirlemek için jeolojik ölçümler yapılır. Bu jeofizik ölçümlerde, kırılacak kesimde küçük küçük titreşimler olur. Bu titreşimlerin büyüklükleri 1– 4 arasında değişir. Yani, birşey kırılmadan önce nasıl ki çıt çıt diye ses çıkarıyor ise, aynen yer de kırılmadan önce çıt çıt diye sesler çıkarır. Bu sesler titreşimler halinde olduğu için insanlar onları duymaz. Bunların ölçülmesi için belirli düzenekler yerleştirilir. Bu düzeneklere titreşim ölçme düzenekleri denir.

Bu titreşim ve deprem ölçerler, o bölgeyi tararken, insanların duymadığı titreşimleri alıp ölçerler. Bu algıları değerlendirerek, konumlarına bakar. O konumlar kırılacak olan yerin hemen üstünde bulunur. Yani doğrusal bir örtüşüm gösterir. Bu örtüşme olan yerin uzanımına bakıldığında denir ki; “burası kırılacak”. Yani burası gerilmeye başlamıştır ve bir süre sonra mutlaka kırılma gerçekleşecektir. Bu tehlikenin olduğu bölümler gözlem altına alınarak yakından incelenmeye başlanır.

Bu tehlikeli alanın uzunluğu ve büyüklüğü, olacak depremin gücü hakkında fikir verir. Bunun yanında, deprem olabilme ihtimalini incelemenin diğer bir yolu ise, tarihsel bilgidir. Yani bir bölgenin deprem tarihine bakılarak fikir edinilebilir.

Depremin Şiddeti ile Büyüklüğü Arasındaki Fark Nedir

Depremin büyüklüğü gerçekte deprem sırasında açığa çıkan enerjinin büyüklüğüdür. Bundan magnitüd olarak da söz edilir. Bu değer, deprem merkez üssünden 100 km uzaklıktaki sismograf tarafından kaydedilen P ve S dalgarının maksimum genliklerinden yararlanılarak hesaplanır. Bu yöntem ilk olarak Charles Richter tarafından bulunduğu için ölçeğe de Richter Ölçeği denir. Richter Ölçeği, logaritmik bir değerdir. Bu, depremin büyüklüğündeki 1 birimlik bir artışın sismogram genliğinin 10 kat, deprem sırasında açığa çıkan enerji miktarınınsa 30 kat artması anlamına gelir.

Depremin şiddetiyse, depremin yerkabuğundaki etkilerinin bir ölçüsüdür. Depremin o bölgedeki canlılar ve yapılar üzerindeki etkisine bakılarak bir takım şiddet cetvelleri hazırlanmıştır. Bunların en bilineni Mercalli Şiddet Cetveli’dir.

Depremin Şiddetine Göre Neler Yaşanır

Şiddet 1
Genellikle insanlar tarafından duyulmaz. Ancak duyarlı sismograflar tarafından kaydedilir.

Şiddet 2
Ancak istirahat eden ve özellikle yapıların üst katlarındaki kişiler tarafında duyulur. Asılmış durumdaki bazı eşyalar sallanabilir.

Şiddet 3
Yapıların içinde ve özellikle üst katlarında bulunan kişiler tarafından duyulur. Asılı cisimler sallanır. Birçok kişi bunun deprem olduğunu anlayamaz. Duran motorlu araçlar hafifçe sallanabilir. Ağır bir motorlu araç geçiyormuş gibi duyulur. Süresi algılanabilir.

Şiddet 4
Gündüzleri yapıların içinde bulunan birçok kişi dışarıda ise bazı kişiler tarafından duyulabilir. Büyük bir kamyon geçiyormuş gibi algılanabilir. geceler i bazı kişileri uyandırabilir, tabaklar, tencereler sallanır, duvarlar gıcırdama sesi çıkarır.

Şiddet 5
Hemen herkes tarafından duyulur. Birçok kişi uyanır. Yönü izlenebilir. Mutfak eşyalarından ve pencere camlarından bir bölümü kırılabilir. Sıvalar çatlayabilir veya düşebilir, kararlı olmayan eşyalar devrilebilir. Bazen ağaçların, direklerin ve diğer yüksek eşyaların sallandığı görülür. Sarkaçlı Saatler durabilir, kötü yapılmış bacalar yıkılabilir.

Şiddet 6
Herkes tarafından duyulur. Birçok kişi dışarı fırlar, yürümek zorlaşır, cam eşyalar, pencereler kırılır, kitaplar raflardan düşer, sıvalarda çatlaklar oluşur. Bacaların düştüğü görülür.

Şiddet 7
Ayakta durmak zorlaşır, herkes dışarı koşar, araç kullanan kişiler depremin farkına varır, eşyalar hasar görür. D türü yapılarda hasar oluşur. Sıva, zayıf tutturulmuş tuğla, fayans, korniş vb. dekorasyon malzemeleri düşer. C türü yapılarda çatlaklar oluşur, havuzda dalgalanma, su birikintilerinde çamurlanma, küçük kayma ve çukurlar oluşur.

Şiddet 8-9
Araba sürmek zorlaşır, C türü yapılarda hasar ve yıkılma, B türü yapılarda hasar, A türü yapılarda hasar yok. Zayıf duvarlar yıkılır, Heykeller, yüksekte duran su tankları, yığılmış malzemeler, kuleler ve bacalar yıkılır. Ahşap yapılar devrilir, ağaç dalları kırılır, ağır eşyalar ters döner, araç kullananlar rahatsız olur, su kaynaklarının debisi ve Sıcaklığı değişir, arazide kum fışkırmaları ,çatlak ve faylar olur, kayalar düşer ve heyelanlar olur.

Şiddet 10
B, C ve D türü yapıların çoğu yıkılır. Ahşap, kar kas, betonarme yapılarda ağır hasar görülür, baraj ve bentlerde önemli hasar gözlenir, yeryüzünde önemli çatlaklar oluşur, raylar bükülür, ırmak kıyılarında ve dik yamaçlarda heyelan olur, kum ve çamur akmaları görülür.

Şiddet 11
Pek az yapı ayakta kalır. köprüler yıkılır, yeryüzünde büyük çatlaklar oluşur, yer altı boruları işe yaramaz duruma gelir, yumuşak zeminde kaymalar oluşur, raylar çok fazla yayılır.

Şiddet 12
Tüm yapılar yıkılır, deprem bölgesindeki yeryüzü biçimi değişir, cisimler havaya fırlar, yeryüzünde deprem dalgalarının ilerleyişi görülür, ufuk ve yataylık kavramı kaybolur.

A – Türü Yapı
İyi işçilik harç ve tasarım, yatay kuvvetlere dayanmak üzere demir, beton ve malzeme ve donatılı olarak inşa edilmiş sağlam yapı.

B – Türü Yapı
İyi işçilik ve Harç donatılı. Yatay kuvvetlere dayanıklı.

C – Türü Yapı
Alelade işçilik ve harç, çok zayıf bir Yapı olmamakla birlikte donatılı olarak ve yatay kuvvetlere dayanıklı olarak yapılmamış.

D – Türü Yapı
Kerpiç, taş gibi zayıf malzeme, kötü harç, standart dışı işçilik ve yatay kuvvetleri karşı zayıf.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir