Yazılar

Dünyanın Oluşumu

dünyanın Oluşumu

Dünyanın Oluşumu? Dünyanın Oluşumu Ne Demek? Dünyanın Oluşumu Nedir Kısaca? Dünyanın Oluşumu Nedir?

Güneş Sistemi’nin oluşumu ile ilgili farklı teoriler ortaya atılmıştır. En geçerli teori sayılan Kant-Laplace teorisine Nebula teorisi de denir. Bu teoriye göre, Nebula adı verilen kızgın gaz kütlesi ekseni çevresinde sarmal bir hareketle dönerken, zamanla soğuyarak küçülmüştür. Bu dönüş etkisiyle oluşan çekim merkezinde güneş oluşmuştur. Gazlardan hafif olanları Güneş tarafından çekilmiş, çekim etkisi dışındakiler uzay boşluğuna dağılmış ağır olanlar da Güneş’ten farklı uzaklıklarda soğuyarak gezegenleri oluşturmuşlardır.

Dünya’nın Oluşumu

Dünya, güneş sistemi oluştuğunda kızgın bir gaz kütlesi halindeydi. Zamanla ekseni çevresindeki dönüşünün etkisiyle, dıştan içe doğru soğumuş, böylece iç içe geçmiş farklı sıcaklıktaki katmanlar oluşmuştur. Günümüzde iç kısımlarda yüksek sıcaklık korunmaktadır. Dünya’nın oluşumundan bugüne kadar geçen zaman ve Dünya’nın yapısı jeolojik zamanlar yardımıyla belirlenir.

Jeolojik Zamanlar

Yaklaşık 4,5 milyar yaşında olan dünya, günümüze kadar çeşitli evrelerden geçmiştir. Jeolojik zamanlar adı verilen bu evrelerin her birinde , değişik canlı türleri ve iklim koşulları görülmüştür.

Dünya’nın yapısını inceleyen jeoloji bilimi, jeolojik zamanlar belirlenirken fosillerden ve tortul tab akaların özelliklerinden yararlanılır.

Jeolojik Zamanlar Günümüze En Yakın Zaman En Üstte Olacak Şekilde Sıralanır.

  • Dördüncü Zaman
    Üçüncü Zaman
    ikinci Zaman
    Birinci Zaman
    ilkel Zaman

ilkel Zaman

Günümüzden yaklaşık 600 milyon yıl önce sona erdiği varsayılan jeolojik zamandır.

ilkel zamanın yaklaşık 4 milyar yıl sürdüğü tahmin edilmektedir.

Zamanın Önemli Olayları

  • Sularda tek hücreli canlıların ortaya çıkışı
    En eski kıta çekirdeklerinin oluşumu

ilkel zamanı karakterize eden canlılar alg ve radiolariadır.

Birinci Zaman (Paleozoik)
Günümüzden yaklaşık 225 milyon yıl önce sona erdiği varsayılan jeolojik zamandır. Birinci zamanın yaklaşık 375 milyon yıl sürdüğü tahmin edilmektedir.

Zamanın Önemli Olayları

  • Kaledonya ve Hersinya kıvrımlarının oluşumu
    Özellikle karbon devrinde kömür yataklarının oluşumu
    ilk kara bitkilerinin ortaya çıkışı
    Balığa benzer ilk organizmaların ortaya çıkışı
    Birinci zamanı karakterize eden canlılar graptolith ve trilobittir.

ikinci Zaman (Mezozoik)

Günümüzden yaklaşık 65 milyon yıl önce sona erdiği varsayılan jeolojik zamandır. ikinci zamanın yaklaşık 160 milyon yıl sürdüğü tahmin edilmektedir. ikinci zamanı karakterize eden dinazor ve ammonitler bu zamanın sonunda yok olmuşlardır.

  • Zamanın önemli olayları
    Ekvatoral ve soğuk iklimlerin belirmesi
    Kimmeridge ve Avustrien kıvrımlarının oluşumu
    ikinci zamanı karakterize eden canlılar ammonit ve dinazordur.

Üçüncü Zaman (Neozoik)
Günümüzden yaklaşık 2 milyon yıl önce sona erdiği varsayılan jeolojik zamandır. Üçüncü zamanın yaklaşık 63 milyon yıl sürdüğü tahmin edilmektedir.

Zamanın Önemli Olayları
Kıtaların bugünkü görünümünü kazanmaya başlaması

  • Linyit havzalarının oluşumu
  • Bugünkü iklim bölgelerinin ve bitki topluluklarının belirmeye başlaması
  • Alp kıvrım sisteminin gelişmesi
  • Nümmilitler ve memelilerin ortaya çıkışı
  • Üçüncü zamanı karakterize eden canlılar nummilit, hipparion, elephas ve mastadondur.

Dördüncü Zaman (Kuaterner)
Günümüzden 2 milyon yıl önce başladığı ve hala sürdüğü varsayılan jeolojik zamandır.

Zamanın Önemli Olayları
iklimde büyük değişikliklerin ve dört buzul döneminin (Günz, Mindel, Riss, Würm) yaşanması

insanın Ortaya Çıkışı
Dördüncü zamanı karakterize eden canlılar mamut ve insandır.

Dünya’nın iç Yapısı

Dünya, kalınlık, yoğunluk ve sıcaklıkları farklı, iç içe geçmiş çeşitli katmanlardan oluşmuştur. Bu katmanların özellikleri hakkında bilgi edinilirken deprem dalgalarından yararlanılır.

  • Çekirdek
    Manto
    Taşküre (Litosfer)

Deprem Dalgaları

Deprem dalgaları farklı dalga boylarını göstermektedir. Deprem dalgaları yoğun tabakalardan geçerken Dalga boyları küçülür, titreşim sayısı artar. Yoğunluğu az olan tabakalarda ise dalga boyu uzar, titreşim sayısı azalır.

Çekirdek

Yoğunluk ve ağırlık bakımından en ağır elementlerin bulunduğu bölümdür. Dünya’nın en iç bölümünü oluşturan çekirdeğin, 5120-2890 km’ler arasındaki kısmına dış çekirdek, 6371-5150 km’ler arasındaki kısmına iç çekirdek denir. iç çekirdekte bulunan demir- nikel karışımı çok yüksek basınç ve sıcaklık etkisiyle kristal haldedir. Dış çekirdekte ise bu karışım ergimiş haldedir.

Manto

Litosfer ile çekirdek arasındaki katmandır. 100-2890 km’ler arasında bulunan mantonun yoğunluğu 3,3-5,5 g/cm3 Sıcaklığı 1900-3700 °C arasında değişir. Manto, yer hacminin en büyük bölümünü oluşturur. Yapısında silisyum, magnezyum , nikel ve demir bulunmaktadır. Mantonun üst kesimi yüksek sıcaklık ve basınçtan dolayı plastiki özellik gösterir. Alt kesimleri ise sıvı halde bulunur. Bu nedenle mantoda sürekli olarak alçalıcı-yükselici hareketler görülür.

Mantodaki Alçalıcı-Yükselici Hareketler

Mantonun alt ve üst kısımlarındaki yoğunluk farkı nedeniyle magma adı verilen kızgın akıcı madde yerkabuğuna doğru yükselir. Yoğunluğun arttığı bölümlerde ise magma yerin içine doğru sokulur.

Taşküre (Litosfer)

  • Mantonun üstünde yer alan ve yer yüzüne kadar uzanan katmandır.
  • Kalınlığı ortalama 100 km’dir.
  • Taşküre’nin ortalama 35 km’lik üst bölümüne yerkabuğu denir.
  • Daha çok silisyum ve alüminyum bileşimindeki taşlardan oluşması nedeniyle sial de denir.
  • Yerkabuğunun altındaki bölüme ise silisyum ve magnezyumdan oluştuğu için sima denir.
  • Sial, okyanus tabanlarında incelir yer yer kaybolur.
  • Örneğin Büyük Okyanus tabanının bazı bölümlerinde sial görülmez.
  • Yeryüzünden yerin derinliklerine inildikçe 33 m’de bir sıcaklık 1 °C artar. Buna jeoterm basamağı denir.

Kıtalar ve Okyanuslar

Yer yüzünün üst bölümü kara parçalarından ve su kütlelerinden oluşmuştur. Denizlerin ortasında çok büyük birer ada gibi duran kara kütlelerine kıta denir. Kuzey Yarım Küre’de karalar, Güney Yarım Küre’den daha geniş yer kaplar. asya, avrupa, Kuzey Amerika’nın tamamı ve Afrika’nın büyük bir bölümü Kuzey Yarım Küre’de yer alır. Güney Amerika’nın ve Afrika’nın büyük bir bölümü, Avustralya ve çevresindeki adalarla Antartika kıtası Güney Yarım Küre’de bulunur. Yeryüzünün yaklaşık ¾’ü sularla kaplıdır. Kıtaların birbirinden ayıran büyük su kütlelerine okyanus denir.

Kara ve Denizlerin Farklı Dağılışının Sonuçları

Karaların Kuzey Yarım Küre’de daha fazla yer kaplaması nedeniyle, Kuzey Yarım Küre’de;

  • Yıllık sıcaklık ortalaması daha yüksektir.
    Sıcaklık farkları daha belirgindir.
    Eş sıcaklık eğrileri enlemlerden daha fazla sapma gösterir.
    Kıtalar arası ulaşım daha kolaydır.
    Nüfus daha kalabalıktır.
    Kültürlerin gelişmesi ve yayılması daha kolaydır.
    ekonomi daha hızlı ve daha çok gelişmiştir.

Hipso grafik Eğri Yeryüzünün yükseklik ve derinlik basamaklarını gösteren eğridir Kıta Platformu Derin deniz platformundan sonra yüksek dağlar ile kıyı ovaları arasındaki en geniş bölümdür Karaların Ortalama Yüksekliği Karaların ortalama yüksekliği 1000 m dir. Dünya’nın en yüksek yeri deniz seviyesinden 8840 m yükseklikteki everest Tepesi’dir.

Kıta Sahanlığı Deniz seviyesinin altında, Kıyı çizgisinden -200 m derine kadar inen bölüme kıta sahanlığı (şelf) denir. Şelf kıtaların su altında kalmış bölümleri sayılır.

Kıta Yamacı Şelf ile derin deniz platformunu birbirine bağlayan bölümdür Denizlerin Ortalama Derinliği Denizlerin ortalama derinliği 4000 m dir. Dünya’nın en derin yeri olan Mariana Çukuru denzi seviyesinden 11.035 m derinliktedir.

Derin Deniz Platformu Kıta yamaçları ile çevrelenmiş, ortalama derinliği 6000 m olan yeryüzünün en geniş bölümüdür Derin Deniz Çukurları Sima üzerinde hareket eden kıtaların, birbirine çarptıkları yerlerde bulunur. Yeryüzünün en dar bölümüdür.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir