<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yenibilgiler.Com</title>
	<atom:link href="http://www.yenibilgiler.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yenibilgiler.com</link>
	<description>nedir &#124; Tanımı &#124; Anlamı &#124; ile ilgili bilgiler &#124; hakkında &#124; yazılar &#124; açıklaması &#124; nasıl &#124; faydaları &#124; yararları &#124; ne demek &#124; Bilgi &#124; araştırınız &#124; Ne anlama geliyor &#124; tarihi &#124; olur &#124; yapılır &#124; Neden &#124; kim  &#124; demek</description>
	<lastBuildDate>Thu, 03 May 2012 10:34:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Hamilelikte Alınan Kilo</title>
		<link>http://www.yenibilgiler.com/hamilelikte-alinan-kilo/</link>
		<comments>http://www.yenibilgiler.com/hamilelikte-alinan-kilo/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 May 2012 10:32:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bayanlara Özel]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelikte Alınan Kilolar]]></category>
		<category><![CDATA[Kilolar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenibilgiler.com/?p=25926</guid>
		<description><![CDATA[Hamilelikte Alınan Kilo doğum sonrası ilk haftada hemen, hemen 6 kilo verirsiniz. Bu kilo bebeğin ağırlığı ve de suyudur. Hamileliğiniz süresince 12 kilo aldıysanız hamilelik öncesi formunuza ulaşmanız zor olmayacaktır. Altı hafta içerisinde rahim eski boyutuna dönecek ve de vücuttaki fazla suyun tümünü atacaksınız. Bu süre içerisinde dengeli beslenirseniz, tatlılara yenik düşmezseniz, 1-2 kilo daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font color="#008000"><b>Hamilelikte Alınan Kilo</b></font></p>
<p>Doğum sonrası ilk haftada hemen, hemen 6 kilo verirsiniz. Bu kilo bebeğin ağırlığı ve de suyudur. Hamileliğiniz süresince 12 kilo aldıysanız hamilelik öncesi formunuza ulaşmanız zor olmayacaktır. Altı hafta içerisinde rahim eski boyutuna dönecek ve de vücuttaki fazla suyun tümünü atacaksınız. Bu süre içerisinde dengeli beslenirseniz, tatlılara yenik düşmezseniz, 1-2 kilo daha verip hamilelik kilolarından kurtulursunuz. Lohusalığın bitiminde 4-5 kilo fazlalığınız kalacaktır. Gerçekte bu kilolarınızı 9 ay içerisinde azar, azar aldınız. O yüzden vermek içinde kendinize 9 ay zaman verin.<span id="more-25926"><br />
<h2>Sponsorlu Bağlantılar</h2>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9546344415416295";
/* saglikalt */
google_ad_slot = "1819109676";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></span></p>
<p><b>Doğum sonrası kilo verme yolları</b><br />
Yemiş olduğunuz Karbonhidrat grubundaki besinlerinizi sayınız. Gün içerisinde 8 porsiyonu geçmeyiniz.Dengeli olarak beslenin. Her tür besini yiyin. Kalsiyum içerenler, karbonhidratlar, proteinler, sebzeler ve meyveler.Besinlerinizi seçerken dikkat edin. Tatlılardan, hamur işinden ve de abur cubur dan uzak durmaya çalışın. Tatlı krizinizi kuru ya da taze meyvelerden sağlayın.</p>
<p>Karın kaslarını yeniden sıkılaştırmak için spor yapın. Karın egzersizlerini ihmal etmeden yapınız.</p>
<p>Bebeğinizle birlikte uzunca yürüyüşler yapmaya özen gösterin. Hem bebeğinize, hem de size iyi gelir.Akşam öğünlerinizi hafif yiyin. Sabah ve ya öğlen öğünlerini çok yediğinizi düşündüğünüzde akşam öğününde yoğurt ekmek ve ya müsli yiyin.</p>
<p>Ara öğünleri kesinlikle atlamayınız.Bebeğinize meme veriyorsanız kesinlikle aç kalmayınız. Rejim takıntısı kilo almanıza sebep olur. Katı diyetlerden uzak durun. Bu biçimde verilen kilo fazla olarak geri alınır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenibilgiler.com/hamilelikte-alinan-kilo/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Konsorsiyum Nedir</title>
		<link>http://www.yenibilgiler.com/konsorsiyum-nedir/</link>
		<comments>http://www.yenibilgiler.com/konsorsiyum-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Apr 2012 07:17:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Konsorsiyum]]></category>
		<category><![CDATA[Konsorsiyum hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Konsorsiyum nedir]]></category>
		<category><![CDATA[nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenibilgiler.com/?p=25923</guid>
		<description><![CDATA[Konsorsiyum Nedir Belli bir konuda, ortak menfaati olan ve genellikle kredi verenlerin (bankaların) teşkil ettiği iktisadi bir grup. Milletlerarası kuruluşların ve hükümetlerin iktisadi ve mali yardımları yürütmek için meydana getirdikleri birliklere de konsorsiyum denilmektedir. Sponsorlu Bağlantılar 1962 senesinde Türkiye’ye dış kredi sağlamak üzere çeşitli batılı ülkelerle, milletlerarası mali kuruluşların teşkil ettiği bir “Türkiye’ye Yardım Konsorsiyumu” [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font color="#008000"><b>Konsorsiyum Nedir</b></font></p>
<p>Belli bir konuda, ortak menfaati olan ve genellikle kredi verenlerin (bankaların) teşkil ettiği iktisadi bir grup. Milletlerarası kuruluşların ve hükümetlerin iktisadi ve mali yardımları yürütmek için meydana getirdikleri birliklere de konsorsiyum denilmektedir.<span id="more-25923"><br />
<h2>Sponsorlu Bağlantılar</h2>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9546344415416295";
/* saglikalt */
google_ad_slot = "1819109676";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></span></p>
<p>1962 senesinde Türkiye’ye dış kredi sağlamak üzere çeşitli batılı ülkelerle, milletlerarası mali kuruluşların teşkil ettiği bir “Türkiye’ye Yardım Konsorsiyumu” kurulmuştur. Bu kuruluş Türkiye’nin üyesi bulunduğu Milletlerarasıiktisadi işbirliği veGelişme Teşkilatı çerçevesinde faaliyet göstermektedir. Konsorsiyum, Türkiye’ye program, proje, borç tecili ve finansman kredileri vermektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenibilgiler.com/konsorsiyum-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Konsolosluk Nedir</title>
		<link>http://www.yenibilgiler.com/konsolosluk-nedir/</link>
		<comments>http://www.yenibilgiler.com/konsolosluk-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Apr 2012 07:15:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Konsolosluk]]></category>
		<category><![CDATA[Konsolosluk hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Konsolosluk nedir]]></category>
		<category><![CDATA[nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenibilgiler.com/?p=25920</guid>
		<description><![CDATA[Konsolosluk Nedir Yabancı memleketlerde, ülkesinin ticari menfaatlarını koruyan ve diplomatik olmayan çeşitli resmi vazifeleri ifa eden resmi dairelere verilen isim. Bazı durumlarda konsolosluk memurları ve konsoloslar temsil ettikleri devletin vatandaşı olmayabilir. Konsolosluk idarecilerinin ünvanları ülkeden ülkeye değişir. Milletlerarası hukukta bir devletin, diğer devletlerde konsolosluk açma mecburiyeti yoktur. Konsolosluk yetkilileri, vazifeli gittikleri devletin müsadesi olmadan o [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font color="#008000"><b>Konsolosluk Nedir</b></font></p>
<p>Yabancı memleketlerde, ülkesinin ticari menfaatlarını koruyan ve diplomatik olmayan çeşitli resmi vazifeleri ifa eden resmi dairelere verilen isim. Bazı durumlarda konsolosluk memurları ve konsoloslar temsil ettikleri devletin vatandaşı olmayabilir. Konsolosluk idarecilerinin ünvanları ülkeden ülkeye değişir. Milletlerarası hukukta bir devletin, diğer devletlerde konsolosluk açma mecburiyeti yoktur. Konsolosluk yetkilileri, vazifeli gittikleri devletin müsadesi olmadan o memlekette faaliyette bulunamazlar. Bu müsade konsolosluğun bulunduğu ülke tarafından yazılı bir belge halinde verilir ve herhangi bir zamanda herhangi bir sebeble iptal edilebilir.<span id="more-25920"><br />
<h2>Sponsorlu Bağlantılar</h2>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9546344415416295";
/* saglikalt */
google_ad_slot = "1819109676";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></span></p>
<p>Konsolosluk görevlileri, diplomatik temsilci değildirler. Diplomatik görev verilenler ve gittiği devlet tarafından bu sıfatla kabul edilenler haricindeki konsolosluk görevlileri, diplomatik imtiyazlar ve muafiyetlere sahip değildirler. Fakat resmi görevlerini ifa ederken birçok bürokratik formalitelerde ve hatta adli kovuşturmalarda konsolosluk görevlilerine bazı imtiyazlar tanınmaktadır. Konsolosluk binaları ve arşivlerinin dokunulmazlığı vardır.</p>
<p>Konsoloslukların vazifeleri, antlaşmalar ve nizamnamelerle tesbit edilmiştir. Umumiyetle, ticari ve sınai sahada ülkesinin menfaatlerini gözetmek, vatandaşların haklarının korunması, seyrüsefer kontrolü, noterlik gibi vazifeleri vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenibilgiler.com/konsolosluk-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sinüzit Nedir veTedavisi Nasıl Olur</title>
		<link>http://www.yenibilgiler.com/sinuzit-nedir-vetedavisi-nasil-olur/</link>
		<comments>http://www.yenibilgiler.com/sinuzit-nedir-vetedavisi-nasil-olur/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Apr 2012 18:41:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Sinüzit]]></category>
		<category><![CDATA[Sinüzit nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Sinüzit Nedir veTedavisi Nasıl Olur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenibilgiler.com/?p=25917</guid>
		<description><![CDATA[Sinüzit Nedir veTedavisi Nasıl Olur Sinüzit Ne Demektir Burun çevresindeki sinüs adı verilen boşlukların iltihaplanmasına sinüzit adı verilir. Sinüsler burnun her iki yanında ve 4 ayrı isimde bulunurlar. Burnun hemen yan taraflarında bulunan ve sinüslerin en büyüğü olan sinüs maksiller sinüs’ tür. Bunun dışında burnun üst tarafında, alın kemiği içide bulunan sinüse frontal sinüs, burnun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #008000;"><strong>Sinüzit Nedir veTedavisi Nasıl Olur</strong></span><br />
<strong>Sinüzit Ne Demektir</strong><br />
Burun çevresindeki sinüs adı verilen boşlukların iltihaplanmasına sinüzit adı verilir. Sinüsler burnun her iki yanında ve 4 ayrı isimde bulunurlar. Burnun hemen yan taraflarında bulunan ve sinüslerin en büyüğü olan sinüs maksiller sinüs’ tür. Bunun dışında burnun üst tarafında, alın kemiği içide bulunan sinüse frontal sinüs, burnun arka ve üst tarafında bulunan ve orta hatta tek olan sinüse sfenoid sinüs denir.<span id="more-25917"><br />
<h2>Sponsorlu Bağlantılar</h2>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9546344415416295";
/* saglikalt */
google_ad_slot = "1819109676";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></span></p>
<p>Ayrıca burnun yan ve üst taraflarında bir çok küçük boşluktan ibaret bölümlere de etmoid sinüs denir. Bütün bu sinüsler bir delik aracılığı ile burun içine açılırlar. Buruna açılan bu delikler sinüslerin havalanmasını da sağlarlar.</p>
<p><strong>Sinüsler Ne İşe Yarar</strong><br />
Aslında bu sinüslerin fonksiyonları tam olarak aydınlatılmış değildir. Ancak sesin resonansının sağlanması, solunum havasının nemlendirilmesi ve ısıtılması ile zararlı partiküllerin tutulması gibi görevleri vardır. Ayrıca baş ağırlığının azaltılması işine de yararlar. Bütün sinüslerin içini döşeyen mukoza hergün belli oranda salgı yaparlar. Bu salgılar burun içine dökülerek oradan da boğaz ve mideye giderler.</p>
<p><strong>Sinüsler Herkeste Var mıdır</strong><br />
Her erişkinde sinüs mutlaka vardır. Ancak sinüslerin gelişimi zaman alır. Doğumda sadece maksiller ve etmoid sinüsler mevcuttur. Onlarda filmlerde bile görülemeyecek kadar küçüktürler. Maksiller sinüs 3 yaşında anlamlı büyüklüğe gelir ve ancak puberte çağında erişkindeki boyutuna ulaşır. Frontal sinüs doğumda yoktur. 6 yaşında filmlerde görülebilecek boyuta gelir. Yine puberte çağında erişkin boyutuna ulaşır. Etmoid sinüsler doğumda var olmasına rağmen giderek büyür ve 12 yaş civarında erişkindeki boyutuna ulaşır. Sfenoid sinüs doğumda yoktur. 5 yaşından itibaren gelişimi hızlanır ve puberte çağında erişkin boyutuna ulaşır. Sinüslerin büyüklüğü kişiye göre değişir. Frontal sinüsün hiç olmaması seyrek görülen bir durum değildir.</p>
<p><strong>Sinüsler Nasıl İltihaplanır</strong><br />
Burun ve sinüsler; bakteri ve virüslerin sık sık yerleşip iltihap yaptığı bölgelerdir. Bu bölgelerde her zaman iltihaba yol açacak bakteri ve virüs bulunur ancak normal çalışan bir sinüste iltihap her zaman olmaz. Eğer sinüsün normal çalışmasına engel olacak bir durum varsa kolaylıkla sinüs iltihabı (sinüzit) gelişir. Bakteri ve virüs dışında nadiren de olsa mantarlar da iltihap yaparlar. Sinüzit en çok nezle, grip gibi üst solunum yolu infeksiyonları sonrası gelişir.</p>
<p>Bu tür infeksiyonlarda sinüslerin burun içine açılan delikleri ödem nedeniyle kapanır ve sinüs salgıları burun içine boşalamaz. Ayrıca sinüslerin havalanması da bozulur. Bu durumda sinüs içerisinde kolayca iltihap gelişir. Bunun dışında sinüs ağızlarını tıkayan alerji, burunda kemik eğriliği, et büyümesi, yabancı cisim, geniz eti gibi durumlar da sinüzit gelişmesini kolaylaştırır. Vücut direnci başka sebeplerle düşük olan kişiler daha kolay sinüzit geçirirler.</p>
<p><strong>Kaç Tür Sinüzit Vardır</strong><br />
Sinüzit genel olarak akut ve kronik (müzmin) olarak ikiye ayrılır. Akut sinüzit yeni oluşan sinüzit anlamına gelir. Uygun tedavi edildiğinde tamamen iyileşir. Ancak kronik sinüzit sinüslerde sürekli bir iltihap anlamına gelir ve tedavisi de zordur. Birçok kez ameliyat gerektirir.</p>
<p><strong>Sinüzitin Belirtileri Nelerdir</strong><br />
Akut ve kronik sinüzitin belirtileri biribirinden farklıdır. Akut sinüzitte şikayetler daha şiddetlidir. Hastayı en çok rahatsız eden şikayetlerden biri ağrıdır. Bu hangi sinüsün iltihaplandığına göre baş ağrısı, yüz ağrısı, göz çevresinde ağrı şeklinde olur. Genellikle öne doğru eğilmekle artar. Ayrıca burun tıkanıklığı, burun akıntısı, koku duyusunda azalma, geniz akıntısı, ateş, çene ve dişlerde ağrı, ağız kokusu, burun kanaması, göz kapakları ve yüzde şişme gibi belirtiler olur. Öksürük hem akut hem de kronik sinüzitin belirtisidir. Kronik sinüzitte şikayetler daha uzun süreli olmasına rağmen daha hafiftir. Ağrı daha seyrek hatta bazen yoktur. Hastayı en çok geniz akıntısı ve buna bağlı boğaz ağrısı ve öksürük rahatsız eder. Bunun dışında yine burun tıkanıklığı, yüzde dolgunluk hissi ve ağız kokusu olur. Kronik sinüziti olan hastalar bazen akut dönemler yaşayabilirler.</p>
<p><strong>Muayenede Ne Görülür</strong><br />
Sinüzitli bir hastanın muayenesinde en çok görülen bulgu, burun içinde iltihaplı akıntı, ödem, boğaza doğru akıntı ve yüzde hassasiyettir. Bu gibi bulguların görüldüğü ve sinüzitten şüphelenilen hastalara uygun tetkikler yapılır. Ancak hastanın muayenesinde çok belirgin bir bulgu olmadan da sinüzit olabileceği akılda tutulmalıdır.</p>
<p><strong>Teşhis Nasıl Konur</strong><br />
Hastanın şikayetleri ve muayene bulgularına göre sinüzit düşünülse bile kesin teşhis radyolojik olarak yani çekilen filmlerle konur. Bunun için en çok çekilen film Waters filmi denilen ve daha çok maksiller sinüsü inceleyen bir filmdir. Diğer sinüsler içinde değişik açıdan çekilen filmler vardır. Ancak bu çekilen normal filmler pratikte faydalı olmasına rağmen yanılma payları az değildir. Bu amaçla özellikle tedaviye cevap vermeyen veya ameliyat düşünülen hastalarda mutlaka bilgisayarlı tomografi çekilmelidir. Bilgisayarlı tomografi burun içi ve sinüsler hakkında bize çok faydalı bilgiler vermektedir.</p>
<p><strong>Sinüzitin Ne Gibi Tehlikeleri Vardır</strong><br />
Sinüzit uygun antibiyotik ve yardımcı ilaçlarla veya gerektiğinde ameliyatla tedavi edildiğinde ciddi problemlere yol açmayan bir hastalıktır. Ancak iltihabın yayılmasına bağlı bazı komplikasyonlar gelişebilir. Bunlardan en önemlileri iltihabın göz çukuru içine yayılması ve körlüğe kadar gidebilen hastalıklar, beyin zarına veya beyin içine yayılarak abse oluşması, iltihabın sinüs içinde abseleşmesi ve kemik iltihabı sayılabilir. Bu tür durumlar oluştuğunda tedavi daha ciddi yapılmalıdır ve ilaç tedavisiyle birlikte ameliyat gerektirir</p>
<p><strong>Nasıl Korunabilirim</strong><br />
Hastaların sinüzit olmamak veya olunursa kolay tedavi edilebilmek için dikkat edebilecekleri birkaç şey vardır. Bunun için soğukta kalmamak, saçların ıslak kalmaması, yaşadıkları ortamın nemi ve ısısının uygun olması, sigaranın dumanında dahi kalınmaması,alerjiye yol açabilecek toz, duman veya diğer irritan maddelerden uzak kalınması gibi önlemler alınabilir.</p>
<p><strong>Nasıl Tedavi Edilir</strong><br />
Sinüzit tedavisinde amaç bakterilerin yok edilmesi ve sinüslerin buruna açılan deliklerinin açılmasını sağlamaktır. Bu delikler açılmazsa sinüs iltihapları yok edilemez. Bakterilerin yok edilmesi antibiyotiklerle olur. En çok sinüzite sebep olan bakteriler hesaba katılarak antibiyotik seçilir. Antibiyotik seçimi için kültür ve antibiyogram yapılması çok seyrek başvurulan bir yöntemdir. Antibiyotik tedavisi en az 10 gün hatta bazen 15-20 gün sürmelidir.</p>
<p>Bunun dışında sinüs deliklerinin açılması için dekonjestan amaçlı kullanılan tablet ya da spreyler, ağrı kesiciler ve sinüzite yardımcı olan alerji gibi durumlar varsa bunlara uygun ilaçlar verilir. Dekonjestan spreyler 5 günden fazla kullanılmamalıdır. İlaçlara cevap alınmayan durumlarda sinüziti kolaylaştıran başka faktörlerin varlığı araştırılır ve uygun şekilde tedavi edilir. Ancak bazen ameliyat gerekebilir. Kronik sinüzitlerde de yine önce ilaç tedavisi uygulanabilir. Ancak sık sık alerji ya da kemik veya et gibi bir anatomik problem olduğu için ameliyatla tedavi gerekli olmaktadır.</p>
<p><strong>Hangi Durumlarda Ameliyat Gerekli Olur</strong><br />
Akut sinüzitler genellikle ilaç tedavisine yanıt verdikleri için ameliyata nadiren ihtiyaç duyulur. Ancak kronik sinüzitlerde, burunda et veya kemik eğriliği ( deviasyon ) bulunması gibi durumlarda ya da komplikasyon gelişen vakalarda sinüzit ameliyatı gerekir.</p>
<p><strong>Ameliyat Nasıl Yapılır</strong><br />
Sinüzit için yapılan ameliyatlar son yıllarda çok ilerlemiştir. Bu ilerlemenin en önemli sebebi endoskop denilen ve burun içine sokulan bir kamera aracılığı ile monitörden ameliyat yapmaya imkan veren cihazların kullanılmaya başlanmasıdır. Endoskopik yöntemle (görüntülü muayene ve ameliyat) hem burun içi gibi dar ve karanlık bir yerde çalışmak kolaylaşmaktadır hem de sinüzite yol açan asıl faktör düzeltilip diğer sağlam bölgelere dokunulmamaktadır. Bu ameliyat hem lokal hem de genel anestezi ile yapılabilir. Ameliyatta en önemli amaç, sinüz ağızlarının açılmasını sağlamak ve sinüslerin içini temizlemektir. Genellikle sadece burun içinden girmek yeterlidir. Bazen maksiller sinüse girmek için dudak altından çalışmak gerekebilir. Bu yöntemle burun içindeki et, kemik eğriliği gibi diğer hastalıklar da tedavi edilebilmektedir. Ameliyattan sonra hekimin tercihine göre burun içine tampon konabilir.</p>
<p><strong>Ameliyatın Ne Gibi Komplikasyonları Vardır</strong><br />
Anestezi komplikasyonları dışında endoskopik ameliyatta en sık görülen problem kanamadır. Bu bazen cerrahın çalışmasını engelleyecek kadar şiddetli olur ve ameliyatta asıl amaç kanamayı durdurmak haline gelir. Bunun dışında burun ve sinüslerin çevresinde önemli organlar bulunduğu için ciddi komplikasyonlar gelişebilir. Bunlar arasında göz çukuru içine girilerek göz küresi ve sinirinin zedelenmesi, beyin zarının delinerek beyin sıvısının burun içine akması, beyine giden büyük damarların yaralanması, beyin absesi gibi ciddi problemlerin yanı sıra bazı küçük ve daha sonra tedavi edilebilen komplikasyonlar da vardır.</p>
<p><strong>Ameliyattan Sonra Nelere Dikkat Etmeliyim</strong><br />
Endoskopik yöntemle yapılan ameliyattan sonra en önemli konu pansumanların uygun yapılmasıdır. Sinüzit ameliyatında pansuman burun içinin uygun şekilde temizlenmesi anlamına gelir. Bunun için başlangıçta birkaç günde bir daha sonra daha seyrek olarak doktorunuza gitmeniz gerekecektir. Kaç günde bir temizlenmesi gerektiği ameliyatın seyrine ve doktorun tercihine göre değişir. Doktorunuz her pansumandan sonra bir sonraki görüşme zamanını söyleyecektir. Hasta kendisi burun içini serum fizyolojikle yıkayarak yapışma ve birikintileri önlemeye çalışabilir.</p>
<p><strong>Ameliyattan Sonra Sinüzitim Tekrarlar mı</strong><br />
Endoskopik yöntemle ameliyat yapılmaya başlandıktan sonra sinüzitin tekrarlama oranı son derece düşmüştür. Ancak yine de özellikle alerjinin rol oynadığı sinüzitlerde tekrar problem oluşması görülebilir. Alerji toplumumuzda sanıldığından çok daha sık görülmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenibilgiler.com/sinuzit-nedir-vetedavisi-nasil-olur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Konsolidasyon Nedir</title>
		<link>http://www.yenibilgiler.com/konsolidasyon-nedir/</link>
		<comments>http://www.yenibilgiler.com/konsolidasyon-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Mar 2012 08:15:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Konsolidasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Konsolidasyon hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Konsolidasyon nedir]]></category>
		<category><![CDATA[nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenibilgiler.com/?p=25911</guid>
		<description><![CDATA[Konsolidasyon Nedir Kısa vadeli bir borç yerine aynı miktarda uzun vadeli bir borcun geçirilmesi, tahkim. Kaldırılan borçla yerine konan borcun miktarı eşit olmakla beraber, her ikisinin şartları birbirinden farklıdır. Tahkimi, mümkün kılan başlıca faktör de, borçların şartlarındaki bu değişikliktir. Başka bir ifade ile, uzun vadeli borcun taşıdığı bazı husüsi menfaatler, bilhassa yüksek faiz haddi, alacaklıya, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font color="#008000"><b>Konsolidasyon Nedir</b></font></p>
<p>Kısa vadeli bir borç yerine aynı miktarda uzun vadeli bir borcun geçirilmesi, tahkim. Kaldırılan borçla yerine konan borcun miktarı eşit olmakla beraber, her ikisinin şartları birbirinden farklıdır. Tahkimi, mümkün kılan başlıca faktör de, borçların şartlarındaki bu değişikliktir. Başka bir ifade ile, uzun vadeli borcun taşıdığı bazı husüsi menfaatler, bilhassa yüksek faiz haddi, alacaklıya, kısa vadenin kendisine sağladığı faydadan vazgeçmekte önemli etken olmaktadır.<span id="more-25911"><br />
<h2>Sponsorlu Bağlantılar</h2>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9546344415416295";
/* saglikalt */
google_ad_slot = "1819109676";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></span></p>
<p>Tahkim esas itibaryile dalgalı borçlar için tatbik edilen bir sistemdir. Bununla beraber, ödemede güçlük çekilmesi ihtimali mevcut olduğu, yahut alacaklıların eline serbest satın alma gücü verilmesi ekonomik denge bakımından mahzurlu sayıldığı takdirde, uzun vadeli borcun vadesi gelmiş taksitleri için de tahkim yapılır.</p>
<p>Dalgalı borçların tahkimi, bir çok kimseler için, bu borçların vadelerinde yenilenmemeleri halinde hazineyi çok güç bir duruma sokmaları ve böylece paranın istikrarını bozmaları tehlikesini bertaraf edecek bir tedbir sayılmaktadır.</p>
<p>Tahkim ihtiyari veya cebri olarak iki tarzda yapılabilir: ihtiyari tahkimde alacaklı, elindeki kısa vadeli kredi vasıtasını uzun vadeli tahville değiştirip değiştirmemekte serbest bırakılır. Tercihini değiştirme şeklinde kullandığı takdirde kısa vadeli borç kalkmış, yerine uzun vadelisi geçmiş olur. Değiştirmeyi red ettiği takdirde ise tahkim yapılmamış olacaktır. Ancak bu, alacaklının derhal ödeme talebinde bulunacağını göstermez. Tahkimi arzulamamakla beraber elindeki kısa vadeli borç senedinin ödenme zamanı geldiği vakit vadenin yenilenmesini kabul etmesi imkan dahilindedir. Bu hal, alacaklının elinde uzun vadeli tahvil yerine her zaman paraya kolaylıkla çevirebileceği kısa vadeli bir kredi vasıtası tutmayı tercih ettiğini gösterir.</p>
<p>Cebri tahkimde alacaklıya hiçbir seçim hakkı tanınmamaktadır. Devlet tek taraflı bir kararla, kısa vadeli borçları uzun vadelilerle değiştirerek, böyle bir değiştirme yapmadan sadece vadeyi uzattığını ilan ederek tahkimi yapmış olur. Bunu yaparken alacaklılara bazı menfaatler sağlayarak, mesela daha yüksek faiz vererek, onları tatmin edip etmemeye de devlet tek taraflı karar verir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenibilgiler.com/konsolidasyon-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

