Yazılar

Hakim Süleyman Ata

hakim Süleyman Ata

mutasavvıf, hikmetler şairi. Türkistanda doğdu. doğum tarihi bilinmemektedir. Ahmed Yesevi hazretlerinin ileri gelen talebelerindendir. Süleyman Bağırgani olarak da bilinir. Süleyman Hakim Ata, küçük yaşta Kuran-ı kerimi okumaya başladı. Kuran-ı kerimi hürmetle başında taşır ve hiç sırtını dönmezdi. Bir gün Ahmed Yesevi hazretleri bu halini gördü çok hoşuna gitti. Kuran-ı kerim öğretmek için yanına aldı.

Ahmed Yesevi hazretleri Süleyman Ata ile beraber birkaç çocuğu odun almaya gönderdi. Odun getirirken yağmur başladı. Odunlar ıslandı. Yalnız Süleyman Atanın odunları ıslanmadı. Hızır aleyhisselam da oradaydı. Süleyman Ataya odunlarının niçin ıslanmadığını sordu. O da elbisesi ile örttüğünü söyledi. Bu cevab Hızır aleyhisselamın çok hoşuna gitti. Süleyman Ataya, Bundan sonra senin ismin Hakim olsun. dedi. Sonra ağız suyundan Süleymanın ağzına bıraktı. Süleymanın kalbi birden nüra gark oldu. Hikmet ilim söylemeye başladı. Ahmed Yeseviden duyduklarını şiirle insanlara anlatmaya başladı.

Bir kurban bayram ıydı. Ahmed Yesevi imam olup Bayram Namazı kıldırdı. Namazda hocadan bir ses çıktı. Cemaat imamın abdesti bozuldu. diye namazı terk ettiler. Hakim Ata namazını bozmadı. Ahmed Yesevi selam verince ben sizin bu yoldaki derecenizi anlamak istedim. O ses benden değ il, belime bağladığım odundan çıktı. Sizin bu halinizden, bir tek müridim, bir de yarım müridim olduğu anlaşıldı. Hakim Ataya Yarın seher vakti sana bir deve gelecek, ona bin, nerede durursa, orada inersin. dedi. Ertesi sabah bir deve geldi. Hakim Ata deveye binip ipini salıverdi. Deve istediği gibi gitti. Harezm taraflarında bir yerde çöktü. Kaldırmak istedi kalkmadı ve bağırdı. Bundan dolayı Bağırgani dendi. Oraya da Bağırgan ismi verildi.

Süleyman Ata, Ahmed Yesevi tarzında şiirler yazmıştır. hece vezni ile yazdığı bu şiirlerinde Kul Süleyman, Hakim Süleyman, Hakim Hoca Süleyman ve Hakim Ata gibi mahlaslar kullanmıştır. Şiirlerini Ahmed Yesevinin hikmetlerinden ayırmak mümkün değildir. Bunlar tamamen Divan-ı Hikmet rühunu taşırlar.

Hakim Süleyman Ata, 1186 H. 582 yılında vefat etti. Harezm ülkesindeki Akkurgan Bakırğana defnedildi. Bakırgan kitabı, ahir zaman Kitabı, Mer yem Kitabı belli başlı eserleridir.

HAKiM-i TiRMiZi Muhammed bin Ali veli ve büyük hadis alimi. ismi, Muhammed bin Ali bin Hasan bin Bişr ez-Zahid, künyesi Ebü Abdullahtır. Doğum tarihi bilinmeyen Hakim-i Tirmizi, doğum yeri olan Tirmizde uzun müddet kaldı. Sonra Belhe gitti. Orda bir müddet kaldıktan sonra Nişabüra geldi. 932 H. 320 senesinde şehid edildi.

Hakim-i Tirmizi babasından, Ku teybe bin Said, Hasan bin Ömer, Salih bin Abdullah Tirmizi, Salih bin Muhammed Tirmizi, Ali bin Hucr es-Sadi, Yahya bin Müsa, Utbe bin Abdullah el-Mervezi, Abbad bin Yaküb ed-Devrak, Süfyan bin Veki ile Horasan ve Iraktaki muhaddislerden hadis-i şerif öğrenmiştir. Yahya bin Mansür el-Kadı, Hasan bin Ali, Nişabür alimleri ve daha pekçok alim de ondan hadis-i şerif rivayet etmişlerdir. Pekçok kitabı olan Hakim-i Tirmizi, Ebü Türab Nahşebi, Ahmed bin Hadraveyh ve ibn-i Cela gibi evliya ile sohbet etmiş, beraber bulunmuş ve onlardan çok faydalanmıştır. Çok hadis-i şerif toplamış, zahit ve abit bir zat olan Hakim-i Tirmizinin yazdığı Kitapların ekserisi basılmıştır.

Sünnet-i seniyyeye tam uyan, ilmiyle amil, ümmet-i Muhammedin büyüklerinden olan Hakim-i Tirmizi, zamanın evliyasından olup, herkes tarafından övülmüştür. ince manaları açıklama ve izah husüsunda üstat, hadis ilminde ise sika sağlam, güvenilir bir alimdi. Sözleri kıymetli olup, hilmi yumuşaklığı pek ziyade, şefkati çok ve ahlakı pek güzeldi. Peygamberimizin mübarek ahlakı onda görülürdü.

Buyurdu ki
ahirette kurtulmak, ibadet ve amelin çok olmasıyla değil, amellerin ihlaslı ve edeblerine uygun yapılması iledir. Müminin neşesi yüzünde, hüznü kalbindedir. Nefsin, sende olduğu halde, Allahü tealayı tanımak istiyorsun. Halbuki nefsin, daha kendisini bile

tanımamıştır. Rabbini nasıl tanısın Kanaat nedir? diye sorulunca, insanın kısmetine düşen rızkına razı olmasıdır. cevabını vermişti.Kendisine imanın gitmesine en çok sebeb olan günah nedir? diye sordular. Buyurdu ki Üç Günah vardır Birincisi, iman nimetine kavuştuğuna şükretmemek ikincisi, imanın gitmesinden korkmamak üçüncüsü, müminleri incitmek ve onlara eziyet etmek. Biliniz ki, haksız yere bir Müslümanı incitmek, Kabeyi yetmiş defa yıkmaktan daha büyük günahtır. Resülullah efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem böyle buyurmuştur.

Eserleri
Hakim-i Tirmizinin pekçok risaleleri mevcud olmakla beraber, yazdığı meşhur kitapları Kitab-ül-Furük, Hatm-ül-Vilaye vel-ilel-üş-Şeriyye, Nevadir-ül-Usül fi Ehadis-ir-Resül, Gars-ül-Muvahhidin, Er-Riyadatü ve Edeb-ün-Nefs, Gavr-ül-Umür, El-Menahi, Şerh-üs-Salat, El-Mesail-ül-Meknüne, El-Ekyas vel-Muterrin, Beyan-ül-Fark Beyn-es-Sadr, El-Akl vel-Hevadır. Bunların dördü hariç, diğerleri basılmıştır. Bazı risaleleri de, yakın zamanda Şamda tekrar basılmıştır.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.