Yazılar

Halvetiyye

Halvetiyye

Halvetiyye? Halvetiyye Ne Demek? Halvetiyye Nedir? Halvetiyye Ne Demektir? Halvetiyye Nedir Kısaca?

Halvetiyye, evliyanın büyüklerinden Siraceddin Ömer bin Ekmelüddin Lahicinin tasavvufta takib ettiği yol, tarikat. Siraceddin Ömer Lahicinin amcası ve hocası Muhammed bin Nur-ül-Halvetiye nisbetle bu yola Halvetiyye ismi verilmiştir. Abdullah Siraceddin Ömer Lahicinin bir çınar ağacının kovuğunda halvet etmesinden, hatta bu ibadetini kırk gün hiç ara vermeden sürdürmesinden dolayı onun tasavvuftaki yoluna Halvetiyye adı verildiği de bildirilmiştir.

Halvetiyye yolunun kurucusu olan Siraceddin Ömer Lahici, Lahicanda doğdu. Çocuk yaştan itibaren ilim tahsil etti. Genç yaşındaHarezme giderek amcası Ahi Muhammed bin Nur-ül-Halvetiye talebe oldu. Onun hizmetinde ve sohbetinde bulunarak tasavvuf yolunda ilerledi. 1317 senesinde amcası vefat edince, yerine geçerek talebelerine ders verdi, insanlara islamiyetin emir ve yasaklarını anlattı. Onun tasavvufta takib ettiği yola Halvetiyye adı verildi.

Halvetiyye yolu kısa zamanda yayıldı. Siraceddin Ömer Halveti bir müddet Hoyda ve Mısırda bulundu. Oradan Hicaza giderek hac vazifesini yerine getirdi.Hac dönüşünde Sultan Uveysin daveti üzerine Herata geldi.Orada insanlara islamiyetin emir ve yasaklarını anlatarak onların dünyada ve ahirette saadete kurtuluşa ermeleri için gayret etti. hilafet verdiği talebelerini de çeşitli memleketlere gönderdi. Vefatından sonra yerine talebelerinin ve halifelerinin en önde geleni Seyyid Yahya Şirvani geçti. Halvetiyye yolunun yayılması ve kollara ayrılması Seyyid Yahya Şirvani hazretleri zamanında oldu. Halvetiyye yolu dört kola ayrılmıştır. Bu kollardan da pekçok şubeler ortaya çıkmıştır.

Birinci kol Ömer Rüşeni hazretleriyle başlayan Rüşeniyye koludur. Seyyid Yahya Şirvaninin halifesi olan Dede Ömer Ruşeni Aydınlıdır. Tahsilini bursada yaptıktan sonra Baküye giderek Seyyid Yahya Şirvani hazretlerine talebe oldu. Onun sohbetinde olgunlaşıp, insanlara islamiyeti anlattı. 1487 senesinde Tebrizde vefat etti. Rüşeniyye kolundan Diyarbakırlı ibrahim Gülşeninin kurduğu Gülşeniyye ile Sezaiyye ve Halvetiyye şübeleri meydana gelmiştir.

ikinci kol Cemaliyye koludur. Çelebi Halife diye meşhur olan Cemaleddin Aksarayi hazretleri tarafından kurulmuştur. Merzifon ve Amasyada yetişip istanbula gelen Cemaleddin Aksarayi istanbulun Kocamustafapaşa semtinde cami, medrese, dergah ve imaret kurdu. Halvetiyye yolunu yaydı. Hac yolculuğu sırasında Şamda vefat etti. Yerine halifesi ve damadı Sünbül Sinan Efendi geçti. Onun yoluna da Sünbüliyye adı verildi. Halvetiyye yolunun Cemaliyye kolundan Şabaniyye, Nasühiyye, ibrahimiyye, Assaliyye, Bahşiyye, Karabaşiyye, Çerkeşiyye şübeleri doğdu.

Üçüncü kol Şemseddin Ahmed Marmaravinin kurduğu Ahmediyye koludur. Bu koldan çıkan şübelerin en önde gelenleri Nüreddin cerrahi tarafından kurulan cerrahiyye ve Niyazi-i Mısri tarafından kurulan Mısriyyedir. Ramazaniyye, buhar iyye, Raüfiyye, Cihangiriyye, Sinaniyye, Uşşakiyye şubeleri de bu koldandır. Dördüncü kol Şemsiyyedir. Kurucusu Kara Şems diye meşhur olan Şemseddin Ahmed Sivasi hazretleridir.

Halvetiyye yolunun kolları ve şübeleri arasında büyük bir farklılık yoktur. Küçük farklılıklar ise daha çok giyimdedir. Anadolu ve Rumelide en çok dergahı bulunan tarikatların başında Halvetiyye yolu gelir. Bu kolların ve şübelerin şeyhi olan zatların çoğunun kabri Anadoludadır. Zikr-i Cehriyi sesli zikri esas alan Halvetiyye yolunda Esma-i Seba denilen La ilahe illallah, allah, Hü, Hak, Hayy, Kayyüm, Kahhar isimleri anılırdı. Toplu zikirlerde Deveran, yani ayakta halka teşkil edip dönerek zikretmek usülü de vardı.

Halvetiler diz çöküp kıbleye karşı otururlar her türlü dünyevi düşünce ve şekilleri zihinlerinden silerler, sadeceAllahü tealayı düşünürlerdi. La ilahe illallah zikrini 33 ve 165 kere tekrar ederler, sonra allah ism-i Celalini daha sonra da Esma-i Sebadan Hü, Hak, Hayy, Kayyüm, Kahhar isimlerini zikrederlerdi. Hazret-i Ali vasıtasıyle Peygamber efendimize ulaşan silsilesi şöyledir Muhammed aleyhisselam, hazret-i Ali radıyallahü anh, Hasan-ı Basri, Habib-i Acemi, Davud-i Tai, Marüf-ı Kerhi, Sırri-yi Sekati, Cüneyd-i Bağdadi, Mimşad ed-Dineveri, Muhammed Dineveri, Ömer Bekri, Abdülkahir Bekri, Kutbeddin Ebheri, Muhammed Nehhas Buhari, Muhammed Tebrizi, Cemaleddin Şirazi, ibrahim Zahid Gilani, Sadeddin Fergani, Kerimüddin Muhammed bin Hür-ül-Halveti, Siraceddin Ömer Halveti.

Çeşitli kolları ve şübeleri düşünülürse Halvetiyye yolunun Müslüman-Türk toplumu üzerinde en çok tesiri olan tarikatlerden olduğu görülür. Mensupları arasında her sınıftan ve her meslekten insanlar vardı. Sultan ikinci Bayezidin yanındaki Cemal Halveti, Yavuz Sultan Selimin yanındaki Sünbül Sinan Efendi, Kanüni Sultan Süleymanın yanındaki Merkez Efendi, Halvetiyye yoluna mensuptular. Sünbül Sinan Efendi ve Merkez Efendinin istanbulda kendi adlarıyla anılan mahallelerdeki türbeleri, bugün bile büyük kitleler tarafından ziyaret edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir