Yazılar

Hava Yastığı Yaralanmaları

hava Yastığı Yaralanmaları

Günümüz arabalarında yaygın biçimde kullanılmakta olan hava yastığı, emniyet kemerinin güvenlik sağlayıcı etkisini arttırabilmek için üretilmiştir. ilk kez 70’li yılların başında kullanılmış ve günümüze değin etkinliği binlerce yaşamı kurtarmasıyla kanıtlanmıştır. Hava yastığı emniyet kemeri ile birlikte kullanıldığında ciddi kafa travması yaralanmasını % 75 oranında azaltmaktadır. Yalnızca emniyet kemerinin kullanılmasında bu oran %38′ dir. Üretilen yeni arabalarda hava yastığının bulunması bazı ülkelerde yasal olarak zorunlu duruma gelmiştir.

Örneğin Amerika Birleşik Devletleri’nde 1998 yılıyla birlikte üretilen her arabaya ikili (sürücü ve yolcu) hava yastığı ve üç- nokta bağlantılı emniyet kemeri taşıma zorunluluğu getirilmiştir. Hava yastığı A.B.D.’ de yalnızca 1997 yılında 842 kişinin yaşamını kurtarmıştır. Tüm dünya ülkeleri değerlendirildiğinde sayı yukarıda belirtilenden çok daha yüksektir.

Günümüz teknolojisinin ürettiği her ürün karmaşık bir takım bilgileri içermektedir. Bu da üretilenlerin uygun biçimde kullanılması için konu hakkında bireyin bilgilendirilmesini ve eğitimini zorunlu kılmaktadır. Hava yastığının gerçekte çok da masum olmadığını geçtiğimiz otuz yılın hava yastığı nedenli yaralanmalarının dökümünde açıkça görmekteyiz. Yaralanmaların büyük çoğunluğunu 12 yaşın altındaki çocukların oluşturması, anne babaların hava yastığı konusunda eğitilmelerinin önemini göstermektedir.

Hava yastığı, 30 km/ saat (bazı kaynaklarda 48 km/sa) üstünde hızı olan bir arabanın önden ya da yandan çarpışması sonucu devreye girer. balonu şişirecek kimyasal mekanizma 54 milisaniye de aktiflenir ve panel içinde yerleşen balon Saatte 200 millik bir hızla fırlayarak nitrojen gazı ile şişmeye başlar. Bu hızlı patlama sonucunda sürücü ve yolcuda çeşitli yaralanmalar olabilmektedir. 10 yaşın altındaki çocuklarda eğer arabada hava yastığı var ise ölüm oranı %21 gibi yüksek bir değerdedir. 1998 yılına kadar ön yolcu koltuğunda yolculuk yapan 66 çocuk hava yastığı yaralanması nedeni ile yaşamını kaybetmiştir

Bu çocukların hemen hepsi hava yastığı olmayan bir araba içinde yolculuk etselerdi belki de düşük düzeyde bir yaralanma ile kazayı atlatabileceklerdi. 1996 yılında çarpışma olmadan açılan ve sürücüsünü ciddi bir biçimde yaralayan bir hava yastığı yaralanma olgusu sunulmuştur. 1996 yılına dek A.B.D.’de sürücünün hava yastığı ile yaralanması sonucu ölüm sayısı 18 dir. Günümüze değin hava yastığı yaralanmalarını Konu alan 60’a yakın bilimsel yazı yayınlanmıştır.

Hava yastığının başlı başına bir yaralanma nedeni olduğu açıkça görülmektedir. Yaralanma sıklıkla ön yolcu koltuğunda oturan çocuklarda olmaktadır. Hava yastığının tasarımı gereği travma anında bireyin öne doğru hareketine karşı bir direnç oluşturmak istenir. Erişkin bu direnci başı ve gövdesiyle karşılar. Çocukların ise boyları daha kısadır ve hava yastığı şişerken sıklıkla baş ve boyun ile temas eder. Emniyet kemeri de küçük gövdeler üzerinde yeterince etkili değildir. Özellikle 10 yaş altındaki çocuklarda boyun bölgesinin travmalara karşı zayıf yapısı nedeniyle boyunda 1. omur çıkıklarına ve ağır omirilik yaralanmalarına sıklıkla rastlanmaktadır.

A.B.D. Ulusal trafik Güvenlik Kurulu hava yastığı yaralanmalarını üç guruba ayırmıştır kafatası kırığı ve boyun omurga yaralanması ile birlikte beyin zedelenmesinin, beyin zarlarındaki kanamanın eşlik ettiği yaralanmalar. Sıklıkla ölümcül sonuçlanırlar.

Sıklıkla iki taraflı birden fazla kaburga kırığı ve eşlik eden göğüs ve karın içi organ yaralanmaları ( kalp, dalak, karaciğer ve aorta).

Kaburga kırığı olmaksızın gelişen kalp ve akciğer yaralanmaları. Bu grupta sıklıkla kalp ve akciğerlerdeki zedelenme ve kanamalar yer almaktadır.

Hava yastığı ile oluşan yaralanmanın bir diğer boyutunu kimyasal ve termal etki ile oluşan. yanıklar oluşturur. Hava yastığının şişme mekanizmasında azotun yakılması ile oluşan gazlardan yararlanılmaktadır. Bu yanma sırasında fazla miktarda ısı açığa çıkmaktadır. Buna bir örnek 1992 yılında hava yastığı yaralanması sonucu giysisi eriyen bir olgudur. sıcak gazlarla dolan balon kısa süre sonra ön cam ile bağlanabilir bir egzoz sistemi ile boşaltılmaktadır. Böylece, hava yolunu tıkayabilecek mekanik etmen hızlıca uzaklaştırılmakta ancak özellikle yüz bölgesini ilgilendiren yanıklar ve oküler yaralanmalar önlenememektedir.

Yukarıda da söz edildiği gibi hava yastığı emniyet kemerinin koruyucu etkisini arttırmak amacıyla oluşturulmuş bir üründür. Ancak bel tipi emniyet kemerleri bu doğrultuda etkisizdirler.

Günümüzde de yaygın olarak kullanılan üç bağlantı noktalı emniyet kemerleri ile yeterli güvenlik sağlanmaktadır. Hava yastığı açıldığında en iyi korunmayı sağlamak için bireyin hava yastığını olabilen en geniş yüzeyde karşılaması gerekir. Böylece gövdenin kinetik enerjisi yeterince emilebilir. Özellikle kol ve omuz bölgesini hava yastığına doğru yönlendirmek, minör bir kaza anında açılacağını hissedip engellemeye çalışmak başta el yaralanmaları ve önkol kırıkları olmak üzere bir çok ciddi yaralanmaya neden olacaktır.

12 yaşın altındaki çocuklar, özellikle hava yastığı olan bir arabada ön koltuğa oturtulmamalıdır. Çocuklar için en güvenli yolculuk arka tarafta oturularak yapılandır. 6 yaşın altındaki çocuklarda ise güvenli bir yolculuk için çocuk koltuğu gerekmektedir. Amerikan Pediatri Akademisinin önerisine göre 1 yaşın ve yaklaşık 10 kg’ın altındaki çocuklar ön koltuğa özellikle oturtulmamalıdırlar. Oturtulması gerekirse koltuk bebeğin yüzünün arkaya baktığı pozisyonda kullanılmalıdır. Daha büyük çocuklar için çocuğun yüzünün öne dönük olduğu pozisyonlar daha uygundur . Piyasada her iki pozisyonu n verilebildiği koltuklar bulunabilmektedir.

Eğer çocuk oturacaksa ön koltuğun olabildiğince arkaya çekilmiş olmasına özen gösterilmelidir. Emniyet kemeri bağlantısı kontrol edilmelidir. Yeni üretilen bazı hava yastıkları sistemi devre dışı bırakan bir şalter içermektedirler. Bu arabalar çocuklu yolculuklar için tercih edilmelidirler.

A.B.D.’ de hava yastığı kazaları konusunda yoğun çalışmalar sürmektedir. “Emniyet kemeri ve hava yastığı birlikteliği kampanyası” yapılan girişimlere bir başka örnektir. A.B.D.’ de anne-babalar konunun yetkililerine “arabada hava yastığı olup olmadığını nasıl anlayabiliriz” ya da “arabamızdan hava yastığını nasıl çıkartabiliriz” gibi sorular yöneltmektedirler. Bu bilinçlenme araba kullanımında elde edilebilecek en fazla güvenlik için gereklidir. Hekimler olarak ülkemizde bu konudaki eğitimde bizlere önemli görevler düşmektedir.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.