Yazılar

icma Nedir

icma Nedir

icma Nedir? icma Ne Demek? icma Nedir Kısaca? icma Ne Demektir? icma Hakkında Bilgi?

icma Nedir, icma bir asırdaki müctehid alimlerin söz birliği. islam, dinindeki fıkıh bilgilerinin dört kaynağından biridir. din bilgilerinde senet, kaynak dörttür. Bunlar; Kur’an-ı kerim, hadis-i şerifler, icma ve kıyas (ictihad)tır. Din bilgilerini açıklayan islam alimleri, bir işin nasıl yapılacağını Kur’an-ı kerim’de açık olarak bulamazlarsa, hadis-i şeriflere bakarlar. Hadis-i şeriflerde de bulamazlarsa, bu iş için icma varsa öyle yapılmasını bildirirler.

Eshab-ı kiramın, Tabiinin, yani Eshab-ı kiramı gören ve tanıyan islam alimlerinin ve onları görenlerin icmaı, din bilgilerinde delildir, senettir. Daha sonra gelenlerin ve islam alimi olmayan kimselerin yaptıkları, söyledikleri şeye icma denmez. Şiiler, Vehhabiler ve Zahiriler icmayı inkar ederek, Ehl-i sünnetten ayrılmışlardır.

Din bilgilerinin ilk iki kaynağı olan Kur’an-ı kerim ve hadis-i şerifler, Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem zamanında tamamen açıklanmış, dindeki her meselenin umümi kaidesi bildirilmişti. Zaten Müslümanlar yeni bir olayla karşılaşınca bunun dindeki hükmünü Peygamberimize sorarak öğreniyorlardı. Bu hususta bir sıkıntıları yoktu. Ayrıca Eshab-ı kiramın hepsi ictihad yapabiliyordu. Peygamberimiz “Ümmetimin alimleri arasındaki ihtilaf rahmettir.” ve Muaz bin Cebel’e; “Bir me sele ile karşılaşınca, hükmünü Allah’ın kitabında, benim sünnetimde bulamazsan kendin ictihad et!” buyurmuştu. Fakat O’nun zamanındaki ictihadlarda bir hata, yanılma olursa, bizzat Allahü teala tarafından vahiy gönderilip düzeltiliyordu.

Resülullah efendimiz vefat edince, birçok yeni meseleler meydana çıktı. Bunlar hakkında dinin kesin hükmünün bilinmesi ve ona göre yapılması icab etti. Hazret-i Ebü Bekir halifeliği zamanında Kur’an-ı kerim’de ve hadis-i şeriflerde açıkça bildirilmeyen böyle yeni meseleleri, kendisine sorulunca veya dava edilince, Eshab-ı kiramı toplayarak onlara anlatır; “Resülullah’ın böyle bir meseleye ve davaya cevap verdiğini bilen var mı?” diye sorardı. Sözbirliği ile cevap verilirse, öylece hükmederdi. haber verilmezse, Eshabın büyüklerini toplar, onlara anlatır. Sözbirliğine varırlarsa, öylece hüküm verirdi.

Resülullah efendimiz zamanında ve hazret-i Ebü Bekr zamanında açıklanmamış olan pek çok mesele vardı. Hazret-i Ömer bunların hepsini icmaya bağladı. Bunlarda şüphe bırakmadı. Hazret-i Ömer’in bildirmediği meselelerde, o günden bugüne kadar sözbirliği olmadı. Hazret-i Ömer’in icma husüsundaki bu gayreti, kıyamete kadar gelecek islam alimlerini güç durumdan kurtarmıştır. islamiyetin bayrağını ellerinde yürüten Ehl-i sünnetin temeli hazret-i Ömer-ül-Farük’un sözbirliği yaptığı meselelerdir. Dört hak mezhebin hiç ihtilaf etmeden bildirdiği fıkıh ilmine ait bilgiler, hazret-i Ömer zamanında icma (sözbirliği) sağlanan meselelerdir.

icmaın din bilgileri için delil olduğu Kur’an-ı kerim’de ve hadis-i şeriflerde bildirilmiştir. Allahü teala, Nisa süresinin 115. ayetinde mealen; “Mü’minlerin yolundan ayrılanı Cehennem’e atarız.” buyurdu. Bunun için islam alimlerinin icmaı (sözbirliği) din bilgileri için del il, huccet yani sened oldu. icmadan ayrılmak yasaklandı. Peygamberimizin de; “Ümmetim dalalet (sapıklık) olan bir şeyde icma yapmaz.” hadis-i şerifi, doğru yoldaki alimlerin sözbirliği ile bildirdiklerinin hepsinin doğru olduğunu gösteriyor. icma ile bildirilen din bilgilerini bilmeyenlerin de sorup öğrenmelerini; “Bilmediklerinizi bilenlerden sorunuz!” (Nahl süresi: 43) mealindeki ayet-i kerime ile emretmekte ve; “Cehaletin ilacı sorup öğrenmektir.” hadis-i şerifi, bu ayet-i kerimeyi açıklamaktadır.

  • icma ile bildirilen din bilgilerinden bazıları
    şunlardır
  • Kur’an-ı kerim’in ayetlerinde, kelime ve harflerinde hiç bir değişiklik olmamıştır.
  • Ehl-i sünnet alimlerinin bildirdiği iman bilgilerinin hepsi doğrudur.
  • Dört halifeden hazret-i Ebü Bekr ve hazret-i Ömer sözbirliği ile halife seçilmişlerdir.
  • Dört hak mezhepteki ictihadla çıkarılmış bilgilerin hepsi doğrudur.

Mut’a ve muvatta nikahı (tayin edilmiş belli bir müddet için ücret ödenerek yapılan evlilik) Resülullah’ın yasakladığı husüsunda icma hasıl olup, mut’a nikahını islamiyet yasak etmiştir.

Emval-i batınanın ( altın, gümüş, para ve ticaret eşyasının) zekatını mal sahibi verir. Emval-i zahirenin (dört ayaklı hayvanların, toprak mahsüllerinin) zekatını islam devleti, zenginin vekili olarak alır ve muhtac olanlara verir.

Kalplerinin islama meyletmesi istenen ve kendilerine (müellefe-i kulüb) denilenlere zekat verilmeyeceğine dair Resülullah’ın hadis-i şerifi bulunduğundan icma hasıl olup, bundan sonra bunlara zekat verilmesine ihtiyaç kalmamıştır.

Bu hususta geniş bilgi, Hindistan’da yetişmiş olan islam alimlerinden Şah Veliyullah Dehlevi’nin Kurretül-Ayneyn fi Tafdilişşeyhayn adındaki kitabında bildirildiği gibi bütün fıkıh kitaplarında da vardır.

Buhari, Müslim ve Kütüb-i Sitte denilen diğer hadis kitaplarındaki binlerce hadis-i şerifin sahih oldukları yani doğru oldukları icma ile bildirilmiştir. Zira Kur’an-ı kerim’de ve icma ile ve zarüri olarak bilinen hadis-i şeriflerde açıkça bildirilen şeylerin hepsine, icma ile ve zarüri olarak anlaşıldığı gibi

inanmak iman gereğidir. Zarüri bilinmek demek, her asırda Müslümanların çoğunun işittikleri yayılmış bilgi demektir. Bilmemek özür olmaz. icma ile ve zarüri olarak bildirilmiş olan inanılacak ve yapılacak din bilgilerinde, ictihad yapmak uygun değildir. Bunlara bildirildiği gibi inanmak lazımdır. Bunlara inananlara mümin veya müslüman denir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir