9 Åžubat 2012 - PerÅŸembe
Ana Sayfa » Genel Bilgiler » iletişim Nedir

iletiÅŸim Nedir

Eklenme Tarihi : 06 Ekim 2008  |  999 Okundu

Sponsorlu Bağlantılar

iletiÅŸim Nedir

iletiÅŸim Nedir

iletişim kavramının farklı alanlarda birbirinden farklı anlamlarda kullanılmasına ilişkin yapılan bir araştırmada, 15 ayrı anlamda kullanıldığı belirlenmekle birlikte iletişim, sözünün konumuz bağlamında ilk çağrışımı, insanlar arasında duygu, düşünce ve bilgilerin her türlü yolla başkalarına bildirimi olmaktadır.Tüm yaşamı boyunca, psikolojik olarak insanın, varlığını bildirmek ve varlığının farkındalığının kendisine bildirilmesi ihtiyacı vardır

Sponsorlu Bağlantılar


Bu ihtiyaç içindeki insan, sözlü veya sözsüz çeşitli iletişim yollarına kaçınılmaz olarak başvurur. Her türlü iletişim insanın psikolojik gereksinmelerinin sonucudur. Kendisini tanıması, tanıtması ve dönüt alarak kendini değerlendirmesinde bu iletişim süreçleri önemli rol oynar. Kişiler arası iletişimle ilgili olarak yapılan tanımların buluş tuğu nokta bu iletişimin psikolojik nitelikli bir bilgi alışverişi olduğu yolundadırCapelle 1987

Evrim merdiveninin en üst basamağını işgal eden, en evrimli hayvan olarak tanıdığımız insan jest ve mimikleri en iyi kullanan, gelişmiş refleks ve içgüdülerinin yanında dili de içine alan çok karmaşık öğrenilmiş davranışlarla iletişim yapan yegane varlıktır.ancak düşünürken, konuşurken, yazarken, dinlerken sürekli olarak, sembollerden oluşan dili kullanmaktayız.

Sözel iletişim ileti alışverişi canlı dünyasının ortak bir özelliği olmakla birlikte, yalnız insanlar arasında insanın simgeleştirme yetisi sayesinde simgeler aracılığıyla duygu, düşünce ve bilgi aktarımı söz konusudur.insan iletişiminin temeli dil, özellikle de konuşmadır.insan simge yaratabilme özelliği ile duygusal dilden önerme diline geçebilmiştir

Dili kullanarak gerçekleştirdiğimiz adlandırma, sınıflama, soyutlama ile yaşantımızı bir düzen içinde yürütürüz.Dil ve konuşma yalnızca bundan ibaret olmayıp, anlam yaratma ve onu paylaşma ile ilgili simgesel bir etkinliktir aynı zamanda. Kaynak, hedeflediği kişiye erişmek için, öncelikle iletişimin, taşıyacağı duygu, düşünce ve bilgiyi dil dediğimiz simgesel sistem aracılığıyla kodlar.özünü ve biçimini koruyacak doğru kodlama yapılmadığı zaman, duygu ya da bilgi yerine farklılaşarak ulaşacak ya da ulaşamayacaktır

iletinin kodlanması çok kısa, çarpıcı, dikkat çekici, kolay akılda kalıcı olmalıdır Böyle olmayan iletiler hedef kitleye ulaşabilse bile, onun tarafından algılanmayacak yarım yamalak algılanarak taşıdığı anlamsal içerik tam bir biçimde iletilmediğinde ise, bizim kodlarken amaçladığımız ileti çarpıtılarak algılanmış olacaktır. Sözlü iletişim dil ve dil ötesi olmak üzere iki alt sınıfa ayrılmaktadır. insanların karşılıklı konuşmalarını ve yazışmalarını dille iletişim kabul edebiliriz.Dille iletişimde kişiler ürettikleri bilgileri birbirlerine ileterek anlamlandırırlar. Dil ötesi iletişim sesin niteliği ile ilgilidir ses tonu, sesin hızı, şiddeti, hangi kelimelerin vurgulandığı, duraklamalar ve benzeri özellikler, dil ötesi iletişim sayılır

Dille iletişimde kişilerinne söyledikleri, dil ötesi iletişimde, ise nasıl söyledikleri önemlidir. Bu ayrımı sözel ve sözsüz iletişim terimleriyle de adlandırabiliriz.Sözel iletişim daha çok düşüncelerin, sözsüz iletişim de duyguların aktarımında önemli işleve sahiptir. insanları diğer canlılardan üstün kılan düşünceleri söze dökülmediğinde, insanlara ulaşamadığında bir anlam ifade etmeyecektir.akıl ve düşünce gücü müze işlerlik kazandıran, onu üretken hale dönüştüren güçtür konuşma. Her türlü teknolojik gelişmeye karşın, yüzyıllardır bireysel ve toplumsal ilişkiler alanında vazgeçilmez yerini korumuştur

Sözlü iletişimin bu gücü çalışmamızın konusu olan ders ortamındaki iletişim çatışmalarında da özellikle etkin dinlemenin yansıması olan tümcelerle, sen-ben dili aktaran tümceler bağlamında önem kazanmaktadır. Sözlü iletişimin bu gücüne karşılık insan iletişimi yalnız sözcüklerle sınırlı değildir. iletişimin bir de sözel olmayan boyutu vardır.Sözsüz iletişim beden dili ve ses, bütün ögeleri tonlama, vurgu vb. aracılığıyla gerçekleşir. Sözsüz iletişimin iki ana işlevinden birincisi doğrudan anlam -özellikle duygularla ilgili- iletmek diğeri de sözlü iletişimin içeriğini belirlemek, onu desteklemektir.aynı sözler farklıtonlarda ya da farklı jest ve mimiklerle farklı anlamlar kazanır.

iletişimin Etkinliği iletişimin etkinliğinin ölçütü, bir iletişim sürecinde karşımızdakine ya da hedef kitleye yönelttiğimiz bildirinin karşılığında, amaçladığımız sonucun alınıp alınmamasıdır.Bu etkinin sağlanabilmesinin

iletinin alıcının dikkatini çekecek biçimde kodlanması ve açık olmasım iletiyi kodlayan simgeler konusunda alıcı ve vericinin ortak bilgisinin bulunması

iletinin alıcının gereksinmesine yanıt verecek nitelikte olması alıcının temel değerlerinin, tutumlarının tanınması gibi bazı koşulları vardır.

Karşımızdaki insanla iyi ilişkiler içinde olduğumuz oranda onu etkileme, eğitme ve birlikte çalışma konusunda daha başarılı olma şansına sahip oluruz.Bu durumda, iletişimin taraflarından olan alıcılar zamanlarının çoğunu kendilerini korumak ve karşısındakini atlatmak için kullanmazken kaynak durumundaki ögenin de rolden role geçmesine, sert davranmasına ve insan üstükişiliklere bürünmesine gerek kalmaz.ideal bir öğretici rol yapmayı bırakıp olduğu gibi davranan, daha erişilebilir olandır.Okul ortamında öğretmen öğrenci arasında etkin iletişimin kurulması bu iki kişi arasında özel bir ilişkinin, güvene da yalı sağlam bir bağın kurulmasına bağlıdır. Bu ilişki içinde her iki taraf birbirlerinin bireyselliğine, gereksinmelerine saygı gösterir birbirlerinin yaratıcılığına ve gelişmesine fırsat tanır.

sınıf içi Etkin iletişim Sınıf içi iletişim her şeyden önce öğretme-öğrenme ve bilgilendirmeyi temel alan amaçlı bir iletişimdir öğrenci her öğretim düzeyinde ve her zaman gönüllü taraf olmayabilir.öğretim-öğrenim sürecini gönüllü, dolayısıyla verimli kılacak olan öğretici-öğrenci arasında kurulacak özel bağdır ki bu da öğretimin amacına ulaşmasında öğretim felsefesi ve yöntemleri kadar önemli bir diğer araç olan bazı temel iletişim becerilerinin bilinmesini ve uygulanmasını gerektirir. Bu becerilerin temeli de konuşmaya dayanmaktadır.Konuşma, yapıcı veya yıkıcı olma özellikleri ile öğretmen öğrenci ilişkilerinin niteliğine ve düzeyine önemli katkıda bulunur.

Sınıf ortamında çok yönlü bir iletişim söz konusudur. Bazen bir öğrenciye gönderilen mesaj bir başka öğrenci üzerinde daha etkili olabilir.ayrıca öğrenci-öğrenci iletişimi, de çok yoğundur ve bu aynı anda birçok duygu ve düşünceyi harekete geçirdiği için dersin akışını etkiler. Kuşkusuz her zaman mesajlar gönderildiği gibi anlaşılmaz.Sık sık yanlış anlamalar ortaya çıkabilir.örneğin öğretmenin, görüşünü almak ya da konuşma fırsatı vermek için soru yönelttiği bir öğrenci, öğretmenin kendisini küçük düşürmek için soru sorduğunu düşünebilir

Bu durum kaynağın duygu ve düşüncelerini uygun iletişim biçimine çevirememesi, doğal davranmaması, alıcının gönderilen mesajı çözümleyememesi vb. nedenlerden kaynaklanıyor olabilir.Bu, tarafların etkili iletişim becerilerinden yoksun olması demektir.

öğreticinin etkililiği insan psikolojisinin ve insan ilişkilerinin genel kuramı üzerine kurulabilir.Her öğretici ile her grup ve yaştan öğrenci her şeyden önce insandır. Benzer duyguları ve tepkileri vardır.Dinlenilme, anlaşılma, beğenilme, güvenilme, başarılı olma gibi bir çok duygu ve değerler paydasında buluşurlar.Ve bu duygu ve değerlerin oluşması, korunması sözel iletişim bağlamında ağırlıklı olarak etkin dinleme ve ben iletisi becerisinde odaklanmaktadır.

Sınıf içi Etkili Sözel iletişim öğrencilerin bazı derslere karşı geliştirdikleri tutumlarının dersin öğreticisi ile geliştirdikleri ilişkiyle ne kadar doğru orantılı olduğuna sıkça tanık oluruz.öğretmen-öğrenci ilişkisinin niteliği, öğrenmeyi etkileyen temel etkendir

Bu olgu öğretici açısından ciddî bir sorumluluğu beraberinde getirmektedir.öğrenme kolaylığı, öğrenmeyi eğlenceli hale getirme ve azami verimi sağlama öğreticinin etkili iletişim becerilerine sahip olmasını gerektirmektedir.ana babalar gibi çoğu öğreticiler de - eğitimli oldukları halde- çocukları ve gençleri istemeyerek de olsa nasıl incitebileceklerinin, onların özsaygılarına ve özgüvenlerine nasıl zarar verebileceklerinin, yaratıcılıklarını nasıl yok edebileceklerinin farkında olmak durumundadırlar

Oysa mevcut eğitim sistemi içerisinde bir çok öğretici öğrencilerine sorumluluk alma, kendini yönetme ve yönlendirme kendini tanıma, gerçekleştirme, denetleme ve değerlendirme yetilerini kazandıracak bilgi ve becerilerden yoksun görünmektedir.ayrıca, etkili iletişim becerilerinden yoksun öğreticiler bu eksikliklerinden kendileri de olumsuz etkilenecek gençlerin tutum ve davranışlarına biçim vermek, onların gelişimine katkıda bulunmak gibi yüce ve zevkli bir uğraşın ızdıraba dönüşmesine tanık olacaklar ve öğretme coşkusunu yitireceklerdir

öğreticiyi zorlayan en önemli etken öğrencilerin kabul edilemez davranışlarından kaynaklanan disiplin sorunudur.Eğitim-öğretimle geçirmeyi planladığı zamanın çoğunu, sınıf içinde düzeni sağlamaya ayırmak zorunda kalan öğretmenlerin, disiplini sağlamak içinsıkça başvurdukları yöntemler yargılama, suçlama alay etme, utandırma ve disiplin cezası veya not ile tehdit etme şeklindedir.Oysa baskıcı ve otoriteye dayanan yöntemler reddetmeyi, başkaldırmayı ve savunucu tutumu körükler. öğretmenin bu konudaki yaklaşımı onun öğrenci davranışlarını kabul edilebilir görme konusundaki esneklik ve hoşgörü sınırıyla yaşanacak sorunun boyutu da takındığı tutum ve sorun çözmede izleyeceği yöntemle yani etkili sözel iletişim becerileriyle yakından ilgilidir.

Kabul Edilebilir Edilemez davranışlar öğrenci davranışlarıyla ilgili kabul edilebilirlik yelpazesi öğretmenlerin bilgisi, deneyimi, bakış açısı hatta o anki duygusal durumu ile bağlantılı olarak değişiklik gösterebilir.

Sorun Kimin Sorunun kime ait olduğunun belirlenmesi sorunun çözümünde ilk basamaktır.Kabul edilemez davranışlar alanı öğretmenin gereksinmelerine, onayına ters düşen alandır ve öğretmen için sorun oluşturur. Kabul çizgisinin altında bulunan bir davranışın anında çözülmesi ile ancak öğretim devam edebilecektir.Yani sorun öğretmene aittir.Sorunun kime ait olduğunu belirlemek için öğretmenBu davranışın benim üzerimde somut bir etkisi var mı? sorusunu kendisine yöneltir.

Sorun öğretmeninse Yararsız iletiler iletişim Engelleri öğrencinin ders esnasında cep telefonunu açık bırakarak mesaj sesinin duyulmasına izin verdiğini varsayalım.öğrenci öğretmenin ve diğer öğrencilerin dikkatini dağıtmış, öğrenmene sorun yaratmıştır. Böyle bir durumda öğretmenin göndereceği yararsız iletiler şunlardır

Çözüm iletileri Emir vermek, yönlendirmek Tele fonu derhal kapat ve çantana koy Uyarmak, gözdağı vermek Telefonunu kapatmazsan elinden alırım.

c ahlak dersi vermek Bir üniversite öğrencisi derste ne yapılıp yapılmayacağını bilir döğretmek, mantık yürütmek telefon dikkat dağıtmak için icad edilmedi.

eöğüt vermek, çözüm getirmek Dersin düzenini bozmaya hakkın yok, yerinde olsam o telefonu kaldırırdım Çözüm iletileri öğretmenin gereksinimlerini yansıtmadığı için öğrencide olumsuz etki bırakmaktan öte gidemez.Sınıfta otorite benim, benim dediğim olur iletisi içerir.

Bastırıcı iletileri Yargılamak, eleştirmek, suçlamak Her derste sorun yaratmasan olmaz sanki ad takmak, alay etmek Sınıfın şarlatanı olmak zorunda mısın?

Yorumlamak, tanı koymak Dikkat çekmek için yapıyorsun dövmek, olumlu değerlendirme yapmak Bu yaptığın senin gibi akıllı bir öğrenciyle bağdaşmıyor.

Güven vermek, desteklemek, duygularını paylaşmak anlı yorum alacağın mesaj şu an seni dersten daha çok ilgilendirdiğine göre önemli olmalı.

Sınamak, sorguya çekmek ilgini bütünüyle derse vermedikçe dersi nasıl anlayacaksın Bastırıcı iletiler de çözüm iletileri gibi sorun hakkında bilgi iletmediği ve öğrencide utanma ve yetersizlik duyguları yaratacağı içinsorunu çözmeye katkıda ulunamaz.Sorun öğretmenin kendisinde iletisi içerir.

Dolaylı iletiler Dolaylı iletiler alay etme, iğneleme ve utandırmayı amaçlar.aynı örnek durumda Oyuncağınla evde oynarsın Çözüm iletileri ve bastırıcı iletiler kadar doğrudan olmadığı için daha az incitici olduğu kanısıyla kullanılan bu iletiler öğretmenin sinsi ve güvenilmez olduğu iletisine neden olur.

Sorun öğretmenin olduğunda, iletişim Engelleri de denilen bu yararsız iletiler seçenek ne olmalıdır Sen Dili-Ben Dili Kabul edilmezlik alanında yer alan bir sorun karşısında duygularımızı açıklamadan oluşturacağımız tümcelersen ikinci kişi adılıyla biçimlenen tümceler olacaktır.örnTerbiyesizlik ediyorsun. Duygularımızı dile getirerek oluşturacağımız tümceler ise birinci kişi adılı, yani benli tümceler olacaktır. örnDikkatim dağıldı, rahatsız oldum.

Senli tümcelerde sorun, öğretmenin engelleme duygusunun sorumluluğunu almayıp, öğrenciyi suçlaması, yargılamasıdır.Bu tür tümceler kullanıldığında karşı tarafa genellikle olumsuz, savunmacı bir tutum oluşur.Yargılayıcı, denetleyici, üstünlük bildiren bu tutum karşısında öğrenci iç dünyasını kapatır.

Sen dili 1. Suçlayıcıdır. Davranıştan çok kişiliğe yöneliktir Kişiye anlaşılmadığını hissettirir Yeniden konuşma isteğini engelleyicidir. 5. neye kızıldığının anlaşılmamasına neden olur. 6. Kişiyi incitir, kırar. 7. Kişinin direnmesine, yani savunucu iletişime neden olur. Savunucu iletişim ise iletişimin içerik düzeyinden ilişki düzeyine geçmesine, ilişkinin bir savaş, bir kazanma sorununa dönüşmesine neden olacağı için öğretimin asıl amacına ulaşmasını engelleyecektir.örnekler

Yeterince açık konuşmuyorsun Derse hep geç giriyorsun Çok fazla gürültü ediyorsun Dikkatini derse vermiyorsun arkadaşlarına haksızlık ediyorsun

Sponsorlu Bağlantılar

Yorum Yaz
*
*