Yazılar

Kıble Nedir

kıble Nedir

Mekke’de Kabe’nin bulunduğu taraf. Müslümanlar namaz kılarken buraya yönelirler. Namazda kıbleye dönmek farz olup, Allahü tealanın kesin emridir. Namazı kıbleye karşı kılmak, Kıble için kılmak değildir. Allahü tealanın emrine uymaktır. Müslümanların kıblesi önce Kudüs’tü. Hicretten on yedi ay sonra Şaban ayının ortasında salı günü öğle veya ikindi namazının üçüncü rekatindeyken Kabe’ye dönülmesi emrolundu. Böylece Beytül-Makdis (Mescid-i Aksa) e karşı kılma bırakılıp ibrahim aleyhisselamın kıblesi olan Kabe’ye dönüldü.

Herhangi bir yerde Kıble ciheti, hesapla bulunabilir. Bu hesapların formülleri ihlas A.Ş. yayınlarından Tam ilmihal Seadet-i Ebediyye kitabında geniş olarak bildirilmiştir. Türkiye’de bütün şehirlerin kıblesi, güney tarafında bulunmakta ve güney yönünden yaklaşık olarak en fazla 30° kadar doğuya doğru farklı olabilmektedir. Bir şehrin kıblesi enlem ve boylam (arz ve tül) derecelerine tabidir. Güneyi bulmak için, zevali saat, yüzü semaya (göğe) doğru ve akrebi güneşe doğru tutulunca, akrep ile on iki rakamı arasındaki açının orta hattı (açı ortayı) yaklaşık olarak güneyi gösterir. Kıble; pusulaya, yıldıza bakarak da bulunabilir. Kıble ve namaz vakitleri, fazla zan hasıl olunca doğru kabül edilir.

Kıble tayininde yapılan hataları gidermek için, 28 mayıs ve 16 temmuz tarihleri, dünya Kıble Günü olarak kullanılmaktadır. yılda iki defa: 28 Mayıs Türkiye Saati ile 11.18 (ileri saatle 12.18) de ve 16 Temmuz saat 11.27 (ileri saatle 12.27) de güneş, tam kabe üzerinde bulunur. Bu iki vakitte dünyanın herhangi bir yerinden, güneşe doğru yönelen kimse, aynı zamanda Ka’be-i Şerif’e (kıbleye) dönmüş olur. Böylece bir yerin kıble yönü kolayca tayin edilebilir.

Mihrabı bulunmayan, hesap, yıldız gibi şeylerle de anlaşılmayan yerlerde, kıbleyi bilen, salih Müslümanlara sormak süretiyle bulmak mümkündür. Dine inanmayanlara, fasıka (açıkça günah işlemekten sakınmayana) ve çocuklara sorularak bulunan kıble namaz kılmak için müteber değildir. Yanında kıbleyi bilen kimse yoksa, bileni aramaya lüzum yoktur. Kendisi kıbleyi araştırır. Karar verdiği cihete (yöne) doğru kılar. Sonradan yanlış olduğunu anlarsa, araştırdığı için namazı iade etmez.

Kıble, Kabenin binası değildir, arsasıdır. Yani yerden Arş’a kadar, o boşluk kıbledir. Bunun için kıyı deniz dibinde, yüksek dağların tepesinde, tayyarede (uçakta) bu cihete doğru kılınabilir.

Namazın kıbleye dönerek kılınması hakkında fıkıh (veya ilmihal) kitaplarında şu bilgiler vardır. göz sinirlerinin çapraz istikameti arasındaki açıklık, Kabeye rastlarsa, namaz kabul olur. hastalık ve düşman, hırsız korkusu veya yanlış bulmak ile kıbleden ayrılarak namaz kılınabilir. at, merkeb, deve gibi hayvan üzerinde yolculuk yapan da hayvandan inip kılmak imkanı olmadığı zamanlarda bineğinin gittiği tarafa dönerek, kıbleden başka tarafa doğru namaz kılabilir. Fakat vapurda, trende, oto büst e kıbleye dönmek şarttır. Misafir (yolcu) vapurda ve trende farz namaza, kıbleye karşı durup, secde yeri yanına pusula koyarak vapur ve tren döndükçe, kendisi de kıbleye karşı döner. Yahut başka birisi, sağa sola çevirerek onu kıbleye döndürür. Namazda göğsü kıbleden ayrılırsa, namazı bozulur. Çünkü

vapur, tren, otobüs ev gibidir. Hayvan gibi değildir. Otobüste, trende ve dalgalı denizde kıbleye dönemeyenlerin, namazlarını Şafii mezhebini taklid ederek kılabileceklerini islam alimleri bildirmektedirler. Öğle ile ikindiyi, akşam ile yatsıyı biraraya getirerek (takdim ve tehir ederek) kılabilirler.Kıbleye dönmek hakkında Kur’an-ı kerimde mealen buyruluyor ki: Doğu ve batı, her yer Allahü tealaya aittir. (Namaz kılmak için kıbleyi araştırdıktan sonra) hangi tarafa yönelirseniz, orası Allah’a ibadet yönüdür. Şüphesiz ki Allah’ın mağfireti geniştir. O, her şeyi bilicidir.” (Bakara süresi: 115)

(Medine’deki Yahüdi ve münafık) insanlar akılsızlar, yakında şöyle diyecekler: Müslümanları (eskiden beri Kudüs’e doğru namaz kıldıkları) kıbleden (Kabe’ye) çeviren nedir? Onlara de ki: Doğu da batı da Allah’ındır. Dilediğini doğru yola iletir. (Bakara süresi: 142)

(Ey Resülüm! Vahyin gelmesi için) yüzünün semaya (göğe doğru) çevrilip durduğunu görüyoruz. Bunun için, seni razı olacağın bir kıbleye çevireceğiz. Şimdi yüzünü Mescid-i Haram (Ka’be) tarafına çevir. Ey mü’minler, siz de, her nerede olursanız, yüzünüzü namazlarda o mescid tarafına çevirin! Şüphe yok ki, kendilerine kitap verilenler, bu kıble çevrilişinin Rableri tarafından hak olduğunu bilirler. allah ise onların inkarlarından ve yaptıklarından gafil değildir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir