Yazılar

Mahkeme Nedir

mahkeme Nedir

Mahkeme esas itibariyle hüküm sözcüğünden türetilmiştir. Hükme varmak için yapılan faaliyete muhakeme, muhakemenin yapıldığı yere mahkeme denir. Anayasanın 9. maddesinde yargı yetkisinin bağımsız mahkemelerce kullanıldığı belirtilmiştir.
iki ayrı ölçüt vardır Dar ve teknik Anlamda mahkeme, devlet tarafından görevlendirilen ve adalet dağıtımı işiyle uğraşan yerlerdir. Bu kavram devlet mahkemelerini tanımlar. Devlet mahkemelerinin, ayrı bir tüzel kişiliği yoktur.

Devlet Mahkemelerinin yanı sıra hakem mahkemeleri de vardır. Hakem Mahkemeleri ihtiyari tahkim görevi yapar. ihtiyari Tahkim, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği işlerden kaynaklanan hukuki uyuşmazlıkların çözümünü anlaşmak suretiyle devlet mahkemeleri, yerine hakem denen özel kişi ya da kişilere bırakmalarına denir. Tahkim yargılaması bir sözleşmeye dayanır. Tahkim yargılamasında görev alabilmek için hakim ya da hukukçu olmaya gerek yoktur. Tahkim yargılaması istisnai bir yargısal kol konumundadır.

Geniş Anlamda mahkemeler Bunlar Devlet Mahkemeleri ve Hakem Mahkemelerinin birlikteliğinden anlaşılması gerekendir.

Mahkemelerin Tasnifi Kuruluş ve Çalışma Biçimlerine Göre Tek Hakimli mahkemeler, Yalnızca bir hakimin görev yaptığı mahkemelerdir. Tahkikat ve yargılama işlemleri bizzat hakim tarafından yapılır ve hüküm onun tarafından verilir. ilk derece mahkemelerinin çoğu tek hakimlidir. Usul ekonomisi ilkesine uygundur. Sulh hukuk, asliye hukuk, iş, sulh ceza, asliye ceza ve tüketici mahkemeleri tek hakimli mahkemelerdir.

Çok Hakimi Mahkemeler Toplu Mahkemeler, Birden çok hakimin görev yaptığı mahkemelerdir. Tek sayı olacak şekilde yapılanma olur. Yargılamayı sevk ve idare ile görevli olan kişi başkandır. Genelde bir başkan ve iki üyeden oluşur. Başkan kıdem itibariyle daha ön plandadır. Kural olarak tahkikat ve yargılama işlemleri kurul tarafından yapılır. Karar da kurul halinde verilir. Hakimlerden birisi bunlara katılmamışsa verilen hüküm yok hükmündedir

En kıdemsizinden en kıdemlisine doğru görüş bildirilir. Bazen hakimlerden birisi kurul adına Mahkeme, binası dışında yapılmsı gereken işleri yapabilir. Örneğin Keşif. Bu şekilde görevlendirilen hakime Naip Hakim denir. Bu görevlendirmeye inabe denir. inabe istisnaidir. Naip üyenin yapmış olduğu tahkikat işlemi sadece kendisini değ il, kurulun tamamını bağlar. Bu konuda bir de istinabe kavramı vardır. Mahkemeler arasındaki hukuki yardımlaşmaya istinabe denir.

Yargı Sistemi içerisindeki Mahkemeler ilk derece Mahkemeleri Bir davayı ilk evrede gören ve karara bağlayan yargı yerlerine denir. Bunlar hakkını dava yoluyla arayacak kişinin muhattap olacağı mahkemelerdir. ilk derece mahkemelerine bidayet mahkemesi de denir.

Üst derece Mahkemeleri ilk derece Mahkemelerinin hüküm ve kararlarına karşı kanunen öngörülmüş yollara başvurulması üzerine devreye giren ilk derece Mahkemelerinin, kararlarını hem hukuka uygunluk hem de vakaalara uygunluk yahut sadece vakaalara uygunluk yönünden denetleyen yargı yerlerine denir.

Görmeyi Üstlenmiş Oldukları Uyuşmazlığın Niteliğine Göre Mahkemeler Genel Mahkemeler Belirli kişiler yahut meslek mensupları arasındaki uyuşmazlıklar ile belirli türdeki uyuşmazlıkları çözüme kavuşturmak amacıyla değil de aynı yargılama hukuku disiplininin uğraş alanına giren tüm uyuşmazlıkları karara bağlamak üzere oluşturulan mahkemelere, denir.

Özel Mahkemeler Belirli kişiler yahut belirli meslek mensupları arasındaki uyuşmazlık ile belirli türdeki uyuşmazlıkları çözüme kavuşturmak amacıyla oluşturulan yargı yerlerine denir. Özel mahkemelere ihtisas mahkemeleri de denir.

Mahkemelerde Görev

Bir davaya bir yerde bulunan ilk derece mahkemelerinden hangisinin bakacağı sorunu görev sorunudur. Görev konusu, uyuşmazlığın niteliği ile ilgilidir. Mahkemelerin görevi ancak ve ancak kanunla belirlenir. Görev kuralları yargı erkinin işleyişi ile ilgili kurallardır.

Sulh hukuk Mahkemelerinin Görevleri

Mal varlığından doğan işlerde iki ayrı ölçüt vardır.Ölçüt Dava konusunun değer ve miktarı. Dava konusundan maksat, dava ile ulaşılabilecek sonuç, talep sonucudur. HUMK 8/1 de bu ölçüt temel alınmıştır. iflasa ve vakıflara ilişkin dava ve işler ayrıl olmak üzere dava konusunun davanın açıldığı tarihteki miktar ya da değeri HUMK 8/1deki değer dahil olmak ile bu tutarın altında ise görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Bu kurala ana kural denir. Görev sınırının belirlenmesinde dava konusunun çıplak değeri esas alınır.

Ölçüt kanun, HUMK 8/1 de gösterilen görev sınırının altında ya da üstünde olmasına bakılmaksızın bazı dava ve işlerin Sulh Hukuk mahkemesinin görev alınına girdiğini belirtmiştir. Bunlar

Kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi ve kira bedelinin tespiti davaları ve bunlarla birlikte açılan tazminat ve alacak davaları ayrıca bunlara karşı açılan karşılık davalar miktar ve değeri ne olursa olsun Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alınına girer. Taşınır ve taşınmaz malların paylaştırılmasıyla ilgili davalar ile ortaklığın giderilmesi davaları miktar ve değeri ne olursa olsun Sulh Hukuk Mahkemelerinin görev alanına girer. Salt zilyetliğin korunmasını temel alan davalar. Yasanın belirlediği bazı çekişmesiz yargı işleri Özel kanunlarda Sulh Hukuk mahkemelerinde, bakılacağı belirtilen dava ve işler sulh hukuk mahkemelerinde görülür.

Şahıs Varlığı Haklarından Doğan Dava ve işlerde şahıs varlığı ve haklarından doğan dava ve işlerin büyük bir kısmını aile hukuku uyuşmazlıkları oluşturur. Aile hukuku uyuşmazlıklarını konu alan dava ve işler genel olarak aile mahkemelerinde görülür. Bunun tek istisnası vesayettir. Vesayet işleri sulh hukuk mahkmesinde görülür. Şahıs varlığı görevleri son derece sınırlıdır. Şahıs varlığına ilişkin haklarda sadece mahkeme denmiş başka bir belirleme yapılmamışsa sözü edilen uyuşmazlık aile mahkemelerinin görev alanına girmiyorsa görevli mahkeme asliye hukuktur.

Asliye Hukuk Mahkemelerinin Görevleri

Mal varlığına ilişkin dava ve işlerde Davanın açıldığı tarihteki müddeabihin tutarı HUMK 8/1deki değerin üzerinde ise görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Bu değer çıplak değerdir.

Bu ana kuralın bazı istisnaları vardır. yasa müddeabihn değeri ne olursa olsun Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu söylemiştir. Bunlar

iflasa ilişkin dava ve işler müddeabihin değeri ne olursa olsun Asliye ticaret mahkemesinde görülür Konkordatoya ilişkin tüm dava ve işler bakımından da iflas davalarına ilişkin kural geçerlidir.

Şahıs Varlığı haklarından doğan dava ve işlerde asliye hukuk mahkemeleri aile mahkemelerinin görev alanı dışında kalan sulh hukuk mahkemelerine de bırakılmayan şahıs haklarından doğan dava ve işlere bakar. Ayrı bir aile mahkemesi kurulmamış yerlerde asliye hukuk mahkemesi, hakimi aile mahkemesi hakimi sıfatıyla uyuşmazlığa bakar Derneklerin kapatılmasında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir