mineraller Nedir
Vücutta yapılamayan ve beslenme yolu ile dışardan alınması gerekli öğelerdir. Vücudun sağlıklı olarak büyümesi ve yaşamını sürdürmesi için elzem olduğu bilinen minerallerin başında kalsiyum, fosfor, sodyum, potasyum, klor, magnezyum, manganez, kükürt, demir, bakır, iyot, çinko, flor gelmektedir. Kobalt, krom, selenyum, molibden, silikon gibi minerallerinde vücudun çalışması için gereklidir. Bütün minerallerin, vücutta farklı etkileri olmasına karşın, genel olarak kemik gelişimi, büyüme, kas kasılması, kan yapımı, sinir iletimi ve su dengesinin sağlanması gibi önemli görevler üstlenirler.
Sponsorlu Bağlantılar
kimyasal formülune sahip hidratlanmış magnezyum silikat’dan oluÅŸan bir mineral’dir. 1Ph deÄŸeri ile bilinen en yumuÅŸak mineraldir. talk genelikle yekpare, nadir olarak da makroskopik algılanabilir Kristaller olarak önü müze çikabilir.
Talkın teknikte, makine elemanlarının aşınmasını önlemek gayesiyle yağlayıcı olarak kullanımı nadir de olsa vardır.
mineralojinin oluÅŸan maddeleri ihtiva ettiÄŸi için bu bakımdan sınırlandırılmıştır. Teknolojinin ilerlemesiyle a sentetik olarak elde edilen kimyasal bileÅŸikler mineral sayılmazlar. Bu yapay bileÅŸikler halindeki katı maddelere doÄŸada tabii halde rastlanmaz. Dolayısıyla da doÄŸal ÅŸartlarda oluÅŸturulamazlar. Bu tür Katı maddelere “yapay mineraller adı verilebilir. Bu tür yapay minerallerde, tabii minerallerde olduÄŸu gibi benzer kristal iç yapılarına sahiptir.
minerallerin doğada veya deneysel olarak yapılan incelemelerde de gözlendiği gibi, oluşum şartları bunların belirli fizikokimyasal şartlarda (belirli sıcaklık ve basınç altında ve ortamın kimyasal durumu gibi) oluşurlar. Buradan mineralojinin bir amacının da minerallerin oluşturduğu yerkabuğunun kimyasal ve fiziksel yapısının öğrenilmesi, yerkabuğunun tarihinin mineraller, belirli bir kimyasal bileşime sahiptirler. O halde her mineral bir kimyasal formül ile ifade edilir. Minerallerin kimyasal formülleri genellikle sabittir. Ancak belirli sınırlar içinde belirli kaidelerle değişebilir. Çok ender olarak saf elementler ( altın, gümüş, bakır vs) şeklinde oluşan mineraller, yerkabuğunda meydana gelen doğal fizikokimyasal olayların ürünleridir.
Minerallerin bir diÄŸer özelliÄŸi de inorganik oluÅŸudur. YerkabuÄŸunda bulunan petrol, kömür, fosil ve reçine gibi maddeler mineralojinin kapsamına girmez. Ancak nadir de olsa organik Mineraller de vardır. Mesela “kehribar” gibi.
Minerallerin katı olmaları düzenli bir atomsal iç yapıya sahip olduklarını gösterir. Mineral kristallerinin dış yapıları incelendiÄŸinde düzgün geometrik dış ÅŸekilli oldukları görülür. Yine aynı ÅŸekilde iç yapılarının da düzgün olduÄŸu görülür. Minerallerin “cıva” gibi sıvı olan tipleri de vardır.
Mineraller homojen bir yapıya sahiptirler. Alınan bir mineral örneğinin her tarafı aynı mineralden ibaret olmalıdır. Ancak her mineralde az veya çok yabancı mineral varlığı bulunmaktadır. Yabancı madde oranının çokluğu, mineralin özelliklerini değiştirir. Esasta gözle görülebilen boyutta homojen olması basit tanımlama için yeterlidir.Verilebilecek en iyi mineral örneklerinden bazılarıKuvars,Gümüş,Mika, Selenit,Galen,Demir,Yakut, elmas tır.
Mineraller, vitaminlerin ve diğer besin maddelerinin etkin bir şekilde kullanılmasını sağladıkları için insan sağlığı açısından da önemlidir ve yeterli miktarlarda alınmalıdırlar








