Yazılar

Okan Bayülgen Hayatı

Okan Bayülgen Hayatı

Okan Bayülgen, 1964 istanbul doğumlu televizyon programcısı, sinema ve tiyatro oyuncusu ayrıca tiyatro yönetmeni, dublaj sanatçısı ve fotoğrafçı Okan Kaan Bayülgen, 23 mart 1964te Cihangirde dünyaya geldi. Bayülgen henüz 6 yaşındayken, öz babası, Albay Hamid beyin oğlu, hukuk ve gazetecilik eğitimi almış Ümit Bayülgen ile annesi ressam Ayla Hanım boşandılar

Bayülgenin büyükbabası avukat Hamdi Üge bir dönem, atatürkün Kuran-ı Kerimi Türkçeye tercüme ettirdiği Elmalılı Muhammed Hamdi Yazırın ailesinden, Rahime Hanım ile evliydi büyükbabası toplamda beş evlilik yaptı.

1970 yılında annesi ve babası, ayrıldıklarını anlamaması için Bayülgeni, yatılı olan istanbul Göztepedeki taş Mektepe yazdırdı. Babası Ümit Bey daha sonra, Okana şehir hatları vapurunda tanıştırdığı, avukat Doğudan Bayülgen ile ikinci evliliğini yaptı ve çiftin daha sonra Ozan ve Okşan adında iki çocukları oldu. Ayrıldıktan sonra Bodruma yerleşen ve burada resim yapmaya devam eden annesi Ayla Hanım ise bir süre sonra ismet Görgünle evlendi.

Annesi ve babasının ayrılmasından sonra büyükannesi ve büyükbabası ile yaşamaya başlayan Bayülgen, Göztepedeki Taş Mektepten ayrılarak Şişli 19 mayıs ilkokuluna geçti ve buradan mezun oldu. Galatasaray Lisesinde öğrenimine devam etti ve okuldaki öğrenci kulüplerinden müzik, edebiyat, folklor gibi kollarda etkin oldu

Bir sene iftiharla geçtiğini, ertesi sene sınıfta kaldığını söyleyen Bayülgen, okuldaki son dönemlerinde Rasih Nuri ilerinin bir akrabasına aşık olup da okula gitmeme durumu sorun olmaya başladığında, annesi Ayla Hanım onu yanına Bodruma çağırdı ve Galatasaray Lisesindeki 6 yılından sonra Bodrum Lisesine devam etti ve ardından da Şişli Lisesinden mezun olarak 1984 te lise eğitimini tamamladı.

Bunun ardından Bayülgen, fotoğraf eğitimi almak için Fransaya gitti. Tours Üniversitesi Hukuk ve ekonomik Bilimler Fakültesinde hukuk okumaya başladı. Ardından fikir değiştirerek aynı üniversitenin ekonomi bölümüne geçti. Fransada tanıştığı antikacı bir kadınla antika mezatlarına katıldı, üniversitedeki Fotoğraf ve tiyatro kulüplerinde çalıştı

Orada bir yıl okuduktan sonra ekonomi eğitimini de yarıda bırakarak Türkiyeye döndü ve Mimar Sinan Üniversitesi Konservatuar Bölümü sınavlarında başarı göstererek buradaki eğitimine başladı. 1989 yılında mezun oldu ve aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Fakültesinde mastır yaptı.

Devlet Tiyatrolarındaki en genç yönetmen olarak 1989-1994 yılları arasında çeşitli oyunlar yönetti. Bazı oyunlarda da oynayan Okan Bayülgen 1991 de Kent FM de Son Saatler adlı bir programla radyoculuğa başladı. Bu sıralarda Genç Indiana Jones dizisinin Türkiyede çekilen bölümünde rol aldı. 1993 yılı sonunda trabzon devlet Tiyatrosuna tayini çıktı

Rejisi kendisine verilen bir oyun yönetim tarafından kaldırılınca 1994 yılında Devlet Tiyatrosundan istifa ederek şansını radyo ve televizyon alanında kullanmaya karar verdi. Radyolarda haber spikerliği ve programcılık yapmaya başladı. Televizyona geçtikten sonra da radyoda işler yapmaya devam etti. 1995 te Radyo Contactta çalışmaya başladı. 1997 de Kiss FMde Okan Bayülgen On Air programını sundu. Özellikle 1998 ve 1999 yılında drive timeda yayınlanan Radyo Ddeki Hayat Bilgisi programı ile dikkatleri çekti. En son 2001 yılında Radio Contactta, yine akşamın sıkışık trafik saatlerindeki yol programı ile karşımıza çıktı.

Okan Bayülgen televizyon hayatına Satel TVde klipler sunarak başladı ve ATV ekranlarında gece yarısında yayına başlayan Gece Kuşu adlı programı ile tanındı. Gece Kuşunun ardından late night show tarzını 100 gece boyunca Televizyon Çocuğu ile devam ettirdi. 2 yıl kadar ekranlardan uzak kalan Bayülgen, bu aradan sonra kanal D de yayınlanan Zaga ile geri döndü

Sürekli değişen ekipler, skeçler, jen erikler, dekor, orkestra ve farklı program anlayışı, canlı telefon bağlantıları, içinde barındırdığı beklenmedik tuhaflıkları ve Medya Arkası ile kısa bir dönemin haricinde cumartesi geceler i yayınlanan Zaga, Türk televizyon hayatındaki uzun soluklu, yeni bir anlayışın ürünü ve özgün bir program olarak kendine çekirdek bir izleyici kitlesi oluşturdu.

2004de Herkes Bunu Konuşuyor ile karşımıza çıkan Bayülgen, eğlenceli olan ama eğlence programı olmayan bu denemesinde akademi, bilim, müzik, popüler kültür, medya dünyasından ve çeşitli sanat dallarından çok yönlü konuklarla birlikte, kalite, eğlence ve izlenebilirliğin bir arada sunulduğu alternatif bir yayıncılık örneği sundu. 2005 Yayın döneminde Televizyon Makinası ile izleyiciyle buluştuğunda, her zaman kendisi kadar ekibini de ön plana çıkaran Bayülgen bu sefer Hakkı Devrim ile beraberdi.

Okan Bayülgen, magazin ve basın üzerine takındığı eleştirel tavrıyla televizyon dünyasında gerçek devrimler yapmış, birçok tabu yıkmış, taklit etmeden yeni ve özgün çalışmalar yapmış bir isimdir. Zaman içinde programcılık anlayışında ve tarzında belirgin değişimler göstermekle beraber, bir şekilde kendi çizgisini yaratıp koruyabilen Bayülgen bir röportajında Kendinizi nasıl tanımlarsınız?sorusuna şu cevabı vermişti

Salak, aptal Herkes kendine o sözleri kullanır zaten. Mesela kendi kendine uyanıp, ne yakışıklıyım diyen adamın herhalde kafadan bir problemi vardır. Genelde kendi kendimize kullandığımız sözler, ne salakmışım, ne aptalmışım, keşke öyle yapmasaydım. Kendi kendime kullandığım kelimeler salak ve aptaldır…

Sinema oyunculuğuna, Mustafa Altıokların yönetmenliğini yaptığı 1996 yapımı istanbul Kanatlarımın altında filmi ile başlayan Okan Bayülgen, canlandırdığı Salih karakteriyle Sadri Alışık En iyi erkek Oyuncu Ödülü aldığı 1997 yapımı Ağır roman, 1999 yapımı Romantik, 2000 yapımı Oyun Bozan, 2001 yapımı Hemşo ve Komiser Şekspir, 2002 yapımı Sır Çocukları ve Gülüm adlı sinema filmlerinde ayrıca Utanmaz Adam ve Size Baba Diyebilir Miyim? adlı TV dizilerinde rol aldı.

Okan Bayülgen etkileyici ses tonu, etkin vurgulamaları ve düzgün Türkçesiyle aranan seslendirme sanatçılarından biri oldu ve bugüne kadar çeşitli yabancı animasyonlar ve filmlerin Shrek serisi, Garfield, türkçe dublajında bulundu. Uzun dönemdir reklam ve kampanya filmi seslendirmeleri yapan Bayülgen, National Geographic dergisi tarafından En iyi Sualtı Kitabı seçilen ve çeşitli ödüller alan Alptekin Baloğlunun çektiği fotoğrafların da yer aldığı Sualtından Yansımalar DVDsinin Türkçe seslendirmesini de yaptı.

Bir kaç sene önce kendisine doğum gününde hediye edilen bir Leica M6 ile başladığını söylediği fotoğrafta, merakını, bugüne dek çeşitli firmalar için katalog ve moda çekimleri yaparak profesyonelleştirdi. Bayülgenin, 2006 Mayıs ayında Dolmabahçe Sarayı Sanat Galerisinde, Zekai demir ile beraber yaptıkları Madagaskar gezisinden fotoğrafların yer aldığı Baobab Yolu isimli sergisi açıldı ve bu analog çekimlerden oluşan fotoğrafların bulunduğu bir kitabı da yayımlandı

ilk evliliğini çok genç yaşta ve ilk eşiyle tanışmalarından sadece 13 gün sonra yapan Bayülgen, kısa süren bu ilişkisinden sonra iki kez daha nikah masasına oturdu. Gaye ismindeki ikinci eşi ile olan evliliği de uzun sürmeyen Okan Bayülgen üçüncü evliliğini ise oyuncu Zeyno Günenç ile yaptı ancak çift boşandı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir