Yazılar

Okültizm Nedir

Okültizm Nedir

Okültizm, kelimesinin türkçe karşılığı gizli bilim, gizlicilik olarak ifade edilmektedir. Gizli bilimler denilince, eski geleneğin devamını sağlayan ezoterik batınî doktrin anlaşılmaktadır

Okültizmin daha iyi anlaşılabilmesi için, onun nasıl oluştuğunun bilinmesinde yarar vardır. Geçmiş zamanların büyük düşünürleri, fikirlerini mükemmelleştirmek amacıyla, dünyamızda doğmuş büyük uygarlıklardan ve özellikle de Eski Mısır gizemlerinden büyük ölçüde yararlanmışlardır. Bu antik çağ uygarlıklarında b ilim, başlıca iki ana kısma ayrılırdı

Fiillere dayanan maddî kısım
Prensiplere dayanan fikrî kısım

Bu ikisi arasında birinden diğerine geçiş niteliğinde sayısal bir Kısım vardı ki, bu da kanunlara dayanırdı. Görülüyor ki, her bilimin bir fizik, bir metafizik ve bir de matematik kısmı vardır. Metafizik kısım olmadan, bilim, ölü şeylerin sayılması olurdu. Metafizik, tüm bilimlerin canlandırıcı ruhu idi. Buna karşılık fizik kısım da olmasaydı, bu kez fikrî kısım sadece hayalî bir safhada kalır, dünyaya uygun bir bilgi haline gelemezdi.

Bu üç unsura da sahip olan bilim, gerçek bilimdi. Buna eksiksiz Bilim, tam bilim denirdi. Tez fizik, antitez metafizik ve sentez matematik, TAM BiLiMi meydana getiren üç ana unsurdu.

Fizik ve metafizik akımların kullanılması, ancak sentez ile mümkün olabilmekte ve bu da, uzun ve zorlu bir çalışmayı gerektirmekteydi. Mabetlerdeki gizli mistik çalışmalar sayesinde elde edilebilen bir zihin dinamizmi, bu çalışmalar için elzemdi.

Barbarların istilasını ta kip eden devirlerde, Batı dünyasının Orta Çağ gizemciliği boyunca süregelmiş ağır tempolu zihinsel gelişimi, en sonunda selameti, her problemi bu üç cepheden inceleyen eski sentezlere başvurmakta buldu. istanbulun Osmanlılardın eline geçmesi bu çağı kapadı. Araplar da Batı alemine yayılmaya başladılar.

On beşinci ve on altıncı yüzyıllarda bir kısım bilim merkezleri, okullar, çalışmaların fizik tarafına yöneldiler. Çünkü bu onlara hem daha kullanışlı geliyor, hem de daha az yorucu ve kısa bir çalışma gerektiriyordu. Böylece, insanlığa ait tüm bilimlerin tüm kollarında ayrılıklar başgösterdi. Fikrî kısım teolojik öğretim merkezlerine çekilirken, maddî kısım da, tıp üniversitelerinin ve bilim ekollerinin malı oldu.

Zamanla, gerçek çalışmaların ve yüksek bilgilerin tümü, altında karanlığa itildi. Okült bilimler, müspet pozitif olarak adlandırılan tüm bilimlerin gerçek prensiplerini ve bütün felsefesini kendinde saklamaktadır. Ve ne zaman ki, bu sözü geçen bilimler ki aslında gerçek bilimin kırıntılarıdır kendilerini bütünlemek ihtiyacı duyacaklar, o zaman kendi esaslarım okült ve ezoterik bilimlerde aramak zorunda kalacaklardır.

Bilimlerin iki bölümü arasındaki bu ayrılık toplumlarca da benimsendikten sonra, resmî öğretinin yanı sıra daima bir gizli öğreti de nesilden nesile, inisiye toplulukları tarafından aktarıldı. Bu gizli öğretinin gayretleri, eski TAM BiLiMin yeniden kurulması yönündeydi ki, bu da sentez den kaynaklanıyordu.

Mabetlerin en gizli bölümlerinde saklı tutulan bu sentez, bilimlerin açığa vurulmayan gerçeklerini kendi bünyesinde bulunduruyor ve prensipleri saklamaya yarayan işaretler ve hiyerogliflerle ifade ediliyordu. Okültizm müspet bilimlerin yerini alıcı değ il, onları tamamlayıcıdır. Büyük sayıda fenomenin teori ve pratiğine sahiptir. Ka bala uygulamaları, maji, alşimi simya ve . astroloji bu çalışmaların başlıcalarıdır.

Okült çalışmalarda eski geleneklerin öğrenilmesi ve öğretilmesi esastır. Bu gelenek ve bilgiler başlıca üç esasa dayanmaktadır

Tek Tanrı fikri
Tekrar doğuş
Tekamül

Bu esaslar üzerine inşa edilmiş inceleme ve araştırma konuları şöyle sıralanabilir
Ölüm ötesinde ve berisinde ne vardır
Nereden gelip nereye gidiyoruz
Bu dünyadaki hayat tarzımız ne olmalıdır
Bunun için makul bir ölçü var mıdır
Kendi kendimizi ıslah edebilir miyiz
Doğa kuvvetlerinden yararlanmayı nasıl başarırız
Ölüm ötesi alemlerin yasaları nelerdir

Okültizm bu soruların en doğru ve kesin cevaplarını verdiğini asla iddia etmez. Bu bir çalışma aracıdır, bir inceleme vasıtasıdır ve eğer hoca talebelerine mutlak gerçeği yakaladıklarını söylüyorsa, bu sadece ve sadece kibir mahsulü boş bir aldatmacadan ibarettir. Okültizm, genelde içimizde doğan bazı soruların çözümünü gösterir

Bu soruların neler olduğunu yukarıda görmüştük. Elde edilen sonuçlar, daima yoğun ve derinlemesine bir deney ve gözlemin sonucu olmalıdır ve bunların, mutlak gerçeğin ta kendisi olduğu hiçbir zaman iddia edilmemelidir. Bu aşamada, Okültizmi iki safhada ele alabiliriz

Geleneklerin temelini oluşturan değişmez kısım, ki, buna, hangi çağda yaşamış ve hangi köke bağlı olursa olsun, tüm hermetistlerin yazılarında rastlanır.

Okültistin, tamamen kendi özel araştırma ve yorumlarına dayanan kişisel kısım

Değişmez kısmı da üç ana noktada inceleyebiliriz
Evrenin tüm planlarında mevcut fiilin esası olan Üçlü Birlik Tri Ünite-Trinite Kanununun varlığı.

Görünen ve görünmeyen evrenin tüm kısımlarını birbirine sıkıca bağlayan ilişkilerin varlığı.

Görünür alemin ikiz kopyası olan ve varlığının başlıca temelini teşkil eden görünmez alemin varlığı. Bu kısımda, kainatta mevcut görünmez varlıklar, doğadaki ve insandaki okült güçler ve astral alem ile ilgili ezoterik bilgiler ele alınmaktadır.

Konumuzu noktalarken, Okültizmin, üç ana esasını şöyle sıralayabiliriz

Tanrı, ilkeler koymuştur Doğadaki tüm olaylar, bu ilahî ilkeler dahilinde meydana gelir insan doğadaki olaylarla ilahi ilkeler arasındaki orantıları sayıları tanımaya çalışarak yasaları araştırır

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir