Yazılar

Sabır Nedir

sabır Nedir

Sabır Ne Demektir? Sabır Nedir Kısaca? Sabır Hakkında? Sabır Ne Demek? Sabır Nedir? Sabır Hakkında Kısaca?

Sabır Ne Demek, sabır, ya da dayanç, zor koşullar altında cesaret ve metanetini yitirmeme duygusudur. sabırlı insan uzun süreli gecikmelere ve tahriklere rağmen moralini bozmadan yoluna devam eder veya beklemesini sürdürür.Sabır islam başta olmak üzere Hristiyanlık, Yahudilik, Budizm ve hinduizm dahil bütün büyük dünya dinleri tarafından aranan bir niteliktir. Türkçedeki sabır kelimesi Arapçadaki kelimesinden gelmektedir. Ramazanda oruç tutmak islam dinine göre sabırın en önemli örneklerinden biridir. Ayrıca Türkçedeki Acele işe şeytan karışır atasözü sabırı öğütleyen en tanınmış atasözlerinden biridir.

Sabırsızlık genellikle çocuksu bir nitelik olarak düşünülür. Sabır yetişkinliğin en önemli bileşenlerinden biridir. Sabırsızlığın aceleciliğe yol açtığı ve iyi düşünmeden verilmiş yanlış kararlara neden olduğu düşünülür.

Sabır Etmek Nedir

Belaya ve musibete karşı sabır yöntemi sabır çeşitleri arasında en işlevsel sabır çeşididir. Yani; her şeyde olduğu gibi sabırda da güzel olan yerinde ve zamanında sabretmektir. İş işten geçtikten, fırsatlar kaçtıktan sonra sabretmek, tahammül göstermek gereksiz olur bazen. Yani sabretmek demek her şeye boyun bükmek, gerekli gereksiz her şeye rıza göstermek değildir. Birini bir kötülük yaparken görüyorken susan bir insan daha sonra ben sabrettim onun kötülüğüne diyemez. Özellikle de emri bil maruf ve nehyi anil münker emri varken. Yüce Nebi Aleyhisselam tarafından “Bir kötülük gördüğünüzde onu elinizle düzeltin. Elinizle düzeltemiyorsanız dilinizle düzeltin. Dilinizle düzeltemiyorsanız içinizden buğz edin.” düsturu bizlere öğretilmişken.

Biz bu hadisten anlamalıyız ki eğer olay anında yapabileceğin bir şey varsa yap. Üstüne düşen her türlü vazifeyi mertçe sahiplen ve yerine getir. Doğru olanın yapılabilmesi için elinle, dilinle uğraş. Ama olmuyorsa artık kendini de bitirme, kalbinden Allah’a yalvar, tevekkül et demektir. Bununla birlikte yerli yersiz, ben kötülükleri düzelteceğim diye şiddete meyletmek, insanlara zarar vermek, insanların kalbine yersiz korkular salmak, her daim İslam’ı şiddetle, terörle alakalı gösterecek hareketlere, gruplara bulaşmak akıl karı değildir. akıllı insan her daim aşırılıktan uzak durmalıdır.

Başımıza gelen bela ve musibetlerden kaygılanmamalı, umutsuzluğa düşülmemelidir. Bir musibet geldiği anda aklımıza sabır etmek gelmeli, musibet anında metin bir şekilde dik duruşumuzla o belaya meydan okumalıyız. Bela anında bir anlık sızlanış bile sabretmekten alacağımız huzur, ve mükafatın azalmasına ve hatta yok olmasına sebep olmaktadır. Oysa bilmeliyiz ki; bela ve musibetler günahlara kefarettir.

Kur’an-ı Kerim’de Mealen Buyruldu Ki

(Size gelen her musibet, kendi ellerinizle işleyip kazandığınız günahlar yüzündendir. Bununla beraber allah bir çoğunu da affeder, musibete uğratmaz.) (ura 30)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir