Yazılar

Sakarya Coğrafyası

sakarya Coğrafyası

marmara bölgesinin kuzeydoğu bölümünde yer alan sakarya ili, adını ünlü sakarya, nehrinden almıştır. bu nehir sakarya ilinin bereketli topraklarına can verir. sakarya ili topraklarının izdüşüm alanı 4.821 km², gerçek alanı ise 5.015 km²dir

il topraklarının kullanım amaçlarına göre dağılımı il toprakları coğrafi değerler bakımından, 29 derece, 57 dakika-30 derece, 53 dakika doğu boylamları ile 40 derece 17 dakika- 41 derece, 13 dakika kuzey enlemleri arasında yer almaktadır. il merkezi olan adapazarı, istanbula göre 1 derece, 25 dakika doğudadır. il topraklarının şekli, güneyden kuzeye doğru bir dikdörtgene benzer.

yönetsel açıdan doğudan bolunun göynük, mudurnu, düzce ve akçakoca ilçeleri, güneyden bilecikin gölpazarı ve osmaneli ilçeleri, batıdan kocaelinin kandıra, merkez ve gölcük ilçeleri, kuzeyden ise karadeniz ile çevrilidir.

ilin merkezi olan adapazarı, akova adı ile anılan düzlükte, sakarya havzasının aşağı kısmındadır. doğudan çamdağı, güney ve güneydoğudan samanlı dağları, kuzeyden karadeniz ile sınırlanan sakarya ilinin batıdan belirgin bir doğal sınırı yoktur. sakarya vadisinin kocaeli plato su ve izmit körfezinin doğusunda da süren çöküntü alanı, ilin bu bölümüne girer.

adapazarı, adının son bölümünden de anlaşılacağı gibi bir pazar yeri olarak kurulmuştur. adının ilk bölümüyle de söz konusu pazarın kuruluş yerini belirtir. 19. yüz yılda hızla gelişerek önce büyükçe bir yerleşim merkezi haline gelen bu pazar yeri, Cumhuriyet döneminde hızla büyüyerek bir sanayi ve ticaret merkezine dönüşmüştür.

dağlar sakarya ilinin yüzey şekilleri sade bir özellik gösterir. bunları üç bölümde incelemek mümkündür kuzeydeki tepelik alan ortada Adapazarı Ovası veya akova diye anılan düzlük güneydeki engebeli topraklar il alanı, güneyden kuzeye doğru uzanarak kocaeli peneplenini yani, yarı ovalarının doğusunda karadenize açılır. üçüncü zamanın sonları ile dördüncü zamanın başlarında oluşmuştur.

bu jeolojik zamanda ortaya çıkan kıvrılma ve kırılma hareketleri nedeniyle trakyanın güneye, kocaeli yarımadasının kuzeye doğru farklı yönlerde çarpılmasına neden olmuştur.

çarpılmanın etkisi sakarya ilinde daha güçlü olmuş ve il alanı karadenize doğru eğim kazanmıştır. sakarya ırmağının iç batı anadolu platolarından taşıdığı maddeler il alanında yığılarak alüvyal ve kolüvyal ovalar oluşturmuştur.

yüzey şekillerinin başlıca öğesini adapazarı ovası oluşturur. elips biçimli olan ova, doğuya ve güneydoğuya doğru bir körfez gibi sokulur. batıya doğru sapanca gölünü içine alan ve izmit körfezinin doğusundaki ova ile birleşen oluk biçimindeki bir çukurda uzanır. güneydoğu yönünde ise, samanlı dağlarının dik yamaçlarına dayanır. sakarya ırmağı, geyve boğazı aracılığı ile bu dağlar arısından ovaya çıkar.

ilde platolar önemli bir yer tutar. dağlar ilin güney yarısında yoğunlaşır, öbür kesimler büyüklü küçüklü taban topraklarla kaplıdır.

kuzey anadolu sistemine bağlı dağlar, il alanına yakın kesimlerde alçak platolara dönüşerek doğu-batı yönünde uzanır ilin orta ve batı kesimleri kocaeli platosunun uzantısı durumundadır. yer yer görülen düşük yükseltili tepeler dışında genellikle alçak ve düz bir yapıdadır.

il topraklarının yeryüzü şekillerine göre dağılım yüzdeleri dağlar %34 platolar %44 ovalar %22 şeklindedir platolar sakaryada yeryüzü şekillerinin dağılımında platolar önemli bir yer kaplar. il alanının % 44,3ünü oluşturan platolar yer yer ormanlarla kaplıdır. ilin en önemli platosu batıdan il topraklarına girerek sakarya vadisine kadar sokulan kocaeli platosudur.

kocaeli plato su, 3. zamanın sonlarıyla 4. zamanın başlarında oluşmuştur. bu jeolojik zamanlarda ortaya çıkan tektonik hareketler, kıvrılma ve kırılmalara neden olmuş ve yarımada kuzeye doğru çarpılmıştır. bu yapı nedeniyle plato, sularını daha çok karadeniz e boşaltır.

sakaryada, kocaeli platosu dışında kalan platolar genellikle samanlı dağlarıyla çamdağı kütlesinin hendek, ak yazı, sapancaya doğru uzanan kesimlerinde dizilmiş durumdadır. başlıcaları hendek-ak yazı arasında çiğdem, turnalı ve gındıra platoları, keremali platosu, ak yazının kuzeyinde acelle ve karagöl, geyve yöresinde katırözü, soğucak, çataldağ, çatal tepe ve ziyarettepe platolarıdır.

vadiler il alanının aşağı sakarya havzasında kalan vadiler, önemli yeryüzü şekilleridir. 3. zamanda ortaya çıkan yoğun yükselme, kırılma ve kıvrılmalarla il topraklarındaki akar sular çöküntü alanları arasındaki eşiklerde derin vadiler açmış, vadi tabanlarında da geniş ve verimli ovalar oluşmuştur. vadi tabanlarının yükseltileri genellikle düşük olduğundan akarsuların akış hızı azalmakta bu nedenle de taşıdıkları maddeler vadi tabanına yığılmaktadır. ildeki en önemli vadi, sakarya vadisidir. iç batı anadolu platoları üzerinde yükselen emir ve türkmen dağlarından başlayan ve çeşitli kollardan oluşan sakarya vadisi, bölgede doğudan batıya geniş bir yay çizer. bu arada porsuk ve ankara çayı vadileri ile birleşir.

cambaz boğazından sonra genişlemeye başlayan vadinin tabanında pamukova oluşmuştur pamukovadan sonra vadi yeniden daralır ve geyve boğazı adıyla anılan yerde, uzun ve derin bir oluğa dönüşür. birden genişleyerek ilin en geniş ovası olan akova yı oluşturur.

daha sonra karadenize doğru yönelen sakarya vadisi, batıdan ve doğudan çok sayıda yan vadilerle birleşerek karasu yakınlarında karadenize açılır.

ovalar akova ilin en büyük ovasıdır. bir adı da adapazarı ovasıdır. aşağı sakarya vadisinde sapanca gölü ile adapazarının doğusunda yer alır. doğuda keremali dağının eteklerine dek uzanan akova, marmara bölgesinin en büyük ovalarından birisidir.

sakarya ırmağının taşıdığı kalın bir alüvyon tabakasıyla kaplı olduğundan çok verimlidir. yükseltisi yaklaşık 30 m. olan ovaya çevredeki dağlardan sırtlar sokulmakta ve bazı alanlarda tepelikler oluşturmaktadır.

bunların başlıcaları adapazarı kentinin güneyindeki erenler tepesi ile alibey tepesi ve güneydoğudaki tersiye tepesidir ovayı güneyden kuzeye doğru akan sakarya ırmağı ve doğudan güneye doğru akan mudurnu çayı sulamaktadır.

sakarya ırmağı, ovada bir çok kıvrımlar yaparak akmakta, sağanak yağışların olduğu ve karların eridiği mart ve nisan aylarında taşarak ovayı basmaktadır. ovada taban suyu yüksek olduğundan taşan sular çekildikten sonra su birikintileri ve bataklıklar uzun zaman kalmaktadır.

pamukova aşağı sakarya vadisinin akovadan sonra ikinci büyük tarım alanı, pamukovadır. il topraklarında hızla genişleyen sakarya vadisinde alüvyonların birikmesiyle oluşmuş verimli bir ovadır.

pamukova, adapazarı ovasına göre daha yüksek olduğundan, sakarya ırmağı, burada daha hızlı akar ırmak derinden aktığı için yatağı değişmemektedir. taban su akovaya göre daha düşüktür söğütlü ovası akovanın kuzeyinde yer alan söğütlü ovası, ilin en çukur tarım alanıdır. taban suyunun yer yer yüzeye çıkması ve sakarya taşkınlarıyla ovanın bazı kısımları sazlık ve bataklık durumundadır. söğütlü ovasında toprakların tarıma elverişli duruma getirilmesi amacıyla yoğun drenaj çalışmaları yapılmıştır.

bu çalışmalarla ovanın kimi yerinde taban suyunun düzeyi düşürülmüş, bataklıkların bir bölümü kurutulmuştur. sakarya ilinde bu büyük ovalardan başka sakarya vadisi ile bu vadinin kollarının tabanlarında kimi küçüklü büyüklü tarım alanları vardır. bu alanlar alüvyal toprakla kaplı olduklarından verimleri yüksektir.

akarsular sakarya nehri eskişehirin çifteler ilçesi yakınlarından doğan sakarya ırmağının kolları ile birlikte toplam uzunluğu 824 km.`dir. ancak başlangıcında yer alan bazı kaynaklarının kuruduğu gözönüne alınırsa ırmağın uzunluğu 720 km kabul edilir. ilimiz sınırları içindeki uzunluğu 159,5 km.dir.

nehir, osmanelini geçince inegöl ve yenişehir ovalarını sulayan göksu kolunu alır. osmaneline varmadan aşağıdan göynük çayını da alarak pamukovaya ulaşır. geyve ile Doğan çay arasında dik yamaçlı ve dar geyve boğazından akarak adapazarı ovasına akova ulaşır. burada vadi tabanı 35 metrenin altına iner ve tam bir ova akarsu-yu halini alır.

adapazarı şehir merkezinin 4 km. doğusundan geçen sakarya ırmağı, ovanın kuzey kesiminde sağdan mudurnu çayını, daha ilerde, tepelik bir alanda soldan, sapanca gölünün fazla suyunu boşaltan çark suyunu alır ve karasu ilçe merkezi yeni mahalle semtinde karadenize dökülür.

sakaryanın deltası, kızılırmak ve yeşilırmak deltası gibi denize doğru belirli bir çıkıntı meydana getirmez tarih devirlerinde sakaryanın, adapazarı ovasında birkaç defa yatak değiştirdiği sanılmaktadır sakarya nehri üzerinde sarıyar ve gökçekaya barajları bulunmaktadır çark suyu sapanca gölünün ayağı olan çark suyu, sakarya ırmağına boşalır. uzunluğu 45 km. olan akarsu, sapanca gölü nün doğusundan çıkar ve batıdan elmalı deresi, kocadere ve söğüt deresini alarak kuzeydoğuya yönelir. seyifler köyü yakınında sakarya nehrine katılır.

adapazarının içme kullanma suyu, uzun yıllar çark suyundan sağlanmıştır dinsiz çayı uzunluğu 34 km.dir. mudurnu çayının bir kolu olan dinsiz çayı, hendek sınırı yakınında şark beynevit köyü civarında doğar, daha sonra doğudan fabrika dere ve balıklı dereyi, güneyden bıçkı ve gürcü derelerini alır. akyazı, hendek ve merkez ilçe sınırlarının birleştiği yerde mudurnu çayına katılır.

mudurnu çayı uzunluğu 65 km.dir. dokurcun yakınlarında il topraklarına girer, hendek ilçesinin kuzeybatısında sakaryaya karışır. akyazı ilçesinin taş burun köyü civarında taşkınlar yapan ve bataklıklar oluşturan çay, yapılan ıslah çalışmalarıyla zararsız hale getirilmiştir.

darıçayır deresi uzunluğu 33 km. dir. karasunun güneyinde kocatöngel deresi adıyla kuzeye doğru akan bu dere, doğudan ve batıdan küçük yan dereciklerle birleştikten sonra tuzla yakınında sakarya nehrine katılır.

maden deresi uzunluğu 30 km. olan maden deresi, hendek yakınında çataltepe den doğar. önce kabalak deresi adıyla kuzeye akar. yayla deresi ile birleştikten sonra karasu adını alır ve karasu ilçesinin doğusundan karadenize dökülür.

melen deresi uzunluğu 30 km.dir. kocaali ilçesinin doğusunda akçakoca sınırında bulunan melenağzı mevkiinde karadenize dökülür karaçay deresi geyve ilçesinin doğusunda mancarlı yöresinde doğar. uzunluğu 29 km.dir. önce secde dere, sonra karaçay adlarını alarak güneybatıya doğru akar. güneydoğudan gelen karakaya deresi ile birleştikten sonra karasular mevkiinde sakarya ırmağına katılır.

akçay deresi geyvenin kuzeybatısındaki eskiyayla yöresinden doğan akçay deresi, çok sayıda küçük dereyle birleştikten sonra adliye köyü kenarından sakarya ırmağına katılır.

yırtmaç deresi kandıra ilçesinin kuştünek mevkiinden doğar. kaynarca-karasu sınırındaki acarlar gölüne dökülür. önemli kolları büyükdere ve kemer deresidir.

değirmendere değirmendere, kandıranın doğusundaki alabaşlar köyü yakınından doğar. kandıra kaynarca sınırını çizerek akar. kaynarcanın kuzeyinde kara boğaz yöresinde karadenize dökülür.

sapanca dereleri sapanca gölüne bazı irili ufaklı dereler dökülmektedir. bunların en önemlisi istanbul deresi olup yıl boyunca faaliyet halindedir. mahmudiye ve kurtköy gibi dereler yazın kururlar. genellikle samanlı dağlarının karları ve mevsim yağmurları ile beslenen bu dereler, gölün su seviyesinde rol oynadıkları gibi sürükledikleri alüvyonları biriktirip bugünkü sapancanın bulunduğu ovalık araziyi oluşturmuşlardır.

göller sakarya il alanında pek çok sayıda göl vardır. üçüncü zamanın sonları ile dördüncü zamanın başlarında yoğun tektonik oluşumlar geçiren il alanı yer yer çökmüş, yer yer de yükselmiştir. kırılma ve kıvrılmalar sonucu il alanı karadenize doğru kuzey yönünde çarpılmıştır. çarpılmadan sonra marmara denizi ile arada bir set ortaya çıkmıştır. marmara denizi ile su bölüm çizgisini oluşturan bu setin karadenize eğimli olan kesimlerindeki çöküntü alanlarının dolması ile göller oluşmuştur. bu tektonik kökenli göller dışında, sakarya ırmağı tarafından taşınan alüvyonların yığılması ile oluşmuş göller de vardır.

bu göllerin yükseltileri ile derinlikleri pek fazla değildir. yağışlı kuşakta yer aldıklarından bol sulu akarsularca beslenmekte ve fazla suları çeşitli ayaklarla boşalmaktadır. ildeki göllerin suları genellikle tatlıdır.

sapanca gölü marmara bölgesinin doğu kesiminde, adapazarı ovasını izmit körfezi oluğuna birleştiren uzun bir çukurun doğu yarısında yer alan tatlı su gölüdür.

sapancanın kıyıları, doğuda sakarya ili, batı ucunda kocaeli ilinde kalır. havzası 252 km²dir.yüzölçümü 47 km²dir.doğu-batı uzunluğu 17 kmdir. kuzey-güney genişliği 5 km olup yüzeyin denizden yüksekliği 31 mdir. en derin yeri prof. s. erinçin ölçmelerine göre 61 m.dir.

göl, adını güney kıyısında kurulmuş olan ilçeden alır. eski türk kaynaklarında ayan gölü olarak geçer. özellikle güneyindeki dağlardan inen sellerle iyi beslenen göl, fazla suyunu, doğu ucundan çark suyu aracılığı ile sakarya ırmağına boşaltır.

sapancayı evliya çelebi şöyle anlatır sapanca gölünün çevresi 24 mildir. dört çevresinde kasaba gibi yetmiş altı köy vardır. cümle halkı bu haliçin suyundan içtiklerinden yüzlerinin rengi kırmızıdır. ürünleri çok ise de, bağları yoktur. bahçeleri hadden aşkındır. bu gölün kenarında bir tür kavun ve karpuz olur ki, ancak ikisini bir eşek çekebilir. bu göl içinde seksen pare parça kayık ve çırnaklar tahıl kayığı vardır ki, köyden adam ve kereste ve eşya götürürler. bu gölde bulunan yetmiş, seksen çeşit balıktan avlayıp kar ederler. alabalığı, sazan balığı, turna balığı gibi tatlı su balıkları gayet lezzetli olur. gölün derinliği ekseri yerlerinde yirmi kulaçtır

suyu gayet saf ve berraktır. kıyısında olan köylerin kadınları elbise yıkadıklarında asla sabun sürmezler. bu gölün doğusunda iki saat uzaklıktan sakarya nehri geçer. kocaelinde irva kasabası kenarında karadenize dökülür. sakarya azıcık bir himmet ile bu göle akıtılabilir. bu göl, izmit körfezine üç saat kadar yakın olduğundan ayağı izmit tuzlası önünde deryaya karışır. hatta bir asırda bu gölü izmit körfezine katmak için yüzbinlerce kazma ve çapalı ırgat toplattırılmış ise de, izmit halkının buna birçok hazineler ve nuh ömrü gerektirir diye gevşeklik göstermesi işin tamamlanmasına engel olmuş. ama sakarya nehri bu göle, bu gölde izmit körfezine karıştırılsa boluya kadar beş konaklık yer mamür olurdu. istanbul gemileri ta boluya yetişir ve istanbulda bir tahta üç akçeye, bir kantar odun beş akçeye olup hayratı büyük olurdu.

elektrik işleri etüt dairesi tarafından yaptırılan ölçmelere göre, gölün suyu kış ve ilkbahar aylarında yükselir, sonba hara doğru alçalır. iki seviye arasında 70-90 cm, bazen 120-130 cm. fark görülür.

e-5 karayolu gölün kuzey kıyısını, tem otoyolu ve demiryolu ise güney kısmından geçmektedir gökçeören gölü il merkezinin 7-8 km kuzeybatısındadır. basık sırtlarla çevrelenen gölün yüzölçümü 25 hektardır. gökçeören gölüne, yakınındaki yerleşmelerin adlarıyla, aralık gölü ve meşeli gölü de denmektedir. gölün kuzeyinde alçak sırtlarla ayrılmış yaklaşık 15 hektar genişlikte küçük bir göl daha vardır. dipsiz göl adıyla anılan bu göl gökçeören çukurluğunun devamı niteliğindedir. göl çevresindeki hafif eğimli alanlarda yoğun tarım yapılır. pek derin olmayan göl, yağmur ve kaynak sularıyla beslenmekte, kışın ve bahar da yağışlarla genişleyip yazın çekilmektedir. suların çekilmesiyle ortaya çıkan alanda, mısır, kavun, karpuz ve fasulye ekilir.

poyrazlar gölü adapazarının 7-8 km kuzeydoğusunda, sakarya ırmağının yakınındaki 60 hektarlık göle, doğusundaki poyrazlar köyü nedeniyle, poyrazlar gölü denir. gölün bir başka adı da teke gölüdür. sakarya ırmağının eski yatağında oluşan poyrazlar gölü, iki sırt arasında uzanmaktadır. sakarya ırmağı taştığı zamanlar, fazla suları kapaklı barajından göle boşalmaktadır. ayrıca, sızıntı yoluyla da gölü beslemektedir. poyrazlar gölü, oldukça derindir. yalnızca güney kıyıları sığ ve sazlıktır. kuzey ucundan bir ayakla sakarya ırmağına boşalır. bu gölde başta sazan olmak üzere kimi tatlı su balıkları yaşamaktadır.

taşkısık gölü poyrazlar gölünün 15 km kadar kuzeybatısında, göktepenin kuzeyinde, 3 km aralıkla iki küçük göl vardır. bunlardan batıdakine taşkısık gölü ya da çaltıcak gölü denir. göl dipten kaynayan sularla beslenir, kışın genişleyip yazın çekilmektedir. yüzölçümü 90 hektar kadardır. güney kesimi daha derin olan gölün kuzey kıyıları sazlık ve bataklıktır. tatlı olan gölün suyunda sazan ve tatlı su balıkları yaşamaktadır.

küçük akgöl adapazarına 12 km uzaklıkta karasu karayolu üzerindeki bu göl, yakınındaki çaltıcak köyün ün adıyla da anılır. gölün kenarındaki küçük koru, piknik ve kamp yapmaya çok elverişlidir. gölde her çeşit tatlı su balığı yaşamaktadır. ayrıca, göl çevresinde tavşan, keklik ve yaban ördeği avlanabilmektedir.

büyük akgöl karasu karayolu üzerinde koyunağılı köyünden ayrılan yol sapağındadır. daha çok balık avlamak amacıyla gidilen bu gölün kıyısında piknik ve Kamp yeri de düzenlenmiştir.

acarlar gölü karadenize 700 m. uzaklıktaki bu gölün çevresi bütünüyle dişbudak ormanlarıyla çevrilidir. ağaçlar yer yer gölün bataklık kesimlerine sokulmaktadır. buralarda sülün, çulluk ve yaban ördeği gibi hayvanlar yaşamaktadır.

iklim sakaryanın iklimi hem marmara bölgesi iklimi hem de karadeniz iklimi özelliklerini taşır. sakarya rutubetli bir havaya sahiptir. kışlar bol yağışlı ve az soğuk, yazlar ise sıcak geçer. adapazarı merkezinde yıllık ortalama sıcaklık 14.1 derecedir. bugüne kadar ölçülen en düşük sıcaklık -14.5 derece, en yüksek sıcaklık 41.8 derece olmuştur. yıllık ortalama nem oranı %71.7dir. bahar aylarında bol yağış alan sakarya ilinde yağışlı gün sayısı ortalama 116.2 gündür 1997. yıllık yağış miktarı 813 mmdir. yağışın mevsimlere dağılışı ortalama olarak ilkbaharda 177.6 mm, yazın 161 mm, sonbaharda 211 mm ve kışın 263.4 mm.dir.

merkezde ortalama kar yağışlı gün sayı-sı 7.7 dir. kar ile örtülü gün sayısı 9.10 ve en yüksek kar kalınlığı 48cm. 1991 olmuştur.

rüzgarlar genel olarak kuzeydoğudan poyraz, kuzeybatıdan da karayel olarak eser. zaman zaman güneyden esen lodos, özellikle adapazarı ovasında Sıcaklığın artmasına yol açar.

bitki örtüsü sakarya ili doğal bitki örtüsü bakımından oldukça zengindir. kuzey anadolu kıyı dağlarının uzantısı olan dağlar gür ormanlarla kaplıdır. hemen hemen her yerde kayın başta olmak üzere gür Gen, kavak, kestane, ıhlamur, çınar, Akçaağaç ve meşe başlıca ağaç türlerini oluşturur. 700 m. yükselti kuşağından sonra iğne yapraklı ağaçlar yer almaya başlar. adapazarının doğusunda bol dişbudak ormanlarına rastlanır. aynı şekilde karasunun batısında acarlar gölü çevresinde de dişbudak ormanları vardır. burada dişbudak ağaçlarının arasına karaağaç ve kızılağaçlar karışmıştır. ovalık kesimlerde aşağı sakarya vadisi çevresinde bitki örtüsü zayıftır.

çayırlar ve dağ otlakları dışında dağların etekleri ile platolarda başlıca bitki türleri böğürtlen, kocayemiş ve kermes meşesi olan çeşitli maki alanları görülür.

madenler ilimizde çeşitli madenler vardır. ama bunların büyük çoğunluğu işletmeye açılmış değildir. saptanmış olan maden alanları arasında bakır, kurşun, maden kömürü, çinko ve manganez, altın, nikel, amyant, kükürt, titan ve sapanca nailiye mevkiinde iyi kalitede talk madeni vardır.

topraklarımızda ayrıca simli kurşun ve demir yatakları da saptanmıştır. simli kurşun karasuda, akçukur ve kurudere köylerinde bakır, hendek-ikizcede, demir madeni, mağara, akçukur, köylerinde mevcuttur.

sakarya ili mermer yatakları bakımından da anılmaya değer. mermer üretimi bu bölgede roma dönemine kadar uzanmaktadır. önemi büyük olan mermer yatakları ise merkez, akyazı ve sapanca ilçelerindedir

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir