Yazılar

Ses Bilimi Nedir

ses bilimi Nedir

Ses Bilimi Nedir, ses bilimi, fonoloji, fonetik dil belirli dil seslerini fonemler inceleyen bir bilim dalıdır. Ses bilimi dil içindeki seslerin işlevlerini inceler. Konuşma seslerinin eklemlenmesi articulatory, nakli transport, alınması receival ile ilgili bir bilim dalıdır. Fonetiğin bu üç çalışma alanına karşılık gelen üç branşı vardır eklemleme articulatory, akustik ve işitim fonetiği auditory phonetics. Fonolojiye zıt olarak, fonetik konuşma seslerinin fizikî yönüyle ilgilenir. Konuşma seslerinin tam bir transkripsiyonunu vermek için, birkaç özel alfabe vardır. Bu alfabelerden en çok kullanılanı bu metinde bulacağınız alfabe olan ipadır

Ses bilim, dilin seslerini, dilsel iletişim dizgesindeki işlevleri açısından inceleyen bilim dalıdır. Sesbirim ve bürünbilim gibi soyut birimlerin incelenmesi üzerine kuruludur. F. de Saussure, J. Baudouin de Courtenay gibi araştırmacılardan esinlenen Prag Dilbilim çevresinde oluşmuştur.

alanları Sesbilimde, sesbilgisi gibi, kendi içinde birçok alana ayrılır. Bu alanlararı aşağıdaki biçimde gösterebiliriz Genel sesbilim Bu bilimin inceleme alanı oldukça geniştir. Sadece bir dilin ses bilimsel dizgesini değ il, bütün dillerin sesbilimsel dizgelerini ve bunların işleyiş kurallarını incelemeyi amaç edinir.

Karşılaştırmalı sesbilim Bir ya da birçok dilin sesbilimsel dizgelerini birbiriyle karşılaştırarak bunlar arasındaki farklılıkları ve benzerlikleri ortaya koymayı amaçlar. Bu bilimin elde etmiş olduğu bulgular çeşitli amaçlar için uygulanabilir.

Eşsüremli Kısaca tanımlamak gerekirse, bir dilin sesbilimsel düzgesindeki evrimi göz önünde bulundurmadan, sadece bu dilin belli bir döneminde yer alan sesbilimsel dizgesini bir bütün olarak alır.

Artsürmeli sesbilim Eşsüremeli sesbilim aksine, sesbilimsel dizgelerin evrimini, bir dil durumundan öbürüne geçişte ortaya çıkan değişimleri ortaya çıkarmaya çalışır.

Farklar Okunduğu gibi yazılan diller kavramı ile fonetik dil kavramı arasında fark vardır zira her dil kendi yazım stilini ve kurallarını üretmiştir ve o dilde yazılmış bir yazı o dilin okunuş kurallarına göre okunduğunda gayet yazıldığı gibi okunanya da tersi bir dil olur. dolayısıyla yazıya aktarılmış her dil okunduğu gibi yazılan dillerdir ama bu onların fonetik dil oldukları anlamına gelmez.

Her dil ilk yazıya geçirildiğinde fonetik kurallara olabildiğince saygılı olduğu kabul edilir. Dilin yazımını fonetik olmaktan uzaklaştıran ise zamanla konuşulan dildespoken language görülen değişikliklerdir. Konuşmada ortaya çıkan değişikliklerin anında yazıya yansıması hiçbir zaman söz konusu olamayacağından dolayı, yazım konuşulan dilin evrim hızına yetişemez, bu da zamanla yazıyla konuşulan dilin kopmasına, yazımın fonetik olmaktan uzaklaşmasına neden olur. Kimi dillerde bu evrim süreci çok dramtik yazım farklılıklarına yol açmışkening, fr kimi dillerde daha az farklılık gözlenirispanyolca, Almanca vs.

türkçe yazımı daha yeni adapte edilmiştir1928. dolayısıyla herhalde günümüzde türkçe dünya üzerindeki en fonetik dillerden birisidir. dil evriminde 80 yıllık bir süre bir nefes alıp verme kadar olduğundan türkçe yazımı ile okunuşu arasında farklılıklar çok ama çok nadirdir. öte yandan süreç içerisinde her dil gibi türkçenin de yazımı ile okunuşları arasında farklar oluşacaktır, bu kaçınılmazdır. hatta şimdiden birkaç belirgin örnek ortaya çıkmıştır. Örneğin değil mi yerine diğ mi, geleceğim yerine gelcem, peki, abi gibi bu sayılan örnekler her ne kadar gözümüze yanlış kullanım gibi gelse de zaman içerisinde oluşan okunuş kaymalarıpronunciation shift böyle oluşmaktadır

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir