Yazılar

Sivas Coğrafyası

sivas Coğrafyası

sivas ili Anadolu yarımadasının ortasında, iç Anadolu Bölgesinin Yukarı Kızılırmak bölümünde yer alır. il topraklarının büyük bölümü Yukarı Kızılırmak, bir bölümü de Yeşilırmak ve Fırat havzalarında yer alır. 35° – 50° ve 38° -14 doğu boylamları ile 38° – 32 ve 40° -16 kuzey enlemleri içerisinde kalan il, 28.488 km2‘ilk yüzölçümüyle, Türkiyenin toprak bakımından ikinci büyük ilidir. il topraklarının Kızılırmak havzasına giren bölümünde Karadeniz iklimi, Fırat Havzasına giren bölümde ise, Doğu Anadolu iklimi egemendir

il alanı kuzeyden Kelkit Vadisi, Doğudan Köse Dağlarının uzantıları Kuru çay Vadisi ile yama Dağı,Güneyden Kulmaç Dağları, tahtalı Dağlarının uzantıları ve Hezanlı Dağı, Batıdan Karababa, Akdağı ve incebel dağları gibi doğal sınırlarla çevrilidir

idari açıdan ise, Kuzeyden giresun, ordu ve tokat, Doğudan erzincan, Güneyden malatya, kahramanmaraş ve kayseri, Batıdan ise yozgat ile komşudur. iç anadolunun yüksek platoları üzerinde başlayan ve doğuya yükselen il alanı, Kuzeydoğu ve Güneydoğuda dağlık ve sarp bir kesimle son bulmaktadır.

Genel olarak dağlık ve yüksek bir plato üzerinde kurulan sivas, ilinin ortalama yüksekliği 1000 metrenin üzerindedir. dağlar, bu dağlar arasında vadiler, çukurlardan oluşan ovalar ve Dağların aşınması ile oluşan yüksek platolar ilin başlıca yüzey şekillerini oluştururlar. Ülkenin doğal yapısı itibariyle doğuya doğru gidildikçe yükselir. ilin batısında yer alan Gemerek, Şarkışla ve Yıldızeli ile orta kesimlerindeki Merkez ve Kangal ilçeleri aşınma ile düşmüş dağlar ve geniş platolarla kaplıdır.

ilin doğu su, güneydoğu su ve kuzeyinde yer alan Hafik, Zara, imranlı, Koyulhisar, Suşehri, G ürün ve Divriğide sarpça dik sıra dağlarla derin sarp ve uzun vadiler yer almaktadır. Kızılırmak kıyı düzlükleriyle, Polanga düzlüğü dışında bölgede önemli bir düzlük bulunmaz.

Kuzey Anadolu sistemine bağlı dağlar, Kelkit Vadisiyle, Kızılırmak Vadisi arasını doldurarak Batı-Doğu doğrultusunda uzanır. Tüm Güney anadoluyu batıdan doğuya geçen Toroslarla bağlı dağlar ise Şarkışladan başlayıp ilin ortalarına doğru sokulur. Kuzey Anadolu sıradağlarının güneye açılan en önemli kollarından birini Köse Dağları oluşturur. Bu dağ silsilesi yükseklik uzunluk ve kapladığı alan açısından, sivas, ilinin en önemli dağlarından olup, bu sıra Yıldızelindeki yıldız Dağıyla 2537 başlar. Doğuya doğru asmalı dağı 2406 Kızılırmak Yayı ve Yeşilırmak Yayı dağları da denir. Bu dağların büyük bir bölümü Karadeniz Bölgesinde kalmaktadır.

Gemerek ile Şarkışla ilçeleri arasından başlayarak, Kuzeye doğru genişçe bir yay çizen ve toros Dağlarının kuzeye açılan kolu olan Tecer Dağlarıdır. merkez ilçe ile Kangal arasında Kılmaç Dağları adını alır. Bu dağ silsilesinde Karaca tepe 2079, Kesistepe 2230, Gürlevikdağı 2688, Beydağı 2802 m. yükseklikte olup bu dağlar seyrek kara çam, kızılçam, ardıç ve meşeden oluşan ağaç kümeleri dışında tümüyle çıplaktır.

Bu dağ silsilelerinden başka Akdağları, incebel Dağları ve Yama Dağlarının yanısıra yer yer yükselen çok sayıda dağ ve tepe vardır. Bunlardan Tahtalı Dağları 2719 Hezanlı Dağlarıdır 2283.

Sivas akarsu bakımından oldukça zengindir. Ancak, bu akarsulardan vadilerin, dar ve derin olması nedeniyle y eteri kadar yararlanılamaz.

Kızılırmak Önce dikkatimizi Kızılırmak kaynağı bölgesine yöneltirsek, yurdumuzun bu büyük nehrinin, Kızıldağ tepesinin güney yamaçlarından birkaç kol halinde çıktığını görürüz. imranlı yakınlarına kadar ayrı akan kollar imranlı önlerinde birleşerek Kızılırmak adını alır. Zaraya giriş Kösedağı eteklerinden gelen Habeş Arap çayını alır

Zara ovasının güneyinde Acı suyu aldıktan sonra Hafik yönünde akışını sürdürür. Hafik önlerinde Kuruçay ve AcıIrmakı aldıktan sonra yavaş yavaş Sivas önlerine gelir. sivasta Tecer Çayı, Mundar Irmak, Mısmılırmak ve biraz daha batıda Yıldız ırmağını alır. Yıldızeli topraklarından geçerken kalın suyuyla birleşir. Şarkışlada Kaldırak Çayı, Acısu, Gemerekte Sınır Çayı, Kasımbeyli Deresini kaynağını Sızır kasa basından alan Göksu Çayını aldıktan sonra Deveboynu yöresinde Sivas topraklarına veda eder.

Anadolu nun ortasında büyük bir kavis çizerek Karadeniz dökülen Kızılırmakın suyu Zaraya gelinceye kadar tatlıdır. suyunun tuzlanması Zaradan sonra başlar. anadoluda Türk hakimiyetinden önce, Kızılırmaka HALYS veya tuzlu deniliyordu. Bu isim batı kaynaklarından zamanımıza kadar gelmiştir. Bizans eserlerinden nehrin adı HALYS veya Alis ALYS olarak geçmektedir.

Nehrin gerek eski ismi gerekse bugünkü batı kaynaklarındaki türkçe karşılığı, Kızılırmakın havzasının fiziksel ve kimyasal özellikleriyle ilgilidir. Nehrin yayıldığı alanda alçıtaşı ve tuz yatakları bulunan kumlu, kireçli ve ekseriyeti kızıl topraklar geniş yer tutmaktadır. Nehrin havzasında pek çok tuz yataklarına da rastlanır.

Kelkit Çayı, Gümüşhane topraklarından doğan Kelkit Çayı, Suşehri sınırlarıyla ilimiz topraklarına girdikten sonra dar ve derin bir vadiden akarak Koyulhisar Reşadiye sınırlarıyla ilimiz topraklarını terk eder. Kızıldağdan çıkan Akşar ve Gemin dereleri önemli kollarındandır.

Kara çam yörelerinden gelen derelerle de büyük ölçüde beslenir. Daracık vadisi kış aylarında kar tutmadığından ulaşım oldukça uygundur. Erzincan- tokat karayolunda bu vadiyi ta kip etmektedir. Sivas topraklarında pek yararlanılamaz.

Tozanlı Çayı Kösedağının batı yamaçlarından kaynaklanan Tozanlı Çayı, birkaç kaynağın birleşmesiyle meydana gelir. Yatağı oldukça meyillidir, yatağına ayak uydurarak büyük bir hızla akar. Şerefiyeyi geçtikten sonra ormanlık yamaçların oluşturduğu derin bir vadide büyük bir hızla akışını sürdürürken küçük büyük birçok dereyi de beraberine alarak Doğanşar önlerinde yoluna devam eder. Bu arada Asmalı ve Tekeli dağlarından akan derelerde Tozanlı çayına ulaşır.

Almus barajı bu çay üzerinde kurulmuştur. Tozanlı çayından Sivas topraklarında yeteri kadar yararlanılamaz. Ancak, Türkiyenin sa yılı barajlarından Almus barajı bu çay üzerinde kurulmuştur. samsun yakınlarında kurulan Karakaya Barajı da yine Tozanlı Çayı ile Kelkit Çayının meydana getirdiği Yeşilırmak üzerinde kurulmuştur.

Çaltı çayı sivasın güney sıradağlarını oluşturan dağlardan kaynaklanan Çaltı Çayı, Yılanlı Dağlarından çıkan güneş Çayı ile Tecer, Gürleyük ve Karabel yörelerinden kaynaklanan Sincan Çayının, Divriği yakınlarında Cürek boğazında bileşmesiyle meydana gelir ve burada Çaltı adını alır. Keban barajına kaynaklık eder. Divriği önlerinde akışını sürdüren Çaltı Çayı Sivas – erzincan demiryolunu ta Kip eder. Keban barajının ilimiz sınırlarında kalan yerde baraj sularına katılır. Çaltı Çayı, irili ufaklı birçok dere ile beslenir. Fakat yatağı dar ve derin olduğundan yeteri kadar yararlanılamaz. Uzunluğu 180 kmyi bulmaktadır.

tohum çayı Fırat Nehrinin önemli kollarından Tohma Çayı, her ikisi de Tohma adını taşıyan iki büyük kolun birleşmesiyle meydana gelir. Bunlardan Kangal Tohması, Şarkışla sınırları içinde bulunan karatonus dağlarından doğar. Kangal topraklarından geçerken Havuz yazısından geçen Havuzlu suyunu da alır. Bu suya Çamurlu da denir. Gürün Tohması tahtalı dağlarının eteklerinden doğar. Gürün ilçe merkezi önlerinden geçerken Gökpınar ve Sazcağız derelerini de alarak yoluna devam eder. malatya sınırları içinde Kangal Tohması ile birleşerek Fırat nehrine dökülmek üzere yoluna devam eder.

Tödürge Gölü Sivas – erzurum karayolunun 50.kmsindedir. Cencin Ovasının doğusunda yer alır, gölün yüzeyi 5 km2yi bulur. Ortalama derinliği 20 metredir. En derin yerinin 45 metreyi bulduğu söylenmektedir. Gerek dipten kaynaklanan su gerekse yöredeki kaynaklardan oluşan sular gölü beslemektedir. Açılan bir kanalla gölün fazla suyu Kızılırmaka akıtılmaya çalışılmaktadır. Gölde çok çeşitli ve bol miktarda balık bulunmaktadır

Gölün doğusunda iki tane adacık dikkati çekmektedir. Buralar Turnaların uğrak yerleridir. Ömürlerinin büyük bir kısmını burada geçirirler. Gölün kenarında bir gazino bulunmaktadır. Gölde kayık gezintileri yapılabilmektedir. Aynı zamanda burası bölgenin en iyi mesire yerlerinden birisidir. Cumhuriyet Üniversitesinin dinlenme tesisleri de bu gölün çevresinde bulunmaktadır.

Hafik Gölü sivasa 39 km. uzaklıktadır. Bu göle Hafik Büyük Gölü demek daha doğru olacaktır. Çünkü birkaç göl, Hafik yöresine serpilmiştir. Büyük göl Hafik ilçe merkezinin kuzeybatısında yer alır. Hafik ilçesine iki kilometre uzaklıkta bulunan gölün yüzeyi bir kilometrekareyi geçmektedir. Göl dipten kaynaklanan sularla beslenmektedir. Ortalama derinliği 6 metreye yaklaşmaktadır. Gölün ortasında bulunan ada, göle bitmez tükenmez güzellik vermektedir. Gölün fazla suları Kızılırmaka akmaktadır. Balığı bol ve çeşitlidir. Yörenin en güzel mesire yerlerinden olan Hafik gölünde kayık gezintisi yapılabilmektedir.

Lota Gölleri Hafikin 3 km. doğusunda Sivas – erzurum, yolunun kuzeyinde bulunan bu göller üç ayrı gölden meydana gelmiştir. ilkbahar sularının bol olduğu zamanlarda bu göller birleşir. Göller oldukça derindir. Bu göllerde bol miktarda balık tutulmaktadır. 200 kg ağırlığında balıkların yakalandığı da olmuştur. Dipten kaynayan sularla beslenir.

Gürün Gökpınar Gölü Dupduru suların hakim olduğu bu göl, doğal güzelliği ve alabalığı ile ün yapmıştır. Dipten kaynayan suların beslediği bu gölün derinliği 15 metreyi bulmaktadır. suyu duru olduğu için gölün dibi rahatlıkla görülür. Gürün ilçesine 10 km. uzaklıktadır. Gölün fazla suları Tohma çayına karışmaktadır. Alabalığı bol olan gölde kayık gezintileri yapılabilmektedir. Göl kenarında motel ve gazino vardır. Çevresinin en iyi mesire yerlerinden biridir.

Bunların dışında daha birçok göl vardır. Çoğu mevsimliktir ve kapladıkları alan ve derinlikleri bakımından pek önemli sayılmaz. Bunlardan merkeze bağlı bostan kaya, Suşehri yakınların da Gölova, Gürün Yazyurdu yakınında Aygur Gölü, Merkezin Kazpınar Köyün de Acıgöl….vb.

sivasın, karasal bir iklimi vardır. Kışları soğuk ve sert geçer, genelde kış aylarında bol kar yağışı görülür ve ortalama 3-5 ay karla örtülüdür. Yazları sıcak ve kurak, ilkbahar ve sonbahar ayları yağmurlu geçer. Her ne kadar kışlar soğuk geçse de, ilin Kuzey bölümünde, Koyulhisar ve Suşehri ilçelerinde karasal iklimden tipik Karadeniz iklimine geçiş görülür. Bu bölgelerde, iç kesimlere göre havalar ılık geçer.

Yapılan gözlem ortalamalarına göre son 50 yıl içinde gözlenen en soğuk ay -34.6 derece ile ocak ayıdır. En sıcak ay 38.3 derece ile temmuz ayıdır, aylık yağış ortalaması en yüksek ay mayıs, en düşük ay Ağustostur. 1992 yılında gözlenen en yüksek nem oranı %80.0 ile aralık ayı en düşük ay %55.2 ile Ağustos ayıdır. Aynı yılda en yüksek basınç 874.1 mb olarak Ocak ayı, en düşük ay ise 868 mb olarak Şubat ayıdır.

Sivas Türkiyenin köy sayısı itibariyle birinci, yüzölçümü itibariyle ikinci sırasında yer almaktadır

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir