Su Nedir

Su Nedir

nedir bilgiler

Su Nedir

su, bilinen tüm yaÅŸam biçimleri için gerekli ve vazgeçilmez olan tatsız ve kokusuz bir maddedir. su canlıların yaÅŸaması için hayati bir öneme sahiptir. Küçük miktarlarda çıplak gözle bakıldığında renksizdir. dünya üzerinde farklı ÅŸekillerde bol miktarda bulunur. BirleÅŸmiÅŸ milletler Çevre Programı, Dünya’da 1.400 milyon km3 su olduÄŸunu söylemektedir suyun kimyasal ve fiziksel özellikleri suyun, kimyasal formülü H2O’dur. Bunun anlamı bir su molekülünün iki hidrojen ve bir oksijen atomundan oluÅŸtuÄŸudur. iyonik olarak da, (H+) bir hidrojen iyonuna baÄŸlanmış, (OH-) hidroksit iyonu; yani HOH ÅŸeklinde tanımlanabilir. Standart sıcaklık ve basınçta, suyun buhar fazı ve sıvı fazı arasında dinamik (deÄŸiÅŸken) bir Denge vardır

Saf su, kokusuz, tatsız, renksizdir; fakat hav adak i karbondioksit kalıntıları ile karbonik asit çözeltileri oluşturmaya başladığı andan itibaren tadı bozulur ve tehlikeli bir hal alır.

Dünya yüzeyinin %71′i suyla kaplıdır.Dünyadaki suların yaklaşık %97 si okyanuslarda bulunmaktadır.%2.4′ü buzul yada kardır.%0.6 lık dilimi ise göller ve nehirlere aittir.

Renk Kızılötesi ışın, elektromanyetik spektrum üzerinde kırmızı renkli ışık halini alır, absorbe edildiği için kırmızı rengin küçük bir kısmı görünürdür. Bu nedenle, göl ve deniz gibi büyük su kütleler i içindeki saf su, mavi olarak görünür. Bu mavi renk, temiz bir okyanus veya gölde bulutlu bir hava altında da kolaylıkla görünebilir, bu da mavi rengin gök yüzünün yansıması olmadığını gösterir. Pratikte suyun rengi, içindeki katkı, kirlilik vb. etkenlere bağlı olarak büyük ölçüde değişebilir. Kireçtaşı, suyu turkuaz rengine çevirirken, demir ve benzeri maddeler kırmızı/kahverengi renge döndürmektedir, bakır ise mavi alev rengi oluşturur. Suyun içindeki yosunlar, suyu yeşil renkli olarak gösterir.

Bir bardak içindeki su Çözücülük Su, eriyebilen birçok madde için çok iyi bir (solvent) çözücüdür. Bu tip maddeler hidrofilik (hydrophilic) maddeler olarak da bilinir) iyice karıştırılmak sureti ile su içinde erirler (örneğin; tuz). Su ile karışmayan maddeler ise (örneğin; yağ) hidrofobik (hydrophobic) maddeler olarak bilinirler. Bir maddenin su içindeki erime kabiliyeti, maddenin su molekülleri arasına çekilme kuvvetini n durumuna bağlıdır. Eğer maddenin su içinde erime (çözülme) kabiliyeti yoksa, moleküller su molekülleri arasından dışarı itilir ve çözülme olmaz.

Resimde görülen Havasupai şelalesinde kireç suyun içinde yoğun bir şekilde çözündüğünden suyun rengi turkuaz olarak görülmektedir.

Kohezyon ve adhezyon Su kohezyon kuvvetine sahip bir maddedir, yani kendi molekülleri arasında çekim kuvveti sayesinde dağılmadan kalabilir. Su aynı zamanda adhezyon (farklı iki maddenin molekülleri arasındaki çekim kuvveti) kuvveti yüksek bir maddedir.

Tanıtım ve özellikler
bilimsel ismi su
Alternatif isimler aqua, dihidrojen monoksit,
hidrojen hidroksit
moleküler formülü H2O
Mol kütlesi 18.0153 g/mol
Yoğunluk (Hallere göre) 1.000 g/cm3, sıvı
0.917 g/cm3, katı
donma noktası 0 °C (273.15 K) (32 ºF)
Kaynama noktası 100 °C (373.15 K) (212ºF)
Öz gül ısı kapasitesi (sıvı) 4184 J/(kg·K)

yüzey gerilimi Su, su molekülleri arasındaki güçlü kohezyon kuvveti nedeniyle oluşan yüksek yüzey gerilimine sahiptir. Bu etki görülebilir bir etkidir, örneğin, küçük miktardaki su çözünmez bir yüzey üzerine (örnpolietilen) konduğunda, su, diğer madde ile beraber düşene dek kalacaktır. Çok temiz/dir.

Kılcal hareket Kılcal hareket, suyun çok dar (kılcal) bir boru/kanalda yerçekimi kuvvetine karşı hareketini ifade eder. Bu hareket oluşur, çünkü su boru/kanalın yüzeyine yapışır ve daha sonra boru/kanala yapışan su, kohezyon kuvveti sayesinde üzerinden daha fazla suyun geçmesini sağlar. işlem, yerçekimi adhezyon kuvvetini yenecek kadar su boru/kanaldan yukarı geçinceye dek tekrarlanır.

Bu olayı doğada da görmek mümkündür. Örneğin ağaçların kılcal damarlarında su en yüksek dallara kadar yerçekimine karşı hareket edebilmektedir.

Donma noktası Suyun basit fakat çevre açısından son derece önemli bir özelliÄŸi de suyun sıvı hali üzerinde batmadan yüzebilen, suyun katı hali olan buzdur. Bu katı faz, (sadece düşük sıcaklıklarda oluÅŸabilen) hidrojen baÄŸları arasındaki geometriden dolayı, sıvı haldeki su kadar yoÄŸun deÄŸildir. Hemen hemen tüm diÄŸer maddeler için, katı form sıvı formdan daha yoÄŸundur. Standart atmosferik basınçtaki taze su, en yoÄŸun halini 3.98 °C’de alır ve aÅŸağı hareket eder, daha fazla soÄŸuması halinde yoÄŸunluÄŸu azalır ve yukarı doÄŸru yükselir. Bu dönüşüm, derindeki suyun, derinde olmayan sudan daha sıcak kalmasına sebep olur, bu yüzden suyun büyük miktardaki alt bölümü 4 °C civarında sabit kalırken, buz öncelikle yüzeyde oluÅŸmaya baÅŸlar ve daha sonra aÅŸağı yayılır. Bu etkiden dolayı, göllerin yüzeyi buz ile kaplanır. Hemen hemen tüm diÄŸer kimyasal maddelerin katı halleri, sıvı haline göre yoÄŸun olduÄŸundan dipten yukarı donmaya baÅŸlarlar.

Üçlü noktası Suyun üçlü noktası (saf haldeki sıvı su, buz ve su buharın ın dengede bulunduÄŸu sıcaklık ve basınç kombinasyonu), kelvin sıcaklık ölçü biriminin tanımlanması için kullanılır. Sonuç olarak, suyun üçlü nokta Sıcaklığı, 273.16 kelvin (0.01 °C) ve basıncı 611.73 pascal’dır (0.0060373 atm)…

elektriksel iletkenlik Genellikle yanlış bir kanı olarak, suyun çok güçlü bir elektrik iletken olduÄŸu düşünülür ve elektrik akımının öldürücü etkilerini iletme riski bu popüler inanış ile açıklanır. Su içindeki tüm elektriksel özelliÄŸi saÄŸlayan etkenler, suyun içinde çözülmüş olan karbondioksit ve mineral tuzların iyonlarıdır. Su, iki su molekülünün bir hidroksit anyonu ve bir hidronyum katyonu halini alması ile kendini iyonize eder, fakat bu elektrik akımının yaptığı iÅŸ veya zararlı etkilerini taşımak için yeterli deÄŸildir. (“Saf” su içinde, hassas ölçüm cihazları, 0.055 µS gibi çok zayıf bir elektriksel iletkenlik deÄŸeri saptayabilirler.) Saf su, oksijen ve hidrojen gazları içinde de çözülmüş iyonlar olmadan elektroliz olabilir; bu çok yavaÅŸ bir süreçtir ve bu ÅŸekilde çok küçük bir akım iletilir.( elektroliz, elektrik akımı yardımıyla, bir sıvı içinde çözünmüş kimyasal bileÅŸiklerin ayrıştırılması iÅŸlemine denir.)

Suyun Halleri Su yerkürede değişik hallerde bulunur su buharı, (bulutlar), su ( denizler, göller), buz (kar, dolu, buzullar) gibi. Su sürekli olarak su döngüsü olarak bilinen döngü içinde değişik fiziksel hallere dönüşür.

Snowflakes (Kartaneleri) ,Wilson Bentley, 1902 gökkuÅŸağı, yaÄŸmur damlacıklarının doÄŸal optik prizma özelliÄŸi ile ışığın yansımasından oluÅŸur.Yağışın insanlık ve tarım için öneminden dolayı, deÄŸiÅŸik biçimlerine farklı isimler verilmiÅŸtir çoÄŸu ülkede genel ismi yaÄŸmur’dur, dolu, kar, sis ve çiy diÄŸer örneklerdir. Uygun ÅŸartlar oluÅŸtuÄŸunda, havadaki su damlacıkları güneÅŸ ışığını kırarak, gökkuÅŸağı oluÅŸtururlar.

Temel olarak, su akışı, nehirler ve tarım için su ihtiyacı gibi, insanlık tarihinde büyük roller oynamıştır. Nehirler ve denizler, ticaret ve ulaşım için elverişli yollar sunmuştur. Su akışı, erozyon etkisi ile çevrenin şekillenmesinde büyük roller oynayarak, vadiler ve deltalar oluşmasını sağlamış ve insanların yerleşimine uygun arazi ve alanlar meydana getirmiştir.

Su aynı zamanda zemine nüfuz ederek, yer altına doğru iner. Bu yeraltı suları daha sonra tekrar yüzeye çıkarak doğal kaynaklar, sıcak su kaynakları ve gayzerler oluşturur. Yeraltı suları, aynı zamanda ambalajlanarak maden suyu olarak satılmaktadır.

Su, kendi içinde farklı maddelerin koku ve tadlarını barındırabilir. Bu nedenle, insan ve hayvanların, suyun içilebilirliğini anlamak için duyuları gelişmiştir. hayvanlar genel olarak, tuzlu deniz suyunun ve bataklık suyunun tadından hoşlanmaz, dağlardan veya yeraltından gelen saf kaynak sularını ararlar. Kaynak suyu veya mineral su diye bilinen tat, aslında suyun içinde çözülmüş olan minerallerin tadıdır. Saf su (H2O), tatsızdır. Bu yüzden, kaynak veya mineral suyunun saflığı diye bilinen şey, suyun içinde zararlı (toksik) maddeler, kir, toz veya mikrobik organizmalar olmadığını belirtir.

Biyolojik işlevleri Suyun içerdiği organik bileşikler, birçok çeşitlilikle insan bedeninin başlıca gıdasıdır. Her türlü metabolik olayların temel katalizörüdür.

Makro moleküllerin yapı taşıdır. Hidrojen köprüleri ile su moleküllerine bağlanan protein, karbonhidrat, nükleik asit gibi kompletma yeteneğine sahiptir.

iyi bir substrattır iyi bir ısı düzenleyicisidir. ısıyı düzenli bir şekilde ayarlar. insan vücudu üzerine etkileri Vücudun günlük kaybettiği su ihtiyacını karşılamak için uzmanlar normal bir insanın günde 6-8 bardak su içmesi gerektiğini belirtmektedir. vücut ağırlığının yüzdesi olarak su kaybının sonuçları şu şekilde olabileceği belirtilmektedir

%1 susuzluk hissi, ısı düzeninin bozulması, performans azalması
%2 ısı artması, artan susuzluk, hissi
%3 vücut ısı düzenin iyice bozulması, aşırı susuzluk hissi
%4 fiziksel performansın %20-30 düşmesi
%5 baş ağrısı, yorgunluk
%6 halsizlik, titreme
%7 fiziksel etkinlik sürerse bayılma
%10 bilinç kaybı
%11 olası ölüm

DoÄŸada su ÇaÄŸlayan’dan akan suDoÄŸada su akarsulara dökülen atıklarla kirlense ve okyanuslarda tuzlu su haline gelse de, buharlaşıp atmosfere karıştığında yine temizleniyor ve tatlı suya dönüşüyor. Ancak yaÄŸmur suyu dahi kimyasal yönden saf deÄŸildir. Havadaki gazlar ve özellikle yoÄŸun nüfuslu yerlerde kömürle birlikte açığa çıkan sülfirik asidi de bünyesine almaktadır. DoÄŸada mutlak saf su yoktur ve sudaki tüm yabancı kimyasalların arındırılması labaratuvarlar için dahi zorlu bir iÅŸlemdir.

Doğada sular, kaynaklarına göre klasik olarak 4 sınıfta incelenir meteor suları, yağmur ve kar suları Mevcut sular içinde en saf olanıdır, bununla beraber havada bulunan bütün gazları içerdiği gibi, bazı anorganik ve organik maddeler de bulunabilir.

Yeraltı ve kaynak suları Bulunduğu ve geçtiği toprak tabakalarını çözmesi sonucunda, tab akaların cinsine göre, çözünmüş maddeleri içerir.

Yeryüzü suları nehir, göl, baraj ve deniz suları Yüzeylerinin açık olması sebebiyle özellikle organik yapıdaki yabancı maddeleri almaya yatkındır. Buna karşılık hava ile temas halinde olduğundan karbonat sertliği azdır.

Maden (mineral) suları Doğal sulara oranla çözünmüş madde miktarı belirli bir sınırı aşmış veya temperatür ve radyoaktivitesi doğal sınırı geçmiş olan sulardır.

Uygarlığa etkisi Su, medeniyetin baÅŸlamasında birincil etmendir. Öyle ki günümüzden 6.000 yıl önce Sümerler, Mezopotamya’da Fırat ve dicle nehirlerinden faydalanarak ilk sulu tarımı yapmışlar ve uygarlığı baÅŸlatmışlardır. Aynı ÅŸekilde Mısırlılar da Nil sayesinde birçok alanda geliÅŸme göstermiÅŸlerdir. denize kıyısı olan büyük göl ve nehirlere sahip kentler geliÅŸirken, Orta DoÄŸu ve Kuzey Afrika gibi suyun az bulunduÄŸu yerler ise kalkınamamıştır

Yazar: admin

yorum yapın

Yorum yapın