<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yenibilgiler.Com &#187; Fizik</title>
	<atom:link href="http://www.yenibilgiler.com/tag/fizik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yenibilgiler.com</link>
	<description>nedir &#124; Tanımı &#124; Anlamı &#124; ile ilgili bilgiler &#124; hakkında &#124; yazılar &#124; açıklaması &#124; nasıl &#124; faydaları &#124; yararları &#124; ne demek &#124; Bilgi &#124; araştırınız &#124; Ne anlama geliyor &#124; tarihi &#124; olur &#124; yapılır &#124; Neden &#124; kim  &#124; demek</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 08:45:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Kondansatör Nedir</title>
		<link>http://www.yenibilgiler.com/kondansator-nedir/</link>
		<comments>http://www.yenibilgiler.com/kondansator-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Nov 2011 05:32:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[Kondansatör]]></category>
		<category><![CDATA[Kondansatör hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Kondansatör nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenibilgiler.com/?p=25791</guid>
		<description><![CDATA[kondansatör Nedir ikili iletken ve aralarındaki bir yalıtkandan müteşekk il, elektrik yükünü depo edebilen ve gerektiğinde boşaltabilen sistem.Birimi, 1 Volt potansiyel farkı için kaç coulomb yük tutulduğunu belirten büyüklük yaniCoulomb/Volt’tur. Buna özel olarak Farad (F) adı verilir. Kapasitesi C(F) olan bir kondansatörün V(V)potansiyel farkı için yükü Q= C.V Coulomb (C) olur. iletkenlerin, toprağa veya birbirlerine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font color="#008000"><b>Kondansatör Nedir</b></font></p>
<p>ikili iletken ve aralarındaki bir yalıtkandan müteşekkil, elektrik yükünü depo edebilen ve gerektiğinde boşaltabilen sistem.Birimi, 1 Volt potansiyel farkı için kaç coulomb yük tutulduğunu belirten büyüklük yaniCoulomb/Volt’tur. Buna özel olarak Farad (F) adı verilir. Kapasitesi C(F) olan bir kondansatörün V(V)potansiyel farkı için yükü</p>
<p>Q= C.V Coulomb (C) olur.</p>
<p>iletkenlerin, toprağa veya birbirlerine yaklaştırmak suretiyle kapasiteleri arttırılabilir. Böyle iki iletkenli bir sisteme kondansatör denir. iletkenler arasına bağlı dielektrik sabiti büyük yalıtkan malzemeler konularak büyük kapasiteli kondansatörler elde edilir. Bu iletkenlere armatür veya levha, yalıtkana da dielektrik denir. Dielektrik katı, sıvı veya gaz olabilir. Bir takım dielektrik malzemenin bağıl dielektrik<span id="more-25791"><br />
<h2>Sponsorlu Bağlantılar</h2>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9546344415416295";
/* saglikalt */
google_ad_slot = "1819109676";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></span></p>
<p>sabitleri şu şekildedir<br />
Hava &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;<br />
1<br />
Kağıt &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;<br />
2<br />
Vernik &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.<br />
3<br />
Bakalit &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.<br />
6<br />
Mika&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..<br />
7<br />
Porselen &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;<br />
7<br />
Cam&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..<br />
7<br />
Mermer &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..<br />
8<br />
Lastik &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. 2,5</p>
<p>Ebonit &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; 2,5</p>
<p>Polietilen &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. 2,3</p>
<p>Birkaç kondansatör, paralel veya seri bağlanırsa gene bir Kondansatör elde edilir. Bu eşdeğer kondansatörün kapasitesi, bunu meydana getiren kondansatörlerin kapasitelerinden hesap edilebilir. Kapasiteleri C1, C2, C3&#8230; olan kondansatörler seri bağlandığında eşdeğer kapasite, 1/C= 1/C1+1/C2+1/C3+&#8230; bağıntısından bulunur. Paralel bağlama halinde ise eşdeğer kapasite, C= C1+C2+C3+&#8230; şeklinde hesaplanır. Görüldüğü gibi, kondansatörler seri bağlandığında eşdeğer kapasite küçülür. Paralel bağlama halinde ise büyür.</p>
<p>Kondansatörün en eski şekli leyden şişesidir. Ağır elektrik boşalmalarının istendiği hallerde bu alet hala kullanılmaktadır. Modern kondansatörler ise çok defa karşılıklı metal ve dielektrik levhalardan veya rulo halinde sarılmış ince metal yaprak ve parafinli kağıttan meydana gelmektedir. Radyo ve diğer osilatör devrelerinde dielektriği hava olan ayarlanabilir tipte kondansatörler kullanılır. Büyüklüklerine göre çok yüksek kapasiteler ise ancak elektrolitik kondansatörlerle elde edilebilir.</p>
<p>Kondansatörlerin kullanılma yerleri: Radyo ve TV setlerinde; telefon, kompüter, telegrafik, radar gibi elektronik aletlerde; telekomünikasyon şebekelerinde kullanılırlar. Ayrıca tek faz motorlarının çalışmaya başlamalarında starter olarak, foto-flaşlarda, radyo-frekans sistemlerinin güç kaynaklarına bağlanmasında ve özellikle elektronik cihazlarda kullanılır.</p>
<p>Elektronik cihazlarda çok geniş bir kullanım alanı olan kondansatörlerin (veya kapasitörlerin) iki türü vardır: Sabit, ayarlı. Sabit kondansatörler de, iki gruba ayrılır: Elektrolizli, elektrolizsiz. Üretilen sabit kondansatör sayısı, ayarlı türden çok fazladır.</p>
<p>Bütün kondansatörlerin, yapılarından gelen indiktanslar ve dirençleri vardır. Bu istenmeyen nitelikler, kondansatörlerin kullanım alanlarını sınırlar.</p>
<p>Elektrolizli kondansatörler: Elektrolizli kondansatörlerin hacim başına sığaları, elektrolizsiz kondansatörlerinkinden yüksektir. Kondansatörün içi sıvıyla doludur ve kondansatör çalıştığı sürece elektroliz işlemi devam eder. Tantal veya alüminyum plakalar, elektrolizli kondansatörlerde artı plaka (anot) olarak kullanılır. Yükseltgeme işlemine de bazen anodik yükseltgeme denir. Eksi plaka (katot) genellikle bakırdır. Elektrolitik elektriği iyi ilettiğinden, gerçek yalıtkan, oksit tabakasıdır. Kondansatör üreticileri özel elektronik karışımları hazırlarlar. Ama genellikle ya sülfirik asit gibi asitler veya glikol borat tuz çözeltileri kullanılır.</p>
<p>Elektrolizsiz kondansatörler: Elektrolizsiz kondansatörlerden yalnızca kağıt, film, mika ve seramik olanlar önemlidir. Eskiden kullanılan cam türler gibi bazı seramik türlerin ve mikanın ortadan kalkacağı, hatta mika ve kağıt kondansatörlerin yerine bile film kondansatörlerin kullanılacağı sanılmaktadır.</p>
<p>Mika tabii bir dielektriktir (yalıtkandır). Geçirme özelliği çok düşük, yani direnci yüksektir. Kondansatörler ya mika üstüne kaplanmış gümüşten veya mika tabakaları arasına teneke folyolor yerleştirme yoluyla meydana getirilir.</p>
<p>Ayarlı kondansatörler: Ayarlı kondansatörlerde bazan seramik yalıtkanlar kullanılır, ama dielektrik olarak genellikle hava veya boşluktan yararlanılır. Bu kondansatörler iki ana grupta toplanır. Ton ve ayar. Ton kondansatörlerine, radyoların ton ayarlarında kullanıldıkları için bu ad verilmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenibilgiler.com/kondansator-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kırınım Nedir</title>
		<link>http://www.yenibilgiler.com/kirinim-nedir/</link>
		<comments>http://www.yenibilgiler.com/kirinim-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Oct 2011 05:43:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[Kırınım]]></category>
		<category><![CDATA[Kırınım hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Kırınım nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenibilgiler.com/?p=25606</guid>
		<description><![CDATA[Kırınım Nedir Bir ışık demetinin, saydam olmayan katı bir engelin kenarından veya dar yarıklardan geçerek bükülerek başka doğrultulara sapması ve bir eksen üzerinde renkli şeritler veya aydınlık-karanlık şeritler meydana getirmesi olayı. Kırınım olayı her türlü dalga hareketinde gözlenebilir. Bu olay aynı zamanda ışığın dalga tabiatlı oluşunun bir ispatıdır. Işığın yanısıra ses dalgaları, su dalgaları, radyo [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font color="#008000"><b>Kırınım Nedir</b></font></p>
<p>Bir ışık demetinin, saydam olmayan katı bir engelin kenarından veya dar yarıklardan geçerek bükülerek başka doğrultulara sapması ve bir eksen üzerinde renkli şeritler veya aydınlık-karanlık şeritler meydana getirmesi olayı. Kırınım olayı her türlü dalga hareketinde gözlenebilir. Bu olay aynı zamanda ışığın dalga tabiatlı oluşunun bir ispatıdır. Işığın yanısıra ses dalgaları, su dalgaları, radyo dalgaları ve X ışınları da aynı</p>
<p>özelliği gösterirler. Mesela; bir köşe başında, öteki sokaktan gelen sesi duymamıza kırınım olayı sebep olur. Uzun dalgalar, kısa dalgalara nisbeten daha çok kırınıma uğrar. Mesela yürüyen bir mehter takımında önce davulun sesi duyulur. Buna mukabil mehter takımı, görülebilecek mesafeye gelmeden zurnanın sesi açık değildir. Kalın seslerin dalga boyları büyük, frekansları ise küçüktür, bu yüzden “bas” ses denir. ince seslerin ise frekansı yüksek, dalga boyu kısadır. Buna da “tiz” ses denir.<span id="more-25606"><br />
<h2>Sponsorlu Bağlantılar</h2>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9546344415416295";
/* saglikalt */
google_ad_slot = "1819109676";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></span></p>
<p>Aynı kural ışıkta da geçerlidir. Dalga boyu en büyük ışık kırmızı (7000°A), en küçük ışık ise mordur (4000°A). Sarı ışığın dalga boyu ise (5800°A)dür. Buna göre en çok bükülen renk, kırmızı, en az bükülen (kırınıma uğrayan) renk ise mor’dur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenibilgiler.com/kirinim-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ketonlar Nedir</title>
		<link>http://www.yenibilgiler.com/ketonlar-nedir/</link>
		<comments>http://www.yenibilgiler.com/ketonlar-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Oct 2011 06:30:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[Ketonlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ketonlar hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Ketonlar nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenibilgiler.com/?p=25554</guid>
		<description><![CDATA[Ketonlar Nedir Karbonil grubuna iki alkil grubunun bağlı olduğu organik bileşikler sınıfı. Ketonların en basidi dimetil keton da denilen asetondur. (CH3–CO-CH3) Karbonil grubu bulundurması bakımından ketonlar aldehitlere benzerler. Fakat aldehitlerde karbonil grubuna, bir alkil yerine bir hidrojen bağlanmıştır. Ketonlar genel olarak karbonil grubuna bağlı alkillere bağlı olarak adlandırılır. Bir kısmının da özel isimleri vardır. CH3-CO-CH3, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font color="#008000"><b>Ketonlar Nedir</b></font></p>
<p>Karbonil grubuna iki alkil grubunun bağlı olduğu organik bileşikler sınıfı. Ketonların en basidi dimetil keton da denilen asetondur. (CH3–CO-CH3) Karbonil grubu bulundurması bakımından ketonlar aldehitlere benzerler. Fakat aldehitlerde karbonil grubuna, bir alkil yerine bir hidrojen bağlanmıştır.</p>
<p>Ketonlar genel olarak karbonil grubuna bağlı alkillere bağlı olarak adlandırılır. Bir kısmının da özel isimleri vardır. CH3-CO-CH3, dimetil keton şeklinde adlandırıldığı halde özel ismi aseton’dur. Cenevre adlandırma sistemine göre, ihtiva ettiği karbon sayısının Latincesinin sonuna “on”eki getirilerek adlandırılır. Ayrıca oksijenin bağlı olduğu karbonun kaçıncı olduğu rakamla gösterilir. Mesela CH3-CH2-CO-CH2-CH3 pentanon 3’tür. Aynı zamanda dietil keton olarak da adlandırılır.<span id="more-25554"><br />
<h2>Sponsorlu Bağlantılar</h2>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9546344415416295";
/* saglikalt */
google_ad_slot = "1819109676";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></span></p>
<p>Ketonlar, karbon, hidrojen ve oksijen ihtiva ederler. Fakat ketonik karakter gösteren birçok kompleks bileşikler vardır ki, bunların yapısında substitüentler (hidrojenin yerine girmiş grup veya elementler) bulunur. Hidrokarbon radikalı alifatik veya aromatik olabilir. Hatta karbonil grubunun karbonu bir halkada olan ketonlar da vardır.</p>
<p>Bazı hallerde karbona bağlı olan hidrojen, karbonil grubunda bulunan oksijenin yanına göç eder ve -CO-CH2 grubu -C(OH)= CH-şeklini alır.</p>
<p>Ketonlar, sekonder (ikincil) alkollerin oksidasyonundan elde edilir. Bu oksidasyona dehidrogenasyon da denir ve asetik asit içinde kromtrioksid ile yapılır.</p>
<p>Sekonder alkollerin fazla aseton ile birlikte ısıtılmasıyla karboksili asidin kalsiyum tuzunun destilasyonu ile elde edilir. Ayrıca her ketonun kendine has elde edilişi vardır.</p>
<p>Özellikleri: Küçük moleküllü ketonlar çok akışkan sıvıdırlar ve karakteristik kokuya sahiptirler. Suda çözünürler. Molekül büyüdükçe sudaki çözünürlük giderek azalır. Büyük moleküllü (karbon sayısı çok olan) ketonlar katıdır. Ketonlar indirgen değildir. (Karbonil grubu bulunduran aldehitler indirgendir). Buna göre ketonlar oksitlenemez. Hidrojen ile reaksiyona girerek sekonder alkolleri meydana getirirler. Sodyum hidrojen sülfit (NaHSO3), amonyak, siyanür asidi ve Grignard bileşikleri (R-Mg-X) ketonlarla katılma reaksiyonu verirler. Aromatik ketonların en çok bilinenleri asetofenon (C6H5-C-CH3) ve benzofenon (C6H5-C-C6H5)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenibilgiler.com/ketonlar-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kemosentez Nedir</title>
		<link>http://www.yenibilgiler.com/kemosentez-nedir/</link>
		<comments>http://www.yenibilgiler.com/kemosentez-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Oct 2011 05:29:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[Kemosentez]]></category>
		<category><![CDATA[Kemosentez hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Kemosentez nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenibilgiler.com/?p=25500</guid>
		<description><![CDATA[Kemosentez Nedir Güneş enerjisi yerine, kimyevi (kimyasal) enerjiden faydalanılarak inorganik maddelerden organik madde yapılması olayı. Fotosentezde, yeşil pigmentli klorofile sahip bitkiler, ham madde olarak H2O(su) ve CO2 (karbondioksit) kullanmak süretiyle karbonhidratları sentez ederler. Fotosentez, enerjiye ihtiyaç gösteren bir olaydır. Bu iş için, klorofil tarafından absorbe edilen güneş ışığının enerjisi harcanmaktadır. Şayet güneş ışığı yerine organik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font color="#008000"><b>Kemosentez Nedir</b></font></p>
<p>Güneş enerjisi yerine, kimyevi (kimyasal) enerjiden faydalanılarak inorganik maddelerden organik madde yapılması olayı. Fotosentezde, yeşil pigmentli klorofile sahip bitkiler, ham madde olarak H2O(su) ve CO2 (karbondioksit) kullanmak süretiyle karbonhidratları sentez ederler. Fotosentez, enerjiye ihtiyaç gösteren bir olaydır. Bu iş için, klorofil tarafından absorbe edilen güneş ışığının enerjisi harcanmaktadır. Şayet güneş ışığı yerine organik maddelerin sentezi için kimyevi reaksiyonlardan hasıl olan enerji kullanılacak olursa meydana gelen bu olaya “kemosentez” veya “kimyasentez” adı<span id="more-25500"><br />
<h2>Sponsorlu Bağlantılar</h2>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9546344415416295";
/* saglikalt */
google_ad_slot = "1819109676";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></span></p>
<p>verilmektedir. Bazı bakteriler, ışık enerjisine ihtiyaç göstermeden kimyevi enerji ile organik maddeleri sentez ederler. Mesela azot, kükürt, demir ve hidrojen bakterileri klorofile sahip olmadıkları halde kemosentez sayesinde ototrof (kendi beslek)turlar. Bu şekilde kendi besinlerini üreten bakterilere “kemosentetik bakteriler” denir. Kemosentetik bakteriler inorganik maddeleri oksitleyerek elde ettikleri kimyevi enerjiyi kullanarak CO2 ve H2O’dan kendilerine karbonhidratlı besinler yaparlar.</p>
<p>Toprakta N (azot), organik azot bileşikleri nitratlar ve amonyum tuzları halinde bulunurlar. Azotlu bileşikler, bakterilerin aracılığı ile, okside edilir ki, bu olaya nitrifikasyon denir. Nitrifikasyon ile azot, bitkilerin kullanabileceği birleşikler haline gelirken cereyan eden kimyevi olaylardan serbest kalan enerji de nitrifikasyona sebep olan bakteriler tarafından Kemosentez için kullanılır.</p>
<p>Bitkiler bilindiği gibi havadaki CO2’yi bağlayarak organik bileşikler yapmaktadır. Fakat bitkilerin, havada bulunan azot (N2) gazını kullanmaları mümkün değildir.</p>
<p>Gelişmeleri için büyük öneme sahip olan azotu, azotlu bileşikler halinde topraktan alırlar. işte, topraktaki azotun kullanılır hale gelmesi de kemosentez ile olduğundan, bu olay sayesinde tabiatta azot devri tamamlanmış olmaktadır.</p>
<p>Kemosenteze birkaç örnek<br />
1. Demir bakterileri: FeCO3 (Demir karbonat)ü oksitleyerek enerji sağlarlar. Bu enerjiyle de şeker,<br />
yağ ve protin gibi maddeler sentezlerler:</p>
<p>ve diğer maddeler.</p>
<p>2. Sülfür bakterileri: H2S’yi oksitler ve çıkan kimyasal enerjiyle de kendilerine glikoz sentezlerler: </p>
<p>S.bakterileri </p>
<p>H2S + O2 &#8230;..<br />
Ø<br />
2S + 2H2O +Enerji</p>
<p>3- Hidrojen bakterileri: H2’yi oksitleyerek enerji sağlarlar</p>
<p>H.bakterileri</p>
<p>H2 + O2 &#8230;..<br />
Ø<br />
H2O +68 Kal(Enj)</p>
<p>4. Azot bakterileri, N bileşiklerini oksitlerler.<br />
Nitrosomanos</p>
<p>2NH3 + 3O2 &#8230;&#8230;<br />
Ø<br />
2HNO2 + 2H2O + Nitrit asit (nitritleşme)<br />
158 Kal(Enj)</p>
<p>Nitrosococus</p>
<p>2HNO2 + O2 &#8230;&#8230;<br />
Ø<br />
2HNO3+43 Kal(Enj</p>
<p>Nitrat asit (nitratlaşma)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenibilgiler.com/kemosentez-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kelvin Sıcaklık Ölçeği</title>
		<link>http://www.yenibilgiler.com/kelvin-sicaklik-olcegi/</link>
		<comments>http://www.yenibilgiler.com/kelvin-sicaklik-olcegi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Oct 2011 05:29:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[Kelvin]]></category>
		<category><![CDATA[Kelvin Sıcaklık Ölçeği]]></category>
		<category><![CDATA[Kelvin Sıcaklık Ölçeği hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Kelvin Sıcaklık Ölçeği nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Ölçeği]]></category>
		<category><![CDATA[Sıcaklık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenibilgiler.com/?p=25481</guid>
		<description><![CDATA[Kelvin Sıcaklık Ölçeği sıfır noktası -273.16°C (-459.69°F)de olan sıcaklık ölçeği. Üstünlük tarafı her türlü sıcaklığı pozitif sayı ile ifade edebilmesidir. 1°K’lık fark 1°C’ye eşit olduğu için, santigrad (°C) ile verilen sıcaklığı Kelvin (°K)e çevirmek için 273.16 veya yaklaşık olarak 273 ilave etmek kafidir. Böylece, mesela, 0°C= 273.16°K, 100°C= 373.16°K ve –100°C= 173.16°K’dır. Kelvin sıcaklık derecesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font color="#008000"><b>Kelvin Sıcaklık Ölçeği</b></font></p>
<p>sıfır noktası -273.16°C (-459.69°F)de olan sıcaklık ölçeği. Üstünlük tarafı her türlü sıcaklığı pozitif sayı ile ifade edebilmesidir. 1°K’lık fark 1°C’ye eşit olduğu için, santigrad (°C) ile verilen sıcaklığı Kelvin (°K)e çevirmek için 273.16 veya yaklaşık olarak 273 ilave etmek kafidir. Böylece, mesela, 0°C= 273.16°K, 100°C= 373.16°K ve –100°C= 173.16°K’dır.</p>
<p>Kelvin sıcaklık derecesi T ile santigrat sıcaklık derecesi ise t ile gösterilir. Aralarında: T= t+273 gibi bir bağıntı vardır. Kelvin ölçeği ideal gazların genleşmesi incelenirken ortaya çıkan tabii bir ölçektir. Bu konu ile uğraşan William Thonisan Kelvin’e izafeten bu isim verilmiştir. Ayrıca başlangıcı mutlak sıcaklık olarak da isimlendirilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenibilgiler.com/kelvin-sicaklik-olcegi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

