‘Sağlık Bilgisi’ olarak etiketlenmiş yazılar

Uzun Yaşamın 10 Sırrı

Salı, 03 Ağustos 2010

nedir bilgiler

Uzun Yaşamın 10 Sırrı

dünyanın en eski ve tanınmış yoga ustalarından Himalaya doğumlu 101 yaşındaki Swami Yogananda, sağlıklı ve uzun yaşamanın 10 sırrını açıkladı.

Hamburg’un Eimsbüttel ilçesindeki “Yaşam Sanatı” (Kunst des Lebens) adlı yoga merkezinde kursiyerlere yoga tekniklerini tanıtmak ve ders vermek üzere bulunan Yogananda, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Hayatımda ne doktora gittim ne de ilaç içtim. Yoga benim için bir yaşama sanatı. Çoğu insan stresin, hayatını ne derecede etkilediğinin farkında değil. Yoga stresi azaltıyor, coşku, neşeyi, kişinin kendine güvenini ve konsantrasyonu artırıyor. Yoga öğretileri daha sakin, derin ve nitelikli nefes almayı ve nefes yoluyla sakinleştirmeyi önermektedir” dedi.

1,65 boyunda ve 40 kilogram ağırlığında olan Yogananda, yoganın bütünleşme anlamına geldiğini ifade ederek, kişinin yoga sayesinde kendi özünü kavrayarak Tanrı ile bütünleştiğini söyledi. Dünyadaki bütün dinleri öğrendiğine de dikkat çeken Yogananda, “Bütün dinleri okudum. Yoga üniversal bir öğreti. Yogayı dinler üstü görmek lazım. Bütün dinlere saygım var. Kur’an’ı da çok okudum. İslam dini güzel bir din. Ancak bazen yanlış yorumlanabiliyor. Yoga ve dini birbirine karıştırmamak lazım. Günde beş kere ibadet etmek de bir tür yoga” diye konuştu.

Boğaz Ağrısına Ne iyi Gelir

Salı, 13 Temmuz 2010

nedir bilgiler

Boğaz Ağrısına Ne iyi Gelir

Soğuk algınlığı veya nezlenin yol açtığı boğaz ağrısı, aşağıdaki şu uygulamalarla biraz azaltılabilir
Sıvı alımınızı arttırınız (Ballı sıcak çay, bilinen bir halk çaresidir).
Yatak odanızda bir nemlendirici veya buhar kaynağı bulundurunuz.
Tuzlu su ile günde birçok kez boğazınızı gargara yapınız (Yarım bardak suya dörtte bir çorba kaşığı tuz konur).
Hafif ağrı kesiciler kullanabilirsiniz.
Boğazı uyuşturan pastillerden kullanabilirsiniz.

Göbek Kaçması Nedir

Cuma, 09 Temmuz 2010

nedir bilgiler

Göbek Kaçması Nedir

kesinlikle hafife alınmaması gereken bir rahatsızlıktır. en büyük nedeni ani bir şekilde ağır bir şeyi kaldırmaktır. Belirtileri: iğrenç bir mide ağrısı, yenilen herşeyden sonra kusma, ağır ishal ( ki rahatsızlanan kişiler çoğunlukla ishal olduklarını dşünürler ) ve müthiş halsizliktir.

en basit ve etkili çaresi şu şekildedir: rahatsız kişi sırt üstü yere yatar. çok sıcak değil, ama soğuk da olmayan bir tas suya, sabun değdirilir ve karın kısmına sürülür. ( bu işlem hem karnı ısıtmak hemde kayganlaştırmak içindir. ) tedaviyi yapacak kişi sağ ve sol el parmakları birbirinin üstüne gelicek şekilde, eliyle kişinin göbeğinin sırası ile sağ – orta – sol kısımlarını sığar. ( kaygan göbeğin üzerine bastırarak aşağı doğru eli sürüme işlemi ) bu işlem yapılırken, hem tedaviyi gören hem de tedaviyi uygulayan kişi, mideden gelen ve aşağı doğru inen sıvının seslerini guluk guluk şeklinde duyacaktır.

Kıl Dönmesine Karşı Hareketsiz Kalmayın

Çarşamba, 07 Temmuz 2010

nedir bilgiler

Kıl Dönmesine Karşı Hareketsiz Kalmayın

Prof. Dr. Hasan Taşçı, halk arasında kıl dönmesi adı verilen “pilos midus” hastalığının toplumumuzda çok yaygın olarak görüldüğünü belirterek, hasatlığa karşı vatandaşların hareketsiz kalmamasını önerdi.

Türkiye Gazetesi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hasan Taşçı, kıl dönmesinin en çok kuyruk sokumunda, göbek, koltuk altı, kasıklarda ve ender olarak da parmak aralarında ve ayak tabanında görüldüğünü belirterek, “Bu hastalık önceleri doğuştan olan bir rahatsızlık olarak bilinirdi. Günümüzde bu düşünce değişti ve sonradan oluşan bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Bu hastalık 15 yaş civarında cinsel hormonların etki etmesiyle başlar. Genelde bir kıl kökü iltihaplanır ve apse oluşur. Apse

ilerleyerek diğer kıl köklerini içine alır ve cilt yağ dokusuna ilerler. Yürürken, otururken kalça kasları hareketleri ile kıllar daha da derine gömülür ve kıl dönmesi hastalığı oluşur” dedi.

Kansızlık Nedir

Çarşamba, 30 Haziran 2010

nedir bilgiler

Kansızlık Nedir

anemi bir hastalığı değil birçok değişik nedene dayalı Hastalıkları tanımlayan ö nemli bir terimdir. fizik muayene ve kansızlık labratuvar değerlendirmeleri yapılarak belirlenir. kansızlık tanısında çocuklar ayrıntılı bir fizik muayeneden geçirilir. Büyümenin normal olup olmadığına bakılır. Kanamalı hastalığı belirlenir. ailede kansızlık yapan hastalık öğrenilir. Karaciğer ve dalağın normal olup olmadığına bakılır. Hemoglobin, hematokrit gibi kan değerleri ölçülür. Hemoglobin alyuvarlarda kana kırmızı rengini veren boya maddesidir. 100 gr kanda gram olarak değerdir. Hematokrit kanda ki alyuvarlar ve plazma hacmi ölçülür.

Hematdrit alyuvar sayımda paralel bilgiler verir. 100 cm kanda ortalama 45 alyuvar bulunduğuna göre bunun 15 gramı hemoglobindir. Daha sonra Parmak ucundan alınan kan örneği, bir Cam üzerine yayılarak özel yöntem ile boyanır. Buna kan yayması denir. Bu yöntem ile birçok kan hastalığının tanısı yapılır.

Panik Atak ve Hipnoz

Pazartesi, 21 Haziran 2010

nedir bilgiler

Panik Atak ve Hipnoz

Panik atak nedir Ansızın, herhangi bir yerde beklenmedik şekilde ortaya çıkan yoğun kaygı bunaltı korku sıkıntı karışımı nöbetlerdir.Oldukça yoğun yaşanır.Kişi her şeyin sonu geldiğini kalp krizi,felç geçireceğini ,dünyanın sonu geldiğini düşüp bayılacağını düşünür ,koşup kaçmak hemen bir sağlık kurulusuna sığınmak ister.Bir hastaneye girmesi bir doktorla karşılaşması bile nöbetin sona ermesini sağlayabilir.

Bir kişi sürekli olarak stres ve korku ile yaşadığında vücut kimyası değişir. Vücut gerilim kimyasalları üretmeye başlar.Bunların bizi ne şekillerde etkilediğini aşağıda panik bozukluklarla birlikte sık rastlanan rahatsızlıklar bölümünde görebilirsiniz.Vücut talep edilen gerilim kimyasallarını karşılayabilmek için vücudun oksijene ve belli başlı gıdalar ,vitaminlere minerallere olan ihtiyacı artar.Kötü beslenme ,yoğun stres ve korku ,yorgunluk bu etmenlerden ikisi ya da üçü bir araya geldiğinde bir kısır döngü yaratır ve kendini tekrar eder.

Hipnoz ve Hipnoterapi

Pazartesi, 21 Haziran 2010

nedir bilgiler

Hipnoz ve Hipnoterapi

Hipnoz, kişinin, o andaki gerçeğin farkında olmasına rağmen,ondan ayrı bir durumda olduğu hissine sahip olduğu,uyku ile uyanıklık arasındaki farklı bir psişik durumdur.Kişinin dikkati genellikle içe dönüktür ve dardır.Bu durumda telkin alma yeteneği artmaktadır.
Hipnoz sırasında birey kontrollü bir şekilde dış dünyadan uzaklaşır ve kendisine verilen telkinler eleştirilmeden, analiz edilmeden merkezi sinir sistemine ulaşır.
Hipnoz bir tekniktir,araçtır. Hipnoterapi ise hipnoz altında yapılan terapidir.Gerçek

Zihin ,aldığı bilgileri hem bilinçli hem de bilinçdışı olarak işlemektedir.Bilinçdışımız,beynimizin farkında olmadığımız yanıdır.Bütün istemsiz beden fonksiyonlarını kontrol etmenin yanında,tüm deneyimlerimizi,hatıralarımızı depolar,bağışıklık sistemimizi,hormonal sistemimiz kontrol eder. Bilinçdışımız aynı zamanda sezgilerimiz,tutumlarımız,kendimiz hakkındaki düşüncelerimiz ve alışkanlıklarımızdan da sorumludur.

Öfke Kontrolü ve Hipnoz

Pazartesi, 21 Haziran 2010

nedir bilgiler

Öfke Kontrolü ve Hipnoz

Tüm insanların az çok hissettiği, uygun ifade edildiği takdirde sağlıklı ve doğal bir duygu olan öfke, kontrolden çı karsa hem kişiye hem de çevresine büyük zarar veren bir hale gelebilir.Kişinin ikili ilişkilerinde, evlilikte, iş hayatında, arkadaşlıkta dışlanmaya neden olan bir hale ulaşabilir. Buna rağmen yaşamımız boyunca birçok kez yoğun öfke duygularını yaşarız. Kendi kendimize bu duygu ile ilgili mantıklı açıklamalar getirmeye çalışırız.

Öfkenin nedenleri arasında, hayal kırıklığı ,engellenme, haksızlığa uğrama, fiziksel incinme, tacize, saldırıya uğrama, tehditler gibi faktörler öne çıkmaktadır. Çocuklarda da öfke davranışları şıkça görülmektedir. Çocuklar, dünyayı onların bütün isteklerinin anında yerine getirilmesi gereken bir yer olarak görebilirler. istekleri yerine getirilmediğinde bağırabilir, ağlayabilir, kendilerini yerlere atabilirler. Bazen karşısındakine zarar verecek davranışlar içine girebilirler.

Kanseri Yenenlere Yoga Tavsiyesi

Cumartesi, 22 Mayıs 2010

nedir bilgiler

Kanseri Yenenlere Yoga Tavsiyesi

Yoganın, kanseri yenenlerin uyku düzenini ve hayat kalitesini iyileştirdiği bildirildi. ABD’nin Rochester Üniversitesinden Karen Mustian ve ekibinin yaptığı araştırmaya yaklaşık yüzde 96′sı kadın (yüzde 75′i meme kanseri geçmişine sahip), kanseri yenmiş 410 kişi katıldı.

Kanser tedavisinin sona ermesinden 2-24 aylık dönemde uyku sorunu çeken katılımcıların yarısına uyku hapı verilirken, diğer yarısına uyku hapına ek olarak 4 hafta yoga yaptırıldı.

Yoga yapanların yüzde 22′sinin uyku düzeninde iyileşme oldu. Bu kişilerden yüzde 21′i daha az uyku hapına ihtiyaç duyarken, diğer gruptakilerin yüzde 5′inin hap kullanımı arttı.

Yoga yapan gruptakilerin yüzde 42′si, diğer gruptakilerin ise yüzde 12′si daha az yorgun hissettiğini belirtti.

Dişiniz Ağrırsa Yapmanız Gerekenler

Pazar, 16 Mayıs 2010

nedir bilgiler

Dişiniz Ağrırsa Yapmanız Gerekenler

Diş ağrısı tedavisi için ağrıyan diş üzerinde ve dişlerin arasında bulunan gıda birikintileri, diş fırçası ve diş ipi kullanılarak temizlenmeli ve yarım su bardağına yarım çay kaşığı tuz ilave edilerek elde edilen tuzlu su ile ağız iyice çalkalanmalıdır.

Diş ağrısı tedavisi için kesinlikle ağrıyan diş üzerine ASPiRiN ya da herhangi bir ağrı kesici ilaç uygulanmamalıdır. Kimyasal yapıları nedeni ile bu gibi ilaçlar diş etinde ve çevre yumuşak dokularda tahrişlere neden olabilmektedir. Bu da diş ağrısının yanında ikinci bir ağrının oluşmasına neden olacaktır.

Eğer iltihap nedeni ile yüzde şişlik oluşmuşsa diş ağrısı tedavisi için o bölgeye soğuk kompres yapılmalıdır. Dişhekimine gitmeden önce bir ağrı kesici ilaç alınabilir.

Diş üzerinde çürük nedeni ile oyuk oluşmuşsa diş ağrısı tedavisi için buraya çok az karanfil yağı (eugenol) emdirilmiş pamuk koyulabilir. Eugenol ağrının azalmasını sağlayacaktır.