Yazılar

zonguldak Coğrafyası

zonguldak Coğrafyası

Yeryüzü Şekilleri
zonguldak ili çok engebeli bir arazi yapısına sahip olup il alanının % 56sı dağlarla, % 31i platolarla ve % 13ü de ovalarla kaplıdır. akarsu vadileriyle yer yer derin biçimde parçalanmış olan il toprakları orta yükseklikteki dağlık alanlardan oluşur. Eğimli bir arazi yapısını içeren il coğrafyasında platolar genellikle Dağların eteklerinde ve aralarında geniş bir alana yayılmıştır. Akarsularca taşınmış alüvyonlarla kaplı küçük düzlükler ise ilin başlıca ovalarını oluşturur. Bol yağışla bir iklime sahip olan zonguldak, yerüstü su kaynakları bakımından oldukça zengindir. ilde Filyos ayı dışında büyük akarsu olmamakla birlikte, çok sayıda akarsu vardır. Bu akarsular, il alanını sık bir vadi ağıyla parçalamıştır

Kıyılar düz ve az girintili-çıkıntılıdır. Kuzeydoğu güneybatı yönünde uzanan kıyılarda çok yerde yalıyarlar görülür ve bunlar akarsu ağızlarında kesintiye uğrar.

Dağlar
Ağırlıklı yeryüzü oluşturan dağlar kuzey kesimlerinde 1000 metreyi bulmazken, orta kesimlerde 1200 metreyi aşmakta, güneyde ise yer yer 2000 metreye kadar ulaşmaktadır. Dağlar kıyıya koşut üç sıra oluşturulduğundan kıyı ile iç kesimler arasında ulaşım güçleşir.

Altyaylası Tepesi 710 m, Göldağı 771 m, kantar tepe 905 m, Or Han Tepe 920 m, Baba dağı 1120 m, Soğukoluk Tepesi 1268 m, kızıl Tepe/Kızıltaş 1468 m, Bacaklı yayla 1637 m ilin bilinen yükseltileridir. Kıyıya yakın yükseltilerin oluşturduğu dağ sırasının altında zengin taş kömürü yatakları vardır.

vadiler, platolar, Ovalar
Zonguldak il toprakları sık bir vadi ağıyla parçalanmıştır. Bu vadiler kimi kesimlerde genişleyerek düzlükler oluşturulmasına karşın, ilde büyük denebilecek bir ova yoktur. ildeki ovalar genellikle, akarsuların denize döküldüğü kesimlerde Kıyı boyunca yer yer daralıp genişleyen alçak düzlüklerle kıyı ovaları, dağların eteklerinde ve aralarında geniş bir alana yayılmış yüksek düzlüklerden oluşur.

Filyos Çayı Vadisi
ilin en büyük ve en önemli vadisi olup Filyos Çayı boyunca uzanır. Genişliği yer yer 300-400 metreyi bulan bu vadi Çaycuma ilçe merkezinde Çaycuma Düzlüğün, Saltukova/Kokaksu-Hisarönü mevkiinde Filyos Düzlüğünü oluşturur.

Filyos Çayı Vadisi için geliştirilen Filyos Projesi Ülkemizin gaptan sonra gerçekleştireceği en büyük yatırımdır. ilin gelişimi ve geleceği bu projeye endekslenmiştir.

Alaplı ırmağı Vadisi
Yer yer 600-700 m genişleyen ve kıyıdan 14-15 kilometre kadar içeriye giren bu vadi ilin ikinci büyük vadisidir. Geniş tabanla bir vadi olan Alaplı ırmağı Vadisi, Alaplı ırmağının sık yatak değiştirmesiyle zaman zaman taşkınlara uğrar.

Gülünç Gülünç ırmağı Vaadisi
Yöredeki birçok dere, Kdz.Ereğli ilçe merkezinde genişleyerek Kdz.Ereğli düzlüğünü oluşturur.

Üzülmez Deresi Vadisi
Güneyden kuzeye doğru, Üzülmez Deresi etrafında yer alan vadinin yamaçlarında Zonguldak kenti kurulmuştur. Bu nedenle zonguldak, Vadisi olarak da adlandırılır.

Kıyılar
Karadeniz boyunca uzanan kıyı şeridinin tek önemli girintisi Kdz.Ereğli yakınındaki Baba Burnudur. Doğuda Sazköyden batıda Alaplı ilçe sınırına uzanan 80 kilometrelik kıyı bandında yer alan pek çok doğal plaj koy ve kumsal alanlar yöre halkının yaz aylarında günübirlik kullandığı belli başlı mekanlardır.

Akarsular
Sürekli ve bol yağış alan Zonguldak, akar sular bakımından oldukça zengindir. ildeki akarsular kış, bahar aylarında bol su taşır ve bu suların tümü Karadenize dökülür. zonguldaktaki akarsu havzalarının toplam su potansiyeli 3.664 hm3/yıl olup, bu akarsuların oluşturduğu toplam yağış alanı 15.942 kilometrekaredir.

Filyos, Gülünç Gülünç Çayı Devrek, Alaplı ırmakları Üzülmez, kozlu Dereleri yörenin bilinen akarsu kaynaklarıdır. Ayrıca Küçükağız, inağzı, Değirmenağzı, çavuiağzı, Köseağzı, incivezağzı ve Mevrekeağzı gibi adlarla anılan koylara, kıyılara irili ufaklı pek çok dere akmasına karşın yaz mevsiminde bu derelerin oluşturduğu kanyonların suyu azalmaktadır.

Üzülmez ve Kozlu Dereleri
ilin küçük akarsularından olan bu derelerin taşıdığı su miktarı oldukça düşüktür. Üzülmez Deresi kent merkezinde, Kozlu Deresi Kozlu Bucağıda Karadenize dökülür.

Filyos Çayı Yeniçe ırmak
Bolu ilinde, Aladağdan doğan Filyos Çayı akış yönünden Çankırı- kastamonu il sınırını oluşturmakta ve karabük il sınırını geçtikten sonra Zonguldak ili topraklarında Devrek Çayı ile birleşen çayın toplam uzunluğu 228 kilometredir.

Alaplı ırmağı
Kdz.Ereğliye bağlı Ormanlı Bucağının güneyinde 710 metre yükseklikteki Atyaylası Tepesinden Doğan oldukça düzensiz akan Alaplı ırmağının vadi tabanı kimi kesimlerde 600 metreyi aşar. Vadi boyunca basmakla yaparak akan ırmak, ilkbaharda bol su taşır, yazın suyu azalır, yer yer kururur.

Gülünç Gülünç ırmağı
Zonguldak-Devrek sınırındaki Hör güç civarında doğan ırmak, birçok dere, dereceğin sularıyla beslenerek Gülünç mevkiinde Gülünç ırmağı adını alır.

Devrek ırmağı,
Bolu dağlarından kaynaklanan bu akarsu birçok dere, derecikle beslenerek Devrek ilçesinde Devrek adını alır ve ilçe sınırları dışında Filyos Çayı ile birleşir. Debisi sabit, su kalitesi yüksek olan ırmaktan fiziksel ve kimyasal kirlenme yok denecek kadar azdır.

baraj Gölleri, Göletler
il sınırları içinde doğal göl bulunmamaktadır. Kdz.Ereğlide Kızılcapınar, Gülünç Zonguldak Merkezde Kozlu-Ulutan Ulutan baraj gölleri ve Çatalağzı Dereköy Göleti ilin bilinen yapay gölleridir.

Kızılcpınar Baraj Gölü Kdz.Ereğliye 21 kilometre uzaklıkta Kızılcapınar Köyün de Aydınlar Çayı üzerinde kurulmuştur. 240 ha büyüklüğündeki bu yatay göl, Erdemir Ereğli demir Çelik Fabrikasının kullanma suyunu karşılamaktadır.

Gülünç Baraj Gölü
Kdz.Ereğliye 4 kilometre uzaklıkta gülünç mevkiinde Aydınlar Çayı üzerinde kurulan Gülünç Baraj Gölü 127 ha büyüklüğündedir.

Ulutan Ulutan Baraj Gölü
Zonguldak merkezine 7 kilometre uzaklıkta bulunan Ulutan Barajı, Kozlu ve Üzülmez Derelerinin yan kollarının toplandığı Ulutan merkezinde kurulmuştur. 114 halık bir su alanını içeren baraj gölü, Zonguldak Metropoliten Belediyeler Birliğine bağlı belediyelerin su gereksinimini karşılar.

Dereköy Göleti
Çatalağzına 1 kilometre uzaklıkta bulunan bu gölet 20 ha büyüklüğünde olup, Çatalağzı Termik Santralinin su ihtiyacı için kurulmuştur.

bitki Örtüsü
il topraklarının % 52 si ormanlarla kaplıdır. Ormanlık alan Merkez ilçe, Devrek, Kdz.Ereğli, Alaplı ilçelerinde yoğunlaşmıştır. 180.000 halık bu alanın % 94ünü koruluk, & 6sını da baltalık ağaçlar oluşturur.

Her mevsim yağışlı geçen yörenin yükseklikleri iğne yapraklı köknar, çam, daha aşağıları yayvan yapraklı kayın, meşe, kestane, kara ağaç, ıhlamur, kavak, akarsu kenarları da kavak, söğüt ağaçlarıyla kaplıdır. Bu ana yeşil dokuyu orman gülü, pırnal meşesi, çoban püskülü, defne, kocayemiş, kızılcık, kiraz, funda, ayı üzümü, kuşburnu, böğürtlen, dağ çileği, eğrelti otu orman altı bitli örtüsü tamamlamaktadır.

Zonguldak ve yöresi endemik bitki varlığı açısından oldukça zengin bir potansiyele sahiptir. gazi ve Abant izzet Baysal Üniversitelerinin yaptığı araştırmaya göre, ilde ana vatanı /ana toprağı Zonguldak olan 51 çeşit endemik bitki bulunmaktadır. Bu bitkilerin bir kısmı yörenin antik çağdaki adları ile phrygia, paphlagonica, galaticus, bithnicum, pontica bir kısmı da mitolojik kaynaklardaki adları ile Delphinium, olympica, heracleum… bilinmektedir.

zonguldakda bulunan Türkiyeye özgü endemik bitkiler şunlardır

iklim
Zonguldak ili, ılıman Karadeniz ikliminin altındadır. Her mevsimi yağışlı ve ılık olan zonguldakta kurak mevsime rastlanılmamaktadır. En fazla yağış sonbahar ve kış mevsimlerinde görülür. ilde mevsimler ve gece- gündüz arasında önemli bir sıcaklık farkı bulunmamaktadır. Denizden iç kesimlere doğru gidildikçe, iklim biraz daha sertleşir.

yıllık ortalama sıcaklıklarda il genelinde önemli bir farklılaşma yoktur. turizm sezonu, güneşli günler sayısı açısından, mayıs ayı sonu ile Ağustos ayı sonu arasındaki üç aylık dönemi kapsar. Yine bu aylar arasında deniz sıcaklığa da ortalama 20°C düzeyindedir.

Yıllık yağış ortalamasının 1234.96 mm olduğu Zonguldakta en çok yağışlı aylar 148.65 mm ile aralık ve 141.72 mm ile ocak aylarıdır. Yağışlar, kıyılardan iç kesimlere doğru gidildikçe hem azalmakta hem de yağmurdan kara dönüşme özelliği göstermektedir. zonguldakta, en düşük nispi nem oranı % 70 olup, ortalama nispi nem oranı % 75dir.

jeolojik Yapı
Genel

Zonguldak ilinin temeli paleozoik yaşlı devoniyen ve karbonifer oluşumlarla kaplıdır. Bu temel jeolojik yapı kuzeyde, il merkezi çevresinde bozulmuş kıvrılmış, parçalanmıştır. Kırıklar yer yer kuzeydoğu, güneybatı doğrultusunda, kıyıya koşut uzanır. Kıyı şeridinin temelinde karbonifer yaşlı oluşumlar, üzerinde de kretase yaşlı konglomeralarla kaplı bir alan uzanır. Geniş bir alana yayılan kretase yaşlı kalkerler yer yer, karstik oluşumlara ildeki mağaralar bu karstlaşma evresinde oluşmuştur yol açmıştır. ilin güney kesimindeki jeolojik yapıda kalker, greli kalker, marn gibi tersiyer yaşlı flişler yeralır.

Kömürün Oluşumu ve Zonguldak Taşkömürü Havzası
Yerkabuğunun oluşumu zamanında çeşitli bitkilerin sularla sürüklenip milyonlarca yıl tahmini 395-280 milyon yıl kumların altında kalarak yavaş yavaş taşlaşması şist, tabakalaşması, kömürleşmesi kömür tabakaları arasında çürümelerini tamamlamış ağaç ve bitki/eğrelti otu fosillerine rastlanılmaktadır sonucunda oluşan kömür yataklarının bulunduğu alan Taşkömürü Havzası olarak bilinir.

Doğuda Cide Kastamonu batıda Kdz.Ereğli Zonguldak arasında yaklaşık 200 kilometrelik kıyı şeridi boyunca 13.350 km²lik bir alanı kaplayan bu havza, ülkemizin koklaşabilir tek taşkömürü havzasıdır. 1986 yılında yapılan tespitlere göre havzada yaklaşık 1.4 milyar ton taşkömürü rezervleri bulunmaktadır. işlenebilir kömür yatakları 1.000-2000 metre derinlikte olup, günümüzde 550 metreye kadar inilmiştir. Havzanın kendine özgü jeolojik yapısı üretim ve işletme güçlükleri doğurduğundan, kömür damarlarının tümü teknolojik ve ekonomik anlamda işletebilir nitelikte değildir.

Resmi kaynaklara göre, Havzada kömür ilk kez Kdz. Ereğlinin doğusunda, Köseağzı mevkiinde Neyren Niren deresi yataklarında, 1829 yılında Uzun Mehmet tarafından bulunmuş ve 1848 yılında da üretime geçilmiştir.

Padişah Abdülmecit döneminde havzanın yönetimi Hazinei-Hassaya- devredilmiştir. Önce Galatalı sarrafların kurduğu şirket, sonra sırasıyla Bahriye, ticaret, Ziraat ve Maadin Nezaretlerinin denetiminde değişik yabancı şirketlerce işletilmiştir.

1908 yılında kurulan Havza-ı Fahmiye Müdürlüğü, 1910 yılında yayınlanan Tezkere-i Samiye adlı fermanla kömür havzasını kamulaştırdı. 1. dünya Savaşı yıllarında Almanların, savaştan sonra da askeri işgalle birlikte Fransızların eline geçen kömür havzası 19636 da kısmen, 1940 yılında da tamamen Ereğli Kömür işletmeleri E.K.i. adlı altında Eti banka devredildi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir